kalkın ile cümle
kalkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSelaVanuit de hemel hebt U geoordeeld en de aarde werd helemaal stil van ontzag.
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSelawenn Gott sich aufmacht zu richten, daß er helfe allen Elenden auf Erden. (Sela.)
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSelaοτε εσηκωθη εις κρισιν ο Θεος, δια να σωση παντας τους πραους της γης. Διαψαλμα.
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSelaКогато Бог Стана да съди, За да спаси всичките кротки на земята. (Села).
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSelaבקום למשפט אלהים להושיע כל ענוי ארץ סלה׃
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSelaعند قيام الله للقضاء لتخليص كل ودعاء الارض. سلاه.
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSela見 上
Ey Tanrı, sen yargılamaya, Ülkedeki mazlumları kurtarmaya kalkınca. _iSela見上
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Dengarlah, hai wanita-wanita yang hidup enak, bebas dari kesusahan
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Donne spensierate, suvvia ascoltate la mia voce; figlie baldanzose, porgete l'orecchio alle mie parole
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!,,Femei fără grijă, sculaţi-vă şi ascultaţi glasul meu! Fiice nepăsătoare, luaţi aminte la cuvîntul meu!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Femmes insouciantes, Levez-vous, écoutez ma voix! Filles indolentes, Prêtez l`oreille à ma parole!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Hỡi những đờn bà sung sướng, hãy dậy mà nghe tiếng ta! Hỡi những con gái không hay lo, hãy để tai nghe lời ta!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!I kvinnor, som ären så säkra, stån upp och hören min röst; I sorglösa jungfrur, lyssnen till mitt tal.
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!I sorgløse kvinner, stå op, hør min røst! I trygge døtre, vend eders ører til min tale!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!너희 안일한 부녀들아 일어나 내 목소리를 들을지어다 너희 염려없는 딸들아 내 말에 귀를 기울일지어다
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Niewiasty spokojne! powstańcie, słuchajcie głosu mego; córki bezpieczne! bierzcie w uszy swe powieści moje.
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Nouskaa, te suruttomat naiset, kuulkaa minun ääntäni; te huolettomat tyttäret, tarkatkaa minun sanojani.
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Oh mujeres indolentes, levantaos; oíd mi voz. Oh hijas confiadas, escuchad mi palabra
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Op, hør min Røst, I sorgløse Kvinder, I trygge Døtre, lyt til min Tale!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Vy, bezstarostné ženy, vstaňte, počujte môj hlas; hriešne ubezpečené dcéry, ušami pozorujte moju reč!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Žene brezskrbne, vstanite, čujte glas moj, hčere prezaupne, poslušajte govor moj!
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Ženy lhostejné, vstaňte, slyšte hlas můj; dcery bezpečně sobě počínající, ušima pozorujte řeči mé.
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Σηκωθητε, γυναικες ευποροι ακουσατε την φωνην μου, θυγατερες αμεριμνοι ακροασθητε τους λογους μου
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Женщины беспечные! встаньте, послушайте голоса моего; дочерибеззаботные! приклоните слух к моим словам.
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!Станете, вие охолни жени, и слушайте гласа ми; Чуите думата ми, вие безгрижни дъщери;
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!נשים שאננות קמנה שמענה קולי בנות בטחות האזנה אמרתי׃
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!ايتها النساء المطمئنات قمن اسمعن صوتي. ايتها البنات الواثقات اصغين لقولي.
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!安 逸 的 婦 女 阿 、 起 來 聽 我 的 聲 音 . 無 慮 的 女 子 阿 、 側 耳 聽 我 的 言 語
Ey tasasızca yaşayan kadınlar, Kalkın, sesimi işitin; Ey kaygısız kızlar, sözüme kulak verin!安逸 的 婦女阿 、 起來聽 我 的 聲音 . 無慮 的 女子 阿 、 側耳聽 我 的 言語
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.80퍼센트가 넘는 아이보리 코스트의 개발이 현대 산업 분야에 쓰였습니다.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Az Elefántcsontpart fejlésztési forrásainak 80%-a a modern szektorban kötött ki.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Más del 80 por ciento del desarrollo de Costa de Marfil fue al sector moderno.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Meer dan 80 procent van de ontwikkeling van Ivoorkust ging naar de moderne sector.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Mehr als 80 Prozent der Entwicklung in Elfenbeinküste ging in den modernen Sektor.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Peste 80% din fondurile pentru dezvoltare în Coasta de Fildeș au fost canalizate către sectorul modern.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Più dell'80% degli aiuti alla Costa d'Avorio sono arrivati al settore moderno.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Plus de 80 % du développement de la Côte d'Ivoire est allé au secteur moderne.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Ponad 80% rozwoju Wybrzeża Kości Słoniowej przypada na nowoczesny sektor.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Πάνω από το 80% της βοήθειας που δόθηκε στην Ακτή του Ελεφαντοστού πήγε στο σύγχρονο τομέα.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Более 80% развития Кот-д'Ивуара ушло в новый сектор.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.Повече от 80 процента от развитието на Бряг на Слоновата кост отиде в модерния сектор.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.יותר מ-80% מהפיתוח של חוף השנהב הגיע למגזר המודרני.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.أكثر من 80 في المئة من موارد التنمية في ساحل العاج تذهب للقطاع الحديث.
Fildişi Sahilleri'nin kalkınmasının yüzde 80'ninden fazlası... ...modern sektöre gitti.近代部門です その他の部門 非公式および伝統部門に
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Brindan oportunidades de ser más activos físicamente y de desarrollo económico.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Chúng mang lại cơ hội cho mọi người hoạt động thể chất, cũng như phát triển kinh tế địa phương.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Denk aan fietsenwinkels, sapverkopers. We regelden 20 miljoen dollar voor de eerste fase projecten.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Forniscono occasioni per essere più attivi fisicamente, oltre a uno sviluppo economico locale.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.지역 경제 개발은 물론 물리적으로도 훨씬 활동적이 될 수 있는 기회를 주죠.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Lehetőséget nyújtanak a testmozgásra, és a helyi gazdaság növekedésére is.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Ne edistävät fyysistä aktiivisuutta, sekä paikallista taloudellista kehitystä.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Sie bieten Möglichkeiten, körperlich aktiv zu sein sowie eine lokale ökonomische Entwicklung.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Zachęca za to ludzi do aktywności i stwarza możliwości rozwoju gospodarczego.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.Те доставят възможност да бъдем по-активни физически, както и местно икономическо развитие.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.הם נותנים יותר אפשרויות לפעילות גופנית, כמו גם להתפתחות כלכלית מקומית.
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.فهي توفر فرص لتكون نشطة مادياً وكذلك من أجل التنمية الاقتصادية المحلية
Fiziksel olarak daha aktif olmak ve aynı zamanda yerel ekonomik kalkınma için fırsat sağlar.地域の経済開発を提供します 自転車ショップや ジューススタンドなどです
Gerçek kalkınma ailelerin yaşamlarını iyileştirmeli bu yaşamları yok etmemeliEl desarrollo real debería mejorar las vidas de las familias, y no destrozarlas.
Gerçek kalkınma ailelerin yaşamlarını iyileştirmeli bu yaşamları yok etmemeliIl vero sviluppo dovrebbe migliorare le vite delle famiglie, e non farle a pezzi.
İlgili Sayfalar