kaldım ile cümle
kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben geç kaldım üzgünüm.Es tut mir leid ich zu spät komme.
Ben geç kaldım üzgünüm.Îmi pare rău că am întârziat.
Ben geç kaldım üzgünüm.Je mi líto, že jdu pozdě.
Ben geç kaldım üzgünüm.Je mi ľúto, že idem neskoro.
Ben geç kaldım üzgünüm.Je suis désolé je suis en retard.
Ben geç kaldım üzgünüm.늦어서 미안 해요.
Ben geç kaldım üzgünüm.Lo siento, llego tarde.
Ben geç kaldım üzgünüm.Maaf aku terlambat.
Ben geç kaldım üzgünüm.Me desculpe, eu estou atrasado.
Ben geç kaldım üzgünüm.Mi dispiace sono in ritardo.
Ben geç kaldım üzgünüm.Przepraszam za spóźnienie.
Ben geç kaldım üzgünüm.Sajnálom, hogy késtem.
Ben geç kaldım üzgünüm.Sorry dat ik zo laat ben.
Ben geç kaldım üzgünüm.Tôi xin lỗi tôi cuối.
Ben geç kaldım üzgünüm.Undskyld jeg kommer for sent.
Ben geç kaldım üzgünüm.Žal mi je, ker sem zamudil.
Ben geç kaldım üzgünüm.Λυπάμαι, είμαι αργά.
Ben geç kaldım üzgünüm.Жаль, что я опаздываю.
Ben geç kaldım üzgünüm.Съжалявам, че закъснях.
Ben geç kaldım üzgünüm.Шкода, що я спізнююся.
Ben geç kaldım üzgünüm.אני מצטער שאיחרתי.
Ben geç kaldım üzgünüm.私と一緒に外出していただきありがとうございます。 あなたは美しく見える。サンキュー。
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Con đã nghe mẹ nói điện thoại đúng không? "Mẹ cậu đang ở trước nhà hát còn mình bị cho leo cây"
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Du hast mich am Telefon gehört, oder? "Deine Mama steht vorm Theater und wurde sitzengelassen."
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Du hörde mig vid telefonen visst? "Din mamma är framför teatern, och jag blev dumpad".
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Kau mendengarku berbicara di telepon, bukan? "Ibumu di depan teater sendirian".
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."M-ai auzit la telefon, nu-i asa? "Mama ta este in fata teatrului, si am fost pacalita. "
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Mi hai sentito al telefono? "Sono di fronte al teatro, e mi hanno bidonata".
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Sam słyszałeś jak mówiłam przez telefon " Zostałam wystawiona, jestem przed teatrem "
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Tu m'as entendu au téléphone, pas vrai? "Ta mère est devant le théâtre et on m'a posé un lapin."
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Με άκουσες στο τηλέφωνο έτσι; "Η μητέρα σου είναι μπροστά απ'το θέατρο, και με παράτησαν."
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Слышал, как я звонила? "Твоя мама стоит перед театром".
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."Чу ли ме по телефона? "Аз чакам пред театъра" и няма с кого да отида.
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."?שמעת אותי נכון<BR>..'אמא מול התיאטרון, ונעמדת'
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."لقد سمعتني بالهاتف , صحيح ؟ " أمك مقابل صالة العرض ,ولقد توقفت "
Beni telefonda duydun değil mi?" Annen tiyatronun önünde ve öylece kaldım."一緒に見る人がいないの
Biliyor musun? Bir şekilde hep yalnız kaldım.Víš, svým způsobem jsem byl vždycky osamělý.
Biliyor musun? Bir şekilde hep yalnız kaldım.Weißt du... ich war immer so einsam.
Biliyor musun? Bir şekilde hep yalnız kaldım.Widzisz zawsze byłem w pewnym sensie samotny.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Hanno ronzato anche per me in acqua.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ich bin im Wasser schon angeschnarrt worden.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ik ben zelf ook wel eens 'gebuzzed' in het water. (Gelach)
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.I ved, jeg er blevet brummet under vandet.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.사실은 저도 물 속에서 진동을 받아본 적이 있답니다.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.On m'a déjà tourné autour sous l'eau, vous savez.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Sabem, já fui assobiada dentro de água.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Știți, și eu am fost zbârnâită în apă.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Také to na mě zkoušeli ve vodě.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Tak między nami, zostałam "wybrzęczona" w wodzie.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Thú vị là, tôi cũng bị tán tỉnh khi ở dưới nước đấy.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Viete, aj mňa sa takto vo vode pomocou vibrácií dotkli.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ξέρετε, με έχουν βομβίσει στο νερό.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Ви знаєте, самці клацали мені у воді.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.Мне даже удалось испытать это на себе.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.שתדעו, קיבלתי זמזומים במים.
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.أتعلمون, كنت أصدر طنيناً في المياه
Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım.(笑)
Bir anlamda mecbur kaldım, yani,Bởi vì tôi đã phải, trong một lúc nào đó, nói rằng
Bir anlamda mecbur kaldım, yani,Därför att jag var tvungen att vid en viss punkt säga
Bir anlamda mecbur kaldım, yani,Denn an einem bestimmten Punkt musste ich mir sagen:
İlgili Sayfalar