Ana içeriğe geç
Sözlük

kalk ile cümle

kalk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Burada oturamayız. Kalkmamız ve bir şey yapmamız gerek.We can't just sit here. We need to get up and do something.
Neden her zaman bu vakitte kalkarım?Why do I always get up at this time?
Sabah saat sekiz buçukta kalkarım.I get up in the morning at eight thirty.
O, sürdürülebilir kalkınma konusunda bir uzmandır.He is an expert in sustainable development.
Kalkışımız için bir şeyler düzenledin mi?Have you arranged things for our departure?
Uçağımın kalkışında iki saat gecikme oldu.The departure of my plane had a two-hour delay.
Joe ve Caroline sabah altıda kalktı.Joe and Caroline got up at 6 a.m.
Neden bu kadar erken kalktın?Why have you woken up so early?
Ben şimdi kalkabilir miyim?Can I get up now?
Babam kışın bile saat altıda kalkmayı kural haline getirir.My father makes it a rule to get up at six, even in the winter.
Ayağa kalkabilir misiniz, lütfen?Can you stand up, please?
Normalden bir saat önce kalktım.I got up an hour earlier than usual.
Her zamankinden bir saat daha önce kalktım.I got up an hour earlier than I usually do.
Sen sadece kalktın mı?Did you just wake up?
Yarın bu kadar erken kalkmak zorunda değilsin.You don't have to get up so early tomorrow.
Başından büyük işlere kalkışıyorsun.You are in over your head.
Ayağa kalktın, değil mi?You got stood up, didn't you?
Haydi artık kalkalım, değil mi?Let's call it a night, shall we?
Sadece kalkayım.Just let me get up.
Her zaman altıdan önce kalkar mısın?Do you always get up before six?
Tom bir pencere açmak için kalktı.Tom got up to open a window.
Tom genellikle ne zaman kalkar?When does Tom usually get up?
Tom ayağa kalkmaya çalıştı.Tom tried to stand up.
Tom her zaman 6.30'da kalkar.Tom always gets up at six-thirty.
Tom genellikle altıdan önce kalkar.Tom usually gets up before six.
Yarın sabah erken kalkmak zorundayız.We have to get up early tomorrow morning.
O yine ayağa kalktığında kız ve keçi gözden kaybolmuştu.When he got back up on his feet, the girl and the goat had disappeared.
Tom kapıya bakmak için kalktı.Tom got up to answer the door.
Tom kanepeden kalktı ve kapıya doğru yürüdü.Tom got up from the couch and walked to the door.
Tom her zaman erken kalkar.Tom always gets up early.
Tom erken kalkardı.Tom used to get up early.
Tom genellikle erken kalkar.Tom usually gets up early.
Tom erken kalkmaya alışık.Tom is accustomed to getting up early.
Tom kalktı ve kapıya doğru gitti.Tom got up and went to the door.
Tom amuda kalkıyor.Tom is doing a handstand.
Tom amuda kalkmış.Tom is standing on his head.
Tom kendini öldürmeye kalkıştı.Tom attempted to kill himself.
Tom sandalyesinden kalktı, kapıya doğru yürüdü ve onu açtı.Tom got up from his chair, walked to the door and opened it.
Bir çocuk olarak her zaman erken kalkardım.As a boy, I always used to get up early.
Bugün Tom'dan uzak dursan iyi olur. Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmış.You better avoid Tom today. He got up on the wrong side of bed this morning.
Bin yılın kalkınma hedeflerine 2015 yılına kadar ulaşılması gerekiyordu.The Millennium Development Goals were supposed to be achieved by 2015.
Tom sandalyesini geri itti ve kalktı.Tom pushed back his chair and got up.
Tom ayağa kalktı ve pencereye gitti.Tom stood up and went to the window.
Tom'u selamlamak için ayağa kalktılar.They got up to greet Tom.
Günaydın. Kalkma zamanı.Good morning. It's time to get up.
Bu sabah çok erken kalkmak zorunda kaldım.I had to get up very early this morning.
Ebedi olmayan şey ebediyen kullanımdan kalkmıştır.What is not eternal is eternally outdated.
Uçağın ne zaman ineceğini biliyorum, ama ne zaman kalktığını değil.I do know when your plane will land, but not when it takes off.
Kötü hava kalkışı iki saat erteledi.Bad weather delayed takeoff for two hours.
Ertesi gün öğleye kadar kalkmadım.The next day, I didn't get up until noon.
Tom güneşin doğuşunu görmek için erken kalktı.Tom got up early to see the sunrise.
Sabahları çok erken kalkmayı sevmiyorum.I don't like getting up so early in the morning.
Konuşmasını bitirdikten sonra ayağa kalkıp gitti.When he finished speaking, he stood up and walked away.
Bu tren ne zaman kalkıyor?When does this train leave?
Artık çok geç. Tren çoktan kalktı.Now it's too late. The train has already left.
Ben erken kalkan biri değilim.I'm not an early riser.
Tom 6:30'dan önce kalkardı.Tom used to get up before 6:30.
O, kitabı bir kalkan olarak kullanır.He used the book as a shield.
O bir kalkan ve bir kılıç aldı.He bought a shield and a sword.
O her sabah saat sekizde kalkar.He gets up at 8 a.m. every morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod