kaldım ile cümle

kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Oyuna geç kaldım.Έχω αργήσει για ένα παιχνίδι με την συμμαχία!
Oyuna geç kaldım.Я опаздываю на матч клана
Oyuna geç kaldım.てめえLaw気取りでもしてんのか?
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.그 이후 지금까지 40년이라는 세월 동안 제가 물 속에 있었던 시간은 약 3,000시간 가량이고,
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.40年間で およそ3000時間を水中で過ごしました そのうち500時間は潜水艇です
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.Az azóta eltelt 40 évben körülbelül 3000 órát töltöttem a víz alatt.
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.Siitä lähtien, kuluneiden 40 vuoden aikana, olen viettänyt yli 3000 tuntia veden alla.
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.Từ lúc đó, trong vòng 40 năm, tôi đã lặn khoảng 3000 giờ dưới nước,
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.З того часу протягом останніх 40 років, Я провів десь 3000 годин під водою,
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.מאז, בזמן שעברו 40 שנה, ביליתי כ-3,000 שעות מתחת למים,
O zamandan beri, aradan geçen 40 sene boyunca, yaklaşık 3.000 saat sualtında kaldım.ومنذ ذلك الوقت وخلال 40 عام قضيت 3000 ساعة تحت الماء
O zaman Portekiz'de kaldım. Lizbon'u çok sevdim.Ho vissuto in Portogallo, amo Lisbona.
O zaman Portekiz'de kaldım.Y me quedé en Portugal, y me encantó Lisboa.
‹‹RAB sizi yok edeceğini söylediği için, kırk gün kırk gece Onun önünde yere kapanıp kaldım.그 때에 여호와께서 너희를 멸하겠다 하셨으므로 내가 여전히 사십 주야를 여호와 앞에 엎드리고
‹‹RAB sizi yok edeceğini söylediği için, kırk gün kırk gece Onun önünde yere kapanıp kaldım.ואתנפל לפני יהוה את ארבעים היום ואת ארבעים הלילה אשר התנפלתי כי אמר יהוה להשמיד אתכם׃
‹‹RAB sizi yok edeceğini söylediği için, kırk gün kırk gece Onun önünde yere kapanıp kaldım.فسقطت امام الرب الاربعين نهارا والاربعين ليلة التي سقطتها لان الرب قال انه يهلككم.
‹‹RAB sizi yok edeceğini söylediği için, kırk gün kırk gece Onun önünde yere kapanıp kaldım.我 因 耶 和 華 說 要 滅 絕 你 們 、 就 在 耶 和 華 面 前 照 舊 俯 伏 四 十 晝 夜
‹‹RAB sizi yok edeceğini söylediği için, kırk gün kırk gece Onun önünde yere kapanıp kaldım.我 因 耶和華 說要 滅絕 你 們 、 就 在 耶和華 面前 照 舊 俯伏 四十 晝夜
RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››Kata TUHAN kepada Musa, "Permintaanmu akan Kukabulkan, sebab Aku mengenal engkau dan Aku berkenan kepadamu.
RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››여호와께서 모세에게 이르시되 너의 말하는 이 일도 내가 하리니 너는 내 목전에 은총을 입었고 내가 이름으로도 너를 앎이니라
RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››ויאמר יהוה אל משה גם את הדבר הזה אשר דברת אעשה כי מצאת חן בעיני ואדעך בשם׃
RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››فقال الرب لموسى هذا الامر ايضا الذي تكلمت عنه افعله. لانك وجدت نعمة في عيني وعرفتك باسمك
RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››耶 和 華 對 摩 西 說 、 你 這 所 求 的 我 也 要 行 、 因 為 你 在 我 眼 前 蒙 了 恩 、 並 且 我 按 你 的 名 認 識 你
RAB, ‹‹Söylediğin gibi yapacağım›› dedi, ‹‹Çünkü senden hoşnut kaldım, adınla tanıyorum seni.››耶和華 對 摩西說 、 你 這 所 求 的 我 也 要 行 、 因為 你 在 我眼 前 蒙 了恩 、 並且 我 按 你 的 名 認識你
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleAls ich hörte, alle mussten sie sagen, ich fing an, auf und ab gehen in der Nähe
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleCând am ascultat tot ce a trebuit să spun, am început să meargă în sus şi în jos în apropiere
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleDa jeg havde lyttet til alle de skulle fortælle, begyndte jeg at gå op og ned i nærheden af
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKdyž jsem naslouchal všem museli říct, začal jsem chodit nahoru a dolů v blízkosti
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKeď som načúval všetkým museli povedať, začal som chodiť hore a dole v blízkosti
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKetika saya telah mendengarkan semua mereka harus katakan, aku mulai berjalan naik dan turun dekat
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKhi tôi đã nghe tất cả họ đã phải nói, tôi bắt đầu đi bộ lên và xuống gần
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKiedy słuchałem wcześniej wszystko, co do powiedzieć, zacząłem chodzić w górę iw dół w pobliżu
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKo sem poslušal vse, kar je bilo povedati, sem začel hoditi gor in dol v bližini
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKun olin kuunnellut kaikki ne oli kertoa, aloin kävellä ylös ja alas lähellä
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleLorsque j'avais écouté tout ce qu'ils avaient à dire, j'ai commencé à monter et descendre près de
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleMikor meghallgatta az összes kellett mondani, kezdtem járni fel és le közelében
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleNär jag hade lyssnat på allt de hade att berätta, jag började gå upp och ned i närheten
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleQuando avevo ascoltato tutto ciò che dovevano dire, ho cominciato a camminare su e giù vicino
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleToen ik luisterde naar alles wat ze moesten vertellen, ik begon te lopen op en neer in de buurt
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleΌταν είχα ακούσει όλα αυτά έπρεπε να πω, άρχισα να περπατήσει πάνω και κάτω στην περιοχή
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleКогато бях слушал всички те трябваше да кажа, аз започнах да се изкачват и слизат в близост до
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleКогда я слушал все, что они были сказать, я начал ходить вверх и вниз рядом
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleКоли я слухав усе, що вони були сказати, я почав ходити вгору і вниз поруч
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım내가 가진 경우를 들어 그들이했던 모든
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldımכאשר האזנתי לכל היה עליהם
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldımعندما كنت قد استمعت إلى كل ما كان علي
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım私は近い上下に歩き始めた、教えて
Sarıda kaldım, sürekli renkleri değiştirmek çok can sıkıcı. . . ayrıca elinizde x2, y2 noktası var.A to je vše co potřebujete.
Sarıda kaldım, sürekli renkleri değiştirmek çok can sıkıcı. . . ayrıca elinizde x2, y2 noktası var.C'est tout ce que vous devez vous rappeler
Sarıda kaldım, sürekli renkleri değiştirmek çok can sıkıcı. . . ayrıca elinizde x2, y2 noktası var.Dat is alles wat je moet onthouden.
Sarıda kaldım, sürekli renkleri değiştirmek çok can sıkıcı. . . ayrıca elinizde x2, y2 noktası var.이제 기억해야할 것은
Sarıda kaldım, sürekli renkleri değiştirmek çok can sıkıcı. . . ayrıca elinizde x2, y2 noktası var.Сега, това е всичко, което трябва да запомните.
Sarıda kaldım, sürekli renkleri değiştirmek çok can sıkıcı. . . ayrıca elinizde x2, y2 noktası var.الآن هذا كل ما عليك تذكره
Şaşırıp kaldım.Bol som stratený.
Şaşırıp kaldım.Byłem zagubiony.
Şaşırıp kaldım.El voltam veszve.
Şaşırıp kaldım.Estaba perdido.
Şaşırıp kaldım.Fiquei perdido.
Şaşırıp kaldım.Ich war sprachlos.
Şaşırıp kaldım.Ik had geen idee.
İlgili Sayfalar