kaldık ile cümle
kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Ale naši lidi museli připravit na 5 000 různých směsí, aby to dobře fungovalo a splnilo naše cíle.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Chúng tôi đã phải tiến hành 5,000 công thức trộn khác nhau để có được công thức đúng, đạt được mục tiêu.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.De az embereinknek több mint 5000 különböző keverket kellett csinálniuk, hogy elérjük a célt.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Maar onze mensen moesten zo'n 5.000 verschillende mengsels maken om onze doelstellingen te halen.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Men vårt folk var tvugna att testa omkring 5000 olika blandningar för att få det rätt, för att träffa målet.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Naši ľudia museli vytvoriť asi 5 000 rôznych zmesí, aby sa im podarilo dosiahnuť naše ciele.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Personalul nostru a încercat peste 5000 de combinaţii diferite s-o obţinem pe cea optimǎ.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Tetapi kami telah membuat 5.000 campuran berbeda untuk mendapat hasil yang tepat.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Unsere Leute mussten ungefähr 5000 verschiedene Mischungen ausprobieren, um die richtige zu finden.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Нашей команде пришлось перепробовать больше пяти тысяч разных смесей чтобы добиться требуемого результата
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.אבל האנשים שלנו היו צריכים ליצור בערך 5,000 תערובות שונות כדי להגיע לנכונה, כדי להגיע למטרות שלנו.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.لكن باحثينا أضطروا لخلط 5000 مركبات مختلفة للوصول للنتيجة، والهدف المنشود
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.約5000回いろいろな混合を試してきました。 彼らは一所懸命に働きました。
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.De Wet van Henry zegt dat gassen in een vloeistof oplossen in verhouding tot hun partiële drukken.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.그리고 기체는 우리가 받는 부분압력에 비례해서 액체로 바뀐다고 하는 헨리의 법칙이 있습니다.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.ישנה תופעה שנקראת חוק הנרי שאומר שגזים מומסים בנוזל ביחס ישיר ללחץ המופעל עליהם.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.وهناك ظاهرة تسمى قانون هنري التي تقول أن الغازات تذوب في السوائل بما يتناسب مع مايتعرض له من الضغوط الجزئية.
Gazlar, maruz kaldıkları kısmi basınç oranında sıvılaşırlar.水圧に晒されている気体は各々の分圧に 比例して液体に溶けるのです 水圧に晒されている気体は各々の分圧に 比例して液体に溶けるのです 基本的に気体は体に取り込まれていきます
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.En la primera fase del desarrollo nos entusiasmaban todas las cosas que se pueden controlar con la mente.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.Ensimmäisessä kehittelyvaiheessa olimme innoissamme asioista, joita ohjasimme mielen voimalla.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.In de eerste fase van ontwikkeling waren we heel enthousiast over alles wat we met gedachten konden besturen.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.În prima fază de dezvoltare eram foarte entuziasmaţi de toate lucrurile pe care le puteam face cu mintea.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.개발의 첫 단계에서 우리가 마음만으로 제어할 수 있는 모든 것들이 힘이 되었습니다
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.Nelle prime fasi di sviluppo eravamo veramente entusiasti di tutte le cose che controllavamo con la mente.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.V počáteční fázi vývoje jsme byli nadšeni všemi předměty, které jsme mohli ovládat svou myslí.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.W pierwszej fazie rozwoju byliśmy zachwyceni wszystkimi rzeczami, które kontrolowaliśmy umysłem.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.На первом этапе разработки нас вдохновляли предметы, которые мы могли контролировать своим сознанием.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.בשלב הראשון של הפיתוח באמת התרגשנו מכל הדברים שיכולנו לשלוט בהם עם מוחנו.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.في المرحلة الأولى للتطوير كنا متحمسين لكمية الأشياء التي يمكننا التحكم بها بعقولنا
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.思考で何かをコントロールすることです 考えるだけで起動させたり 明かりを点けたり
Gerçekten de donduk kaldık.Am fost, cu adevărat, paralizaţi.
Gerçekten de donduk kaldık.Byliśmy naprawdę sparaliżowani.
Gerçekten de donduk kaldık.Eravamo completamente paralizzati.
Gerçekten de donduk kaldık.Kami sungguh terpaku.
Gerçekten de donduk kaldık.우리는 완전히 마비상태가 되었죠.
Gerçekten de donduk kaldık.Nous étions comme paralysés.
Gerçekten de donduk kaldık.Wir waren wirklich paralysiert.
Gerçekten de donduk kaldık.Мы были скованны горем.
Gerçekten de donduk kaldık.Наистина бяхме парализирани.
Gerçekten de donduk kaldık.אנחנו באמת היינו משותקים.
Gerçekten de donduk kaldık.لقد أصبنا بشلل تام
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.여러분이 앞에 보시게 되는 첫번째 것은, 사실 제가 즐겁게 12년동안 이란에서 독립된 뒤 처음으로 돌아왔을 때입니다.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.Az első kép, amit most láthattok, akkor készült, amikor először tértem vissza Iránba, 12 évnyi távollét után.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.Bức tranh mà các bạn đang thấy trước mắt được chụp khi tôi trở về Iran lần đầu tiên sau 12 năm xa cách.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.La prima che vedete di fronte a voi è di quando sono ritornata in Iran dopo 12 lunghi anni di lontananza.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.La primera que ven es en realidad cuando regresé a Irán después de una separación de 12 largos años.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.První, co vidíte, je z doby, kdy jsem se poprvé vrátila do Íránu po dlouhých 12-ti letech.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.Первая фотография, которую вы видите, сделана, когда я впервые вернулась в Иран после 12 лет изгнания.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.התמונה הראשונה שאתם רואים לפניכם היא למעשה כשחזרתי לאיראן לראשונה אחרי הפרדה של 12 שנים טובות.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.أول واحدة تراها أمامك هو في الواقع عندما عدت إلى إيران أول مرة بعد انفصال دام لـ 12 سنة جيدة.
Gördüğünüz bu ilk çalışmam tam 12 yıl ayrı kaldıktan sonra İran'a döndüğüm zamana ait.実は12年を経て 初めて帰省した時に撮ったものです 1979年の
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Abbiamo dovuto battere i potenti giapponesi e la loro tecnologia.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Am avut de luptat împotriva japonezilor puternici cu toată tehnologia lor cu tot.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Chúng tôi phải chống lại người Nhật với công nghệ tiên tiến.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Il nous fallait battre les puissants japonais avec toute leur technologie.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Kami harus mengalahkan Jepang yang sangat kuat dengan semua teknologinya
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.우리는 강한 기술력을 갖춘 막강한 일본을 이겨야 했습니다.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Museli jsme porazit silné Japonce a jejich technologie.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Musieliśmy pokonać Japończyków z ich całą wspaniałą technologią.
Güçlü Japonları onların tüm teknolojileriyle yenmek zorunda kaldık.Tivemos que superar os poderosos japoneses com toda a sua tecnologia.
İlgili Sayfalar