kalkın ile cümle
kalkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlerleme kaydetmek için, Brezilyanın kalkınması için ormanlarımızın çoğunu tahrip etmiştik.Για να οικοδομήσουμε την ανάπτυξη, την ανάπτυξη της Βραζιλίας, καταστρέψαμε μεγάλο μέρος των δασών μας.
İlerleme kaydetmek için, Brezilyanın kalkınması için ormanlarımızın çoğunu tahrip etmiştik.Для розвитку, бразильського розвитку, ми знищили багато лісів.
İlerleme kaydetmek için, Brezilyanın kalkınması için ormanlarımızın çoğunu tahrip etmiştik.Мы вырубили много лесов для развития Бразилии.
İlerleme kaydetmek için, Brezilyanın kalkınması için ormanlarımızın çoğunu tahrip etmiştik.פיתוח התשתיות בברזיל לווה בהרס חלקים נרחבים מהיערות.
İlerleme kaydetmek için, Brezilyanın kalkınması için ormanlarımızın çoğunu tahrip etmiştik.لبناء التنمية ، التنمية البرازيلية قمنا بتدمير جزء كبير من غاباتنا.
İlerleme kaydetmek için, Brezilyanın kalkınması için ormanlarımızın çoğunu tahrip etmiştik.多くの森林が破壊されました ここアメリカでも インドでも -
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Aláírás: Egyezmény a Kárpátok védelmér5l és fenntartható fejlesztésér5l (Kárpátok Egyezmény)
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Assinatura: Convenção sobre a Protecção e Desenvolvimento Sustentável dos Cárpatos (Convenção dos Cárpatos)
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Firma Convenio sobre la protección y el desarrollo sostenible de los Cárpatos (Convenio de los Cárpatos)
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Ondertekening: Verdrag voor bescherming van het milieu en de duurzame ontwikkeling van de Karpaten
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Podpisano: Konvencija o zaščiti okolja in trajnostnem razvoju Karpatov (Karpatska konvencija)
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Podpis: Rámcový dohovor o ochrane a trvalo udržate‑nom rozvoji Karpát (Karpatský dohovor)
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)S-a semnat: Conven=ia privind protec=ia mediului şi dezvoltarea durabil a Carpa=ilor (Conven=ia Carpatic )
İmzalanan: Karpatlar’ın Çevresel Korunması ve Sürdürülebilir Kalkınmasına Dair Sözleşme (Karpatlar Sözleşmesi)Undertecknande: Ramkonventionen om skydd och hållbar utveckling i Karpaterna (Karpaternakonventionen)
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.A Ježiš pristúpiac dotknul sa ich a povedal: Vstaňte a nebojte sa!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.A přistoupiv Ježíš, dotekl se jich, řka jim: Vstaňte, nebojte se.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Chegou-se, pois, Jesus e, tocando-os, disse: Levantai-vos e não temais.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Dar Isus S'a apropiat, S'a atins de ei, şi le -a zis: ,,Sculaţi-vă, nu vă temeţi!``
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Entonces Jesús se acercó, los tocó y dijo: --Levantaos y no temáis
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.In pristopi Jezus ter se jih dotakne in veli: Vstanite in ne bojte se!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Jesus aber trat zu ihnen, rührte sie an und sprach: Stehet auf und fürchtet euch nicht!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Jezus kwam naar hen toe en raakte hen aan. "Sta op", zei Hij. "Jullie hoeven niet bang te zijn."
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Jézus pedig hozzájok menvén, illeté õket, és monda: Keljetek fel és ne féljetek!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.예수께서 나아와 저희에게 손을 대시며 가라사대 일어나라 두려워 말라 하신대
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Ma Gesù si avvicinò e, toccatili, disse: «Alzatevi e non temete»
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Mais Jésus, s`approchant, les toucha, et dit: Levez-vous, n`ayez pas peur!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Men Jesus gick fram och rörde vid dem och sade: »Stån upp, och varen icke förskräckta.»
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Niin Jeesus tuli heidän tykönsä, koski heihin ja sanoi: "Nouskaa, älkääkä peljätkö".
