kaldırmaz ile cümle
kaldırmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.46
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir parmağını bile kaldırmazdı.He wouldn't even lift a finger.
Onu midem kaldırmaz.I don't have the stomach for it.
Her akşam dışarıda yemek yemeyi bütçem kaldırmaz.I can't afford to eat out every night.
Bir adamı öldürmek bir değer sistemini ortadan kaldırmaz. Adam ölür, değer sistemi kalır.If you start killing people, you'll always have people you want to kill.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.You said you couldn't stomach another tired old drag queen.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.So that his life abhors bread, and his soul dainty food.
Veritabanı, "apaçık çoğaltılması durumları hariç" bir girdiyi asla kaldırmaz.Die Wahrhaftigkeit kann falsche Aussagen nur durch einen Irrtum hervorbringen.
Devrim Çarlığı kaldırmaz iken, gücünü kısıtlamakla yetinmişti.Quando scoppiò la rivoluzione, mantenne delle posizioni moderate.
Devrim Çarlığı kaldırmaz iken, gücünü kısıtlamakla yetinmişti.Однако Революция не собиралась снижать свои темпы.
Bir parmağını bile kaldırmazdı.Nu ar fi ridicat nici măcar un deget.
Bu sav, sinyalin yapay bir kaynaktan gelme ihtimalini ortadan kaldırmaz.Tämä ei kuitenkaan sulje pois signaalin keinotekoisuuden mahdollisuutta.
Halk barikatını kaldırmaz.Husarer over forhindring.
Halk barikatını kaldırmaz.Kommunen strekker seg ikke over tregrensa.
Veritabanı, "apaçık çoğaltılması durumları hariç" bir girdiyi asla kaldırmaz.Той не описва и не разказва: фабулата у него е едва набелязана.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Du hast gesagt du könntest nicht noch eine versaute alte Drag Queen ertragen.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Hai detto che il tuo stomaco non avrebbe retto un'altra vecchia e noiosa drag queen.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Tu as dit que tu ne pouvais plus supporter une autre vieille drag queen flétrie
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Είπες ότι δεν θα άντεχες άλλη μια κουρασμένη ντραγκ κουίν.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.Ты же говорил, что от шоу трансвеститов у тебя живот сводит.
Başka bir, yaşlı ve yorgun zenneyi midem kaldırmaz demiştin hatırlasana.聞こえてるわ!
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Alors il prend en dégoût le pain, Même les aliments les plus exquis;
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Atunci îi este greaţă de pîne, chiar şi de bucatele cele mai alese.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.de modo que a sua vida abomina o pão, e a sua alma a comida apetecível.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.en hij zijn eetlust verliest en zelfs voor het heerlijkste gerecht zijn neus optrekt.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Hacen que su vida aborrezca el alimento; y su alma, su comida favorita
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Han vemmes ved brød og hans sjel ved lekker mat.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Hennes sinne får leda vid maten, och hennes själ vid den föda hon älskade.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.ja hänen henkensä inhoaa leipää ja hänen sielunsa herkkuruokaa.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.그의 마음은 식물을 싫어하고 그의 혼은 별미를 싫어하며
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Livet i ham væmmes ved Brød og hans Sjæl ved lækker Mad
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Miệng người bèn lấy làm gớm ghiếc vật thực, Và linh hồn người ghét những đồ ăn mĩ vị.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Miệng người bèn lấy_làm gớm_ghiếc vật thực , Và linh_hồn người ghét những đồ_ăn mĩ_vị .
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.quando il suo senso ha nausea del pane, il suo appetito del cibo squisito
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Si sakit kehilangan nafsu makan, makanan yang paling lezat pun memuakkan
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.tako da se mu studi kruh v življenju in duši njegovi najljubša jed.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.takže si jeho život oškliví chlieb a jeho duša pokrm, ináče žiadúci.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Tak že sobě život jeho oškliví pokrm, a duše jeho krmi nejlahodnější.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Tak, że sobie żywot jego chleb obrzydzi, a dusza jego pokarm wdzięczny.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Úgy, hogy az õ ínye undorodik az ételtõl, és lelke az õ kedves ételétõl.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.ωστε η ζωη αυτου αποστρεφεται τον αρτον και η ψυχη αυτου το επιθυμητον φαγητον
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.и жизнь его отвращается от хлеба и душа его от любимой пищи.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.Така щото душата му се отвръща от хляб, И сърцето му от вкусното ястие.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.וזהמתו חיתו לחם ונפשו מאכל תאוה׃
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.فتكره حياته خبزا ونفسه الطعام الشهي.
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.以 致 他 的 口 厭 棄 食 物 、 心 厭 惡 美 味
Öyle ki, içi yemek kaldırmaz, En lezzetli yiyecekten tiksinir.以致 他 的 口厭棄 食物 、 心厭惡 美味
İlgili Sayfalar