Kurşun kalemlerin açılmalı.Your pencils need sharpening.
Bazı kurşun kalemler almalıydı.He should have bought some pencils.
Kurşun kalemler düzine ile satılırlar.Pencils are sold by the dozen.
Defterinizi ve kalemlerinizi çıkarın.Get out your notebooks and pens.
Bunlar benim kalemlerim.These are my pencils.
Bu kalemler onun.These pens are his.
Bu dolma kalemler kimindir?Whose are these pens?
Lütfen listedeki tüm kalemleri kontrol et.Please check all the items on this list.
Bu kalemlerden birini seç.Choose any of these pens.
Dolma kalemlere, defterlere ve buna benzer şeylere ihtiyacım var.I need pens, notebooks and so on.
Bazı kalemlerim var.I have some pens.
Çocuk kalemlerini keskin tutmayı severdi.The boy liked to keep his pencils sharp.
Kalemler, defterler, sözlükler vesaire satın aldı.He bought pencils, notebooks, dictionaries and so on.
Bu kalemler aynı renkte.These pencils are the same color.
Bunlar onun kalemleri.These are his pens.
"Bunlar kimin kalemleri?" "Onlar Tom'un""Whose pens are these?" "They are Tom's."
"Kimin kalemler bunlar?" "Onlar Walt Disney'in.""Whose pencils are these?" "They are Walt Disney's."
Renkli kalemlere ihtiyacım var.I need colored pencils.
Küçük Maria boya kalemleri ile resim yapmayı seviyor.Little Maria likes to draw pictures with crayons.
Halit'in çeşitli dolma kalemleri var.Khalid has a variety of pens.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.The pencils are sold in dozens.
Bu kalemleri açar mısın?Could you please sharpen these pencils?
Tom kalemleri açmadı.Tom didn't sharpen the pencils.
Tom kalemleri açtı.Tom sharpened the pencils.
Bunlar kimin kalemleri?Whose pens are these?
Bir kurşun kaleme ihtiyacım var. Senin kurşun kalemlerden birini ödünç alabilir miyim?I need a pencil. Can I borrow one of your pencils?
Bu kalemler benzeyebilir ama aynı değiller.These pencils might look alike but they're not the same.
Bu kalemlerin açılmaya ihtiyacı var.These pencils need sharpening.
Bu dolma kalemler şunlardan daha iyidir.These pens are better than those.
Bu kalemler benim.Those pens are mine.
Herkes hatalar yapar, bu sebeple onlar kurşun kalemlere silgiler koyarlar.Everybody makes mistakes. That's why they put erasers on pencils.
Bütün bu kalemler Tom'un.All these pens are Tom's.
Bütün bu kalemler benim.All these pencils are mine.
Bu kalemler senin mi?Are these pencils yours?
Bu kalemler Tom'un değil.These pens aren't Tom's.
Bu kalemler benim değil.These pens aren't mine.
Kalemlerinizi indirin.Put down your pencils.
Bacağıma ve kalemlere kopya yapardım.I used to make copies on my leg and pencils .
Çin'in Rusya'ya yaptığı çoğu ihracat giyim ve ayakkabı kalemlerinden oluşmaktadır.Most of China's exports to Russia remain apparel and footwear.
Diğer popüler kalemler içinde Wacom ve Adonit tarafından yapılan ürünler bulunmaktadır. ^ PenOther popular styli include products made by Wacom and Adonit.
Pilot kalemler en çok Japonya, Kore ve ABD'de üretilmektedir.Most Pilot pens are made in Japan, France and the US.
Slogan ayrıca tişörtlerde, kalemlerde, posterlerde kullanıldı.The slogan was also used on T-shirts, pens and posters.
Mektub-i Sadrıalî ve sonra âmedî kalemlerine girmiştir.It is secreted into bile and then into intestine.
Amerikan devrimine kadar, Amerikan kolonistler kalemleri Avrupa'dan ithal etmişlerdir.American colonists imported pencils from Europe until after the American Revolution.
Oaxaca nokta sanatı kalemler kullanılarak oluşturulmuştur. ^Oaxaca dot art is created using styluses.
Diğerleri Bâb-ı âsafî ve kalemleri ile Bâb-ı defterî ve kalemlerinden meydana gelmektedir.The others were the Vow and covenant and the Solemn League and Covenant.
Genç Kalemler Ziya Gökalp’in aracılığıyla bir heyet oluşturdular.With Skyman, he created Les zigotos du matin.
Havadan yakaladığımız kirlerin tabakasının uzunluğunda kurşun kalemler yapıyoruz.And we make pencils the length of which measures the grime that we've pulled out of the air.
Bilançonun ana kalemlerini anladığımıza göre şimdi üzerinde biraz düşünelim. .How does this help us? Well, there's a couple of ways that we can think about this.
Buradaki kalemlerin hepsi önemsiz.And all of the items on it are unremarkable.
Kalemlerin yazmak için olması umrumda değil.I don't care that pencils are supposed to be for writing.
A Bankasının bilançosunun aktifindeki kalemler bunlar demiştik.And we said it has these assets.
Veya bilançonun aktifinde yer alan kalemlerin değerinin daha fazla olduğuna inanıyorlardır.Or maybe one of these assets are worth more.
Düşünüyorlar ki, acaba bu bilançodaki kalemlerden hangisi biraz flu?They're like you know where I think you're doing a little bit of shadiness?
Yani bu pasif kalemlerinin değeri azaltılacaktı.So these liabilities are going to be written down.
Kalemleri bırakın.Bırakın dedim!Pencils down. Down!
C-TAT'de gördüğümüz şey şuydu. Genel olarak gelir kalemleri tercüme ağırlıklıydı.What we had seen at C-TASTE was that the overall income leaned towards translation production.
Pasifteki kalemleri, yani yükümlülükleri kırmızıyla yazacağım, çünkü borç kötü bir şey.I'll write liabilities in red, just because they're bad.
Bunlar, Winky Dink boyama kalemleri.Those are the Winky Dink crayons.
"Pete, herhangi bir boya kalemi kullanabilecekken neden bu kalemleri almak zorundayım?""Pete, I could use any ordinary open-source crayon, why do I have to buy theirs?"