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Og Jesus gikk bort og rørte ved dem og sa: Stå op, og frykt ikke!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Og Jesus trådte hen og rørte ved dem og sagde: "Står op, og frygter ikke!"
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Song Ðức Chúa Jêsus lại gần, rờ môn đồ mà phán rằng: Hãy đứng dậy, đừng sợ!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Song_Ðức_Chúa_Jêsus lại gần , rờ môn_đồ mà phán rằng : Hãy đứng_dậy , đừng sợ !
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Tedy przystąpiwszy Jezus dotknął się ich i rzekł: Wstańcie, a nie bójcie się.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Tetapi Yesus datang dan menyentuh mereka. "Bangunlah," kata-Nya, "jangan takut!
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Και προσελθων ο Ιησους επιασεν αυτους και ειπεν Εγερθητε και μη φοβεισθε.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.А Исус се приближи при тях, допря се до тях, и рече: Станете, не бойте се.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.І прийшовши Ісус, торкнув їх, і рече: Устаньте й не лякайтесь.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.Но Иисус, приступив, коснулся их и сказал: встаньте и не бойтесь.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.ויגש ישוע ויגע בם ויאמר קומו ואל תיראו׃
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.فجاء يسوع ولمسهم وقال قوموا ولا تخافوا.
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.耶 穌 進 前 來 、 摸 他 們 說 、 起 來 、 不 要 害 怕
İsa gelip onlara dokundu, ‹‹Kalkın, korkmayın!›› dedi.耶穌進 前來 、 摸 他 們說 、 起來 、 不 要 害怕
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.구름이 성막에서 떠오르는 때에는 이스라엘 자손이 곧 진행하였고 구름이 머무는 곳에 이스라엘 자손이 진을 쳤으니
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.ולפי העלת הענן מעל האהל ואחרי כן יסעו בני ישראל ובמקום אשר ישכן שם הענן שם יחנו בני ישראל׃
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.雲 彩 幾 時 從 帳 幕 收 上 去 、 以 色 列 人 就 幾 時 起 行 、 雲 彩 在 哪 裡 停 住 、 以 色 列 人 就 在 那 裡 安 營
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.雲彩幾時從帳 幕 收 上去 、 以色列人 就 幾時 起行 、 雲彩 在 哪裡 停住 、 以色列人 就 在 那 裡安營
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Ad ogni tappa, quando la nube s'innalzava e lasciava la Dimora, gli Israeliti levavano l'accampamento
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.A gdy odstępował obłok od przybytku, ruszali się synowie Izraelscy w ciągnieniu swem.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.A keď sa zdvihnul oblak zponad príbytku, rušali sa synovia Izraelovi na všetkých svojich pochodoch.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Cît au ţinut călătoriile lor, copiii lui Israel porneau numai cînd se ridica norul deasupra cortului.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.En todas sus etapas, cuando la nube se levantaba del tabernáculo, los hijos de Israel partían
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Když pak odnášel se oblak s příbytku, brali se synové Izraelští po všech taženích svých.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.구름이 성막 위에서 떠오를 때에는 이스라엘 자손이 그 모든 행하는 길에 앞으로 발행하였고
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Men under hele deres Vandring brød Israeliterne op, når Skyen løftede sig fra Boligen;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.mikor a felhõ felszáll vala a hajlékról, az Izráel fiai elindulának; [így lõn] egész utazásuk alatt.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Och så ofta molnskyn höjde sig från tabernaklet, bröto Israels barn upp; så gjorde de under hela sin vandring.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Og når skyen løftet sig fra tabernaklet, brøt Israels barn op; så gjorde de på alle sine tog.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Und wenn die Wolke sich aufhob von der Wohnung, so zogen die Kinder Israel, solange sie reisten.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Vả , trong các sự hành_trình của dân Y-sơ-ra-ên , khi nào áng mây từ đền tạm ngự lên thì họ ra_đi ;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Vả, trong các sự hành trình của dân Y-sơ-ra-ên, khi nào áng mây từ đền tạm ngự lên thì họ ra đi;
İlgili Sayfalar