kaldık ile cümle

kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sirakuza Kentine uğrayıp üç gün kaldık.і припливши в Сиракузу, пробули (там) три дні.
Sirakuza Kentine uğrayıp üç gün kaldık.ונבא אל סרקוסא ונשב שם שלשת ימים׃
Sirakuza Kentine uğrayıp üç gün kaldık.‎فنزلنا الى سراكوسا ومكثنا ثلاثة ايام‎.
Sirakuza Kentine uğrayıp üç gün kaldık.到 了 敘 拉 古 、 我 們 停 泊 三 日
Sirakuza Kentine uğrayıp üç gün kaldık.到了 敘拉古 、 我 們 停泊 三日
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Ánh sáng chói lòa rọi xuống đường phố và chúng tôi phải thuê một vệ sỹ và tất cả những thứ này.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Az utcai fények élesen bevilágítottak, és fel kellett bérelnünk egy biztonsági őrt, és így tovább.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Die Lichter schienen rein von der Straße, und wir mussten einen Sicherheitsmann anheuern, und all diese Dinge.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.거리의 불빛들이 그대로 들어오고 보안 경비를 고용하는 등 여러가지 일이 있었지만
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lampen schenen vanaf de straat naar binnen, en we moesten een bewaker inhuren, en al die dingen.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lampu terang benderang di jalanan, dan kami harus menyewa seorang satpam dan semua benda ini.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Les lumières de la rue nous éblouissaient, et nous avons dû embaucher un gardien, et tout ça.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luči so svetile z ulice, morala sva najeti varnostnika in podobno.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luminile din stradă orbindu-ne, şi a trebuit să angajăm un paznic şi tot felul.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luzes a brilhar da rua, tivemos que contratar um segurança.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lyset stod ind fra gaden, og vi måtte leje en sikkerhedsvagt og alle den slags ting.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Przyświecały nam uliczne lampy. Musieliśmy zatrudnić ochroniarza i tak dalej.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Světla ozařovala ulici a museli jsme si najmout bezpečnostní ochranku atd.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Уличните лампи светеха силно, трябваше да наемем охрана - такива неща.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Фонари светили на улице, и пришлось нанять охранника и все такое.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.האורות של הרחוב בוהקים פנימה, והיינו צריכים לשכור מאבטח וכל הדברים האלה.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.حيث الأضواء ساطعة في الخارج واضطررنا لتعيين حارس أمن وما إلى ذلك
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.警備員を雇わなければなりませんでした いずれせよ すばらしい眠りが得られました
Sol tarafta kaldıklarından dolayı değil, çünkü üçgeni çevirip döndürebilirdik de.Det er ikke fordi, de begge er øverst til venstre. Vi kunne jo eksempelvis dreje trekanten.
Sol tarafta kaldıklarından dolayı değil, çünkü üçgeni çevirip döndürebilirdik de.그변들이 좌측 상단에 있어서가 아니라 우리는 이것을 회전시키고 뒤집는 등 무엇이든지 할 수 있기 때문이예요
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.Dostaliśmy tutaj jakieś ułamki.
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.여기 있는 분수만으로 끝내도록 하겠습니다.
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.Terminamos com frações aqui.
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.We komen hier uit op breuken en zo.
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.Wir enden also mit Brüchen.
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.حصلنا على كسور هنا واشياء اخرى
Sonunda bir sürü kesirle kaldık.では、これが本当にB行列の逆行列なのか
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Am ajuns la Ierusalim, şi ne-am odihnit acolo trei zile.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.A tak sme prišli do Jeruzalema a sedeli sme tam tri dni.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Chegamos, pois, a Jerusalém, e repousamos ali três dias.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Da vi kom til Jerusalem, hvilte vi der tre dager.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Da vi var kommet til Jerusalem, holdt vi os rolige der i tre Dage;
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Ðoạn , chúng_ta đến Giê-ru-sa-lem , ở tại đó ba ngày .
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Ðoạn, chúng ta đến Giê-ru-sa-lem, ở tại đó ba ngày.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.És megérkezénk Jeruzsálembe, és pihenénk ott három napig.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.In dospeli smo v Jeruzalem in ondi ostali tri dni.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.I přišli jsme do Jeruzaléma, a pobyli jsme tu tři dni.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.I przyszliśmy do Jeruzalemu, i zamieszkaliśmy tam przez trzy dni.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Ja me tulimme Jerusalemiin ja olimme siellä alallamme kolme päivää.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Ketika tiba di Yerusalem, kami beristirahat selama 3 hari
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.이에 예루살렘에 이르러 거기서 삼일을 유하고
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Llegamos a Jerusalén y descansamos allí tres días
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Nous arrivâmes à Jérusalem, et nous nous y reposâmes trois jours.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Och vi kommo till Jerusalem och blevo stilla där i tre dagar.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Siamo arrivati a Gerusalemme e ci siamo riposati tre giorni
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Und wir kamen gen Jerusalem und blieben daselbst drei Tage.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.Και ηλθομεν εις Ιερουσαλημ και εκαθησαμεν εκει τρεις ημερας.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.И като стигнахме в Ерусалим, седяхме там три дни.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.И пришли мы в Иерусалим, и пробыли там три дня.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.ונבוא ירושלם ונשב שם ימים שלשה׃
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.فأتينا الى اورشليم واقمنا هناك ثلاثة ايام.
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.我 們 到 了 耶 路 撒 冷 、 在 那 裡 住 了 三 日
Sonunda Yeruşalime vardık. Orada üç gün kaldık.我 們到 了 耶路撒冷 、 在 那 裡 住 了 三日
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Air minum dan kayu api harus kami beli
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.A nossa água por dinheiro a bebemos, por preço vem a nossa lenha.

İlgili Sayfalar