Ana içeriğe geç
Sözlük

kalk ile cümle

kalk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erken kalk.Get up early.
Erken kalkarsanız, çok daha iyi hissedersiniz.If you get up early, you will feel so much the better.
Erken kalk ve zamanında ol.Get up early, and you'll be in time.
Erken kalkma alışkanlığının önemini abartmak imkansızdır.It is impossible to exaggerate the importance of the habit of early rising.
Erken kalkma alışkanlığını kazanmalısın.You should cultivate the habit of getting up early.
Erken kalkmak çok iyidir.Getting up early is very good.
Erken kalkmak iyidir.It is good to get up early.
Erken kalkma sağlık için iyidir.Early rising is good for the health.
Erken kalkmak sağlık için iyidir.It is good for the health to get up early.
Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.To keep early hours makes you healthy.
Erken kalkan uzun yaşar.One who keeps good hours will live long.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
Erken kalkmak iyi sağlık için esastır.To keep early hours is fundamental to good health.
Erken kalkmak size çok iyi gelecektir.To keep early hours will do you much good.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Erken kalkmalısın.You should keep early hours.
Erken kalkanlar uzun yaşarlar.Those who keeps early hour will live long.
Ayaklarım uyuştu ve ayağa kalkamadım.My feet went to sleep and I couldn't stand up.
Çok sayıda eski gelenek yavaş yavaş ortadan kalkıyor.Many old customs are gradually dying out.
Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.The heavy rain made them put off their departure.
Yoğun kar onların kalkışını erteletti.The heavy snow made them put off their departure.
Kalkış saatinden en az 45 dakika önce giriş yaptığınızdan emin olun.Be sure to check in at least 45 minutes prior to departure time.
Genellikle ne zaman kalkarsın?When do you usually get up?
Sabah kalktığım zaman hasta hissediyorum.I feel sick when I get up in the morning.
Çok geç kalktım ve okula çok geç kaldım.I got up too late and was late for school.
Sabah erken kalk.Get up early in the morning.
Sabahın erken saatlerinde kalkmak hoştur.It is pleasant to get up early in the morning.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Bu sabah balığa gitmek için erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Erkek kardeşim ve kız kardeşim her sabah yaklaşık yedi otuzda kalkar.My brother and sister get up about seven-thirty every morning.
Hava kötüleştiği için, kalkış ertelendi.The weather getting worse, the departure was put off.
Tren Tokyo istasyonundan saat yedide kalkar.The train leaves Tokyo Station at 7.
O günlerde her sabah altıda kalkardım.In those days, I used to get up at six every morning.
Hepimiz aynı anda ayağa kalktık.We all stood up at once.
Aniden, genç bir kadın ayağa kalktı.Suddenly, a young woman stood up.
Pazar günü, balık tutmaya gitmek için erken kalkardık.On Sunday, we would get up early go fishing.
Pazar günleri, erken kalkardık ve balık tutmaya giderdik.On Sundays, we would get up early and go fishing.
Kalın sis uçağın kalkmasını engelledi.The thick fog prevented the plane from taking off.
Kalın sis, uçağı kalkıştan alıkoydu.The thick fog prevented the plane from taking off.
Onun bu kadar erken kalkması çok zor olacak.It will be difficult for him to get up so early.
O, istasyona vardığında tren neredeyse yarım saat önce kalkmıştı.When he reached the station, the train had already left almost half an hour before.
Onun erken kalkması sıra dışıdır.It's unusual for him to get up early.
Onun erken kalkacağına inanıyorum.I believe him to get up early.
Toplantıya katılmak için erkenden kalktı.He got up early in order to attend the meeting.
Ayağa kalktı ve şapkasına uzandı.He stood up and reached for his hat.
O beni karşılamak için sandalyesinden kalktı.He rose from his chair to welcome me.
O, genellikle altıda kalkar.He usually gets up at six.
O, her zamanki gibi saat beşte kalktı.He got up at five as usual.
O, her zamankinden daha erken kalktı.He got up earlier than usual.
O maçı daha iyi görmek için ayağa kalktı.He stood up so as to see the game better.
O derhal kalkmak zorunda.He has to get up immediately.
Hemen ayağa kalkamadı.He wasn't able to stand up at once.
Yavaşça ayağa kalktı.He stood up slowly.
O erken kalkardı.He used to get up early.
O, kalabalığın arasından ite kalka geçti.He pushed his way through the crowd.
O asla sabah erken kalkmaz.He never gets up early in the morning.
O, sabah kalktı.He got up in the morning.
O bu sabah erken kalktı.He got up early this morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod