Kalem kutusu masanın üzerinde.The pencil case is on the table.
Kalem kutusu masanın üstünde.The pencil case is on the table.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."A tak, aniž by to věděl, vynalezl můj otec něco, co dnes najdeme v penálech všech školáků: zmizík.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."Fără să știe, tatăl meu tocmai inventase ceva ce azi se găsește în penarele tuturor elevilor - picul.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."사실, 그렇게 유명해 질줄 모른채, 어떤것을 발명 하셨는데요 학생들의 필통에서 흔히 볼 수 있는 소위 "수정 펜" 이라는 것 은 아버지의 발명품입니다.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."Oče je nevede izumil nekaj, kar imajo danes vsi učenci v peresnicah - brisalec tinte.
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."ולמעשה, מבלי לדעת זאת, אבי המציא דבר שכיום אנו מוצאים בכל קלמר של תלמיד בית ספר: מה שנקרא "עט תיקונים".
Babam aslında bilmeden birşey icat etti her okul çocuğunun kalem kutusunda bulabiliriz: "düzeltme kalemi."学校に通う子供たちの筆箱に入っている 修正ペンがそのひとつです (拍手)