Mektubumu yazmak için hiç kalemim yok.I have no pen to write my letter with.
Yazmak için kurşun kalemim yok.I have no pencil to write with.
İstediğin zaman dolma kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen at any time.
Dolma kalemim eski. Yeni bir tane istiyorum.My pen is old. I want a new one.
Benim kalemim aranmalı.My pen must be looked for.
Benim kalemimi kullanma.Don't use my pen.
Sen benim kalemimi kullanabilirsin.You may use my pen.
Kullanmadığım herhangi bir kalemi kullanabilirsin.You can use whichever pen I'm not using.
Kalemimi çaldırdım.I had my pen stolen.
Hiç kalemim yok.I don't have any pens.
Birkaç kalemim var.I have a few pens.
Bir sürü kalemim var.I have a lot of pencils.
Bir bıçakla kalemi yonttum.I sharpened a pencil with a knife.
Dolma kalemimi kaybettim.I had lost my pen.
Kalemimi kaybettim. Onu aramama yardım eder misin?I have lost my pen. Will you help me look for it?
Kalemi almak için eğildim.I bent over to pick up the pen.
Kalemimi arıyorum.I'm looking for my pen.
Kurşun kalemimi keskinleştirmek için bir bıçak istiyorum.I want a knife to sharpen my pencil with.
Ona benim kalemimi ödünç verdim.I lent my pencil to him.
Yeni dolma kalemimi kaybettim.I have lost my new fountain pen.
Dolma kalemimi kaybettim. Yarın bir tane satın almak zorundayım.I've lost my fountain pen. I have to buy one tomorrow.
Gerçeği söylemek gerekirse, kalemini kaybettim.To tell the truth, I have lost your pen.
Yeni bir kalemim var. Onu sana ödünç vereceğim.I have a new pen; I'll lend it to you.
Birisi kurşun kalemimi çaldı.Someone has walked off with my pencil.
Bu kalemi kim kırdı?Who broke this pen?
Onun kalemi keskin bir uca sahiptir.His pencil has a sharp point.
Kalemini bıraktı ve sandalyesine yaslandı.He laid down his pen and leaned back in his chair.
O, kalemini çıkardı.He got out his pen.
Kalemini bıraktı ve bana baktı.He laid down his pen and looked at me.
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.He drew a straight line with his pencil.
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.He stuck his pencil behind his ear.
O, bu kalemi şu mağazadan aldı.She bought this pen at that store.
O kalemini bıraktı.She put down her pen.
Onun hiç kurşun kalemi yoktu.She didn't have any pencils.
Onun kaç tane dolma kalemi var?How many pens does she have?
Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.Mother tied up three pencils with a piece of string.
Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.Mother tied up three pencils with a piece of string.
Benim kalemimi bulamıyorum.I can't find my pen.
Dolma kalemimi ne yaptın?What have you done with my pen?
Kaç tane dolma kalemin var?How many pens do you have?
Benim on dolma kalemim var.I have ten pens.
Onun birkaç kalemi var.He has a few pens.
Benim kalemim masamın kenarından düştü.My pencil fell from the edge of my table.
Kurşun kalemini aç.Sharpen your pencil.
Doğruyu söylemek gerekirse, kalemini kaybettim.To tell you the truth, I lost your pen.
Kalemi alıp adresi yazdı.She took the pen and wrote the address.
Kalemi aldı ve adresi yazdı.He took the pen and wrote the address.
Kalemimi bulmalıyım.I need to find my pen.
Mavi kalemimi gerçekten severim.I really love my blue pen.
Kalemim yenidir.My pen is new.
John'ın bir dolma kalemi var.John has a pen.
Kalemini aldı ve yazmaya başladı.She took her pencil and started to write.
Bana kalemini ödünç verir misin?Would you lend me your pencil?
Dolma kalemim yenidir.My fountain pen is new.
Onun, kalemini çiğneme gibi kötü alışkanlığı vardır.He has the bad habit of chewing his pencil.
Sanırım kalemimi açmamın zamanıdır.I think it's time for me to sharpen my pencil.
Bu Lucia'nın kalemi.This is Lucia's pen.
Şimdilik bu kalemi kullanabilirsiniz.You can use this pen for the time being.
Dolma kalemim kitabımın olduğu yerde.My pen is where my book is.
Tom kalemini düşürdü.Tom put down his pen.