kaldırdı ile cümle
kaldırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Öğretmen okumayı bitirdiğinde bir öğrenci elini kaldırdı.A student raised his hand when the teacher finished the reading.
Yüzücü başını kaldırdı ve nefes nefese kaldı.The swimmer raised his head and gasped for breath.
Tam bulaşıkları kaldırdıktan sonra, Joan kapı zilinin çaldığını duydu.Just after putting away the dishes, Joan heard the doorbell ring.
Takeshi bir soru sormak için elini kaldırdı.Takeshi raised his hand to ask a question.
Bir taksi durdurmak için elimi kaldırdım.I held up my hand to stop a taxi.
Kız ağır kutuyu tek elle kaldırdı.The girl lifted the heavy box with one hand.
Genç tek eliyle ağır kutuyu kaldırdı.The boy lifted the heavy box with one hand.
Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.The pupil held up his hand to ask a question.
Yılan başını kaldırdı.The snake reared its head.
Jim elini kaldırdı.Jim put his hand up.
Endişeli ev hanımı telefonun zilini duydu ve hemen ahizeyi kaldırdı.The worried housewife heard the telephone ring and quickly picked up the receiver.
Polis kutuyu dikkatlice kaldırdı.The policeman lifted the box carefully.
Geçen yıl bizim okulumuz üniformaları kaldırdı.Our school did away with uniforms last year.
Ben tüm kitapları ortadan kaldırdım.I disposed of all the books.
Birkaç sorum vardı ve elimi kaldırdım.I had some questions and raised my hand.
Bir soru sormak için elimi kaldırdım.I raised my hand to ask a question.
Her geçen araba bir toz bulutu kaldırdı.Each passing car threw up a cloud of dust.
Araba toz bulutu kaldırdı.The car raised a cloud of dust.
Kız, göz yaşlarıyla hâlâ ıslak yüzünü kaldırdı.The girl lifted her face, still wet with tears.
Birçok ülke ölüm cezasını kaldırdı.Many countries have abolished capital punishment.
Devlet başkanı köleliği kaldırdı.The president abolished slavery.
O beni kolayca kaldırdığı için şaşırdım.I was surprised because he lifted me up with ease.
O bir taksi durdurmak için elini kaldırdı.He raised his hand to stop a taxi.
Topu yakalamak için elini kaldırdı.He put up his hand to catch the ball.
O bir bayrak kaldırdı.He put up a flag.
O, olağanüstü gücüyle arabayı kaldırdı.He lifted the car with his phenomenal strength.
O beni gördüğünde şapkasını kaldırdı.He raised his hat when he saw me.
Bir soru sormak için elini kaldırdı.He raised his hand to ask a question.
O kolunu kaldırdı.He raised his arm.
O, elini kaldırdı ve gülümsedi.He raised his hand and smiled.
O, ellerini kaldırdı.He held up his hands.
O okulda üniformayı kaldırdılar.They have done away with uniforms at that school.
Taşı bir manivela vasıtasıyla kaldırdılar.They lifted the rock by means of a lever.
Eski sistemi kaldırdılar.They did away with the old system.
Onu itinayla ambulansa kaldırdılar.They lifted him carefully into the ambulance.
Otobüsün durması için elini kaldırdı.She raised her hand for the bus to stop.
Kağıtları masadan kaldırdı.She removed the papers from the desk.
Yeni perdeleri bugün havaya kaldırdı.She put up the new curtains today.
O bir soru sormak istediği için elini kaldırdı.As she wanted to ask a question, she raised her hand.
O elini kaldırdı.She raised her hand.
Bulaşıkları masadan kaldırdı.She cleared away the dishes from the table.
O, başını kaldırdı.She held up her head.
Başını kaldırdı ve ona baktı.She lifted up her head and looked at him.
Bardaklarını kaldırdılar ve onların başarısına içtiler.They raised their glasses and toasted to their success.
Onu kafalarının üstüne kaldırdılar.They lifted her above their heads.
Adam bir soru sormak için elini kaldırdı.The man raised his hand to ask a question.
Mary çarşafları değiştirmek için döşekleri kaldırdı.Mary raised the mattress in order to change the sheets.
Eski mobilyayı kaldırdık.We removed the old furniture.
Ağırlıklar kaldırdıktan sonra bileklerim ağrıdı.My wrists were sore after lifting wieghts.
O, bardağı dudaklarına kaldırdı ve onu bir yudumda bitirdi.He raised the glass to his lips and drained it at one gulp.
O onu yatağa kaldırdı.He lifted her to the bed.
O, yavaşça silahı kaldırdı.He slowly raised the gun.
Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.A cup of coffee cleared up my headache.
O, saygı için şapkasını kaldırdı.He raised his hat in respect.
Tom ellerini kaldırdı.Tom raised his hands.
Tom elini kaldırdı.Tom raised his hand.
O, oyuncaklarını kaldırdı.He put away his toys.
John Mary'yi ayağa kaldırdı.John made Mary stand up.
O öğrenci soru sormak için elini kaldırdı.That student raised his hand to ask a question.
O bir soru sormak istedi, bu yüzden elini kaldırdı.She wanted to ask a question, so she raised her hand.