kaldık ile cümle

kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.Het bleef bij een gedeeltelijk gat. We weten dat ze deze procedures overleefden.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.그리고 구멍은 단지 작은 것이어서 환자들은 생존했습니다.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.Știm că pacienţii supraviețuiau.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.Vi vet att man överlevde dessa operationer.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.Vznikla jen nedokončená díra a my víme, že tyhle procedury pacienti přežívali.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.Отверстия в черепе были несквозными, и мы знаем, что люди выживали после подобной процедуры.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.-- היה קידוח חלקי ואז הם הפסיקו וזה היה רק חור חלקי, ואנו יודעים שהם שרדו טיפולים כאלה.
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.و كانت مجرد حفرة جزئية و نحن نعلم أنهم عاشوا بعد هذه العمليات
O sadece kısmi bir delikten ibaretti ve onların bu süreçlerden sonra sağ kaldıklarını biliyoruz.一部開けられた穴は1つで この手術を受けて 生き延びたのだと分かります これが当時のやり方で
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Allora diranno: «Non abbiamo più re, perché non temiamo il Signore. Ma anche il re che potrebbe fare per noi?»
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Bizony mondják most: Nincsen királyunk, mert nem féljük az Urat, és a király mit segíthet rajtunk?!
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Certamente agora dirão: Não temos rei, porque não tememos ao Senhor; e o rei, que pode ele fazer por nós?
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››De siger jo nu: "Vi har ingen Konge; thi HERREN frygter vi ej; en Konge, hvad gavner han os?"
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Entonces dirán: "No tenemos rey, porque no hemos temido a Jehovah. Y el rey, ¿qué haría por nosotros?
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››저희가 이제 이르기를 우리가 여호와를 두려워 아니하므로 우리에게 왕이 없거니와 왕이 우리를 위하여 무엇을 하리요 하리로다
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Lebo teraz povedia: Nemáme kráľa, pretože sme sa nebáli Hospodina, a kráľ, čože učiní pre nás?
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Poněvadž i říkají: Nemáme žádného krále, nýbrž aniž se bojíme Hospodina, a král co by nám učinil?
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Res, sedaj poreko: Nimamo kralja; kajti GOSPODA se nismo bali, in kralj – kaj bo ta nam pomagal?
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Сигурно сега ще рекат: Ние нямаме цар, защото не се боехме от Господа; Що прочее би ни ползвал цар?
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››Теперь они говорят: „нет у нас царя, ибо мы не убоялись Господа; а царь, – что он намсделает?"
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››כי עתה יאמרו אין מלך לנו כי לא יראנו את יהוה והמלך מה יעשה לנו׃
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››انهم الآن يقولون لا ملك لنا لاننا لا نخاف الرب فالملك ماذا يصنع بنا.
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››他 們 必 說 、 我 們 沒 有 王 、 因 為 我 們 不 敬 畏 耶 和 華 。 王 能 為 我 們 作 甚 麼 呢
O zaman, ‹‹Kralsız kaldık›› diyecekler, ‹‹Çünkü RABden korkmadık. Kralımız olsa bile, Ne yapabilirdi bize?››他 們必說 、 我們沒 有 王 、 因為 我 們 不 敬畏 耶和華 。 王 能為 我 們作甚 麼呢
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,A arca do Senhor ficou na terra dos filisteus sete meses.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Also war die Lade des HERRN sieben Monate im Lande der Philister.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,A truhla Hospodinova bola sedem mesiacov v kraji Filištínov.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Byla pak truhla Hospodinova v krajině Filistinské za sedm měsíců.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Chivotul Domnuluui a fost şapte luni în ţara Filistenilor.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,De ark bleef zeven maanden in het land van de Filistijnen.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Efter at HERREN Ark havde været i Filisternes Land syv Måneder,
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,El arca de Jehovah estuvo en la tierra de los filisteos siete meses
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,És az Úrnak ládája hét hónapig volt a Filiszteusok földén.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Herran arkki oli filistealaisten maassa seitsemän kuukautta.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Herrens ark var i filistrenes land i syv måneder.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Hòm của Ðức Giê-hô-va ở bảy tháng trong xứ dân Phi-li-tin.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Hòm của Ðức_Giê - hô-va ở bảy tháng trong xứ dân Phi-li-tin .
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,I była skrzynia Pańska w ziemi Filistyńskiej przez siedm miesięcy.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,In skrinja GOSPODOVA je bila v kraju Filistejcev sedem mesecev.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,여호와의 궤가 블레셋 사람의 지방에 있은지 일곱 달이라
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,L`arche de l`Éternel fut sept mois dans le pays des Philistins.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Rimase l'arca del Signore nel territorio dei Filistei sette mesi
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Sedan nu HERRENS ark hade varit i filistéernas land i sju månader,
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Setelah Peti Perjanjian TUHAN berada di Filistin tujuh bulan lamanya
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Και ητο η κιβωτος του Κυριου εν τη γη των Φιλισταιων επτα μηνας.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,Господният ковчег стоя във Филистимската земя седем месеца;
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,И пробыл ковчег Господень в области Филистимской семь месяцев.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,ויהי ארון יהוה בשדה פלשתים שבעה חדשים׃
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,وكان تابوت الله في بلاد الفلسطينيين سبعة اشهر.
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,耶 和 華 的 約 櫃 在 非 利 士 人 之 的 七 個 月
RABbin Sandığı Filist ülkesinde yedi ay kaldıktan sonra,耶和華 的 約櫃 在 非利士人 之 的 七個月
Sadece bir kez yiyecek desteği sağlamak zorunda kaldık.일부러 먹여야 했던 유일한 때는
Sadece bir kez yiyecek desteği sağlamak zorunda kaldık.והפעם היחידה שהיה עלינו לספק מזון כלשהו
Sadece bir kez yiyecek desteği sağlamak zorunda kaldık.只有復墾礦山嘅時候 我哋需要提供食物畀啲牲畜
Sadece bir kez yiyecek desteği sağlamak zorunda kaldık.完全な荒地だった鉱山を 緑地化したときだけです
Sadece gece için orada kalmayı planlamıştık ama 10 gün orada kaldık.원래는 그곳에서 하루밤만 지내기로 했었는데 그곳에서 10일이나 갇혀 있었지요.
Sadece gece için orada kalmayı planlamıştık ama 10 gün orada kaldık.Csak egy éjszakát kellett volna ott töltenünk, de ott ragadtunk 10 napig.
Sadece gece için orada kalmayı planlamıştık ama 10 gün orada kaldık.Dovevamo restare per una sola notte. Ci siamo fermati per 10 giorni.
Sadece gece için orada kalmayı planlamıştık ama 10 gün orada kaldık.Eigentlich sollten wir dort über Nacht bleiben. Wir hingen aber für 10 Tage fest.
Sadece gece için orada kalmayı planlamıştık ama 10 gün orada kaldık.Era para ficarmos uma noite, mas ficámos lá presos durante 10 dias.

İlgili Sayfalar