kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne kadar kahve kaldı?How much coffee is left?
Ne kadar tereyağı kaldı?How much butter is left?
Ne kadar su kaldı?How much water is left?
Ne kadar bal kaldı?How much honey is left?
Ne kadar ekmek kaldı?How much bread is left?
Ne kadar şarap kaldı?How much wine is left?
Ne kadar süt kaldı?How much milk is left?
Ne kadar yiyecek kaldı?How much food is left?
Ne kadar pasta kaldı?How much cake is left?
Ne kadar bira kaldı?How much beer is left?
Tom üst katta kaldı.Tom stayed upstairs.
Tom gitmek zorunda kaldı.Tom had to go.
Tom ve Mary onu tek başlarına yapmak zorunda kaldılar.Tom and Mary had to do that by themselves.
Hem Tom hem de Mary ikisi de derse geç kaldı mı?Were Tom and Mary both late for class?
Tom planladığıdan daha uzun kaldı.Tom stayed longer than he'd planned.
Hem Tom hem de Mary sessiz kaldı.Both Tom and Mary kept quiet.
Buraya gelirken neredeyse her ışıkta durmak zorunda kaldım.I had to stop at almost every light on the way here.
Tom arabasının benzini bittiği için geç kaldı.Tom was late because his car ran out of gas.
Tom bir çekici için üç saat beklemek zorunda kaldı.Tom had to wait three hours for a tow truck.
Geç kaldığım için üzgünüm. Bir daha olmayacak.I'm sorry I was late. It won't happen again.
Tom yağmur yağdığı için içeride kaldı.Tom stayed inside because it was raining.
Tom'un önerdiği otelde kaldık.We stayed at the hotel Tom recommended.
Tom Mary'nin neden geç kaldığını bilmek istedi.Tom wanted to know why Mary was late.
Tom kalmak istemedi, ama kaldı.Tom didn't want to stay, but he did.
Tom'un kalmasına gerek yoktu ama kaldı.Tom didn't need to stay, but he did.
Bu sabah geç kaldığım için üzgünüm.I'm sorry I was late this morning.
Bu sabah işe geç kaldım.I was late for work this morning.
Bugün öğleye kadar yatakta kaldım.I stayed in bed until noon today.
Dün işe geç kaldım.I was late for work yesterday.
Dün gece eve yürümek zorunda kaldım.I had to walk home last night.
Bu kadar geç kaldığım için özür dilerim.I apologize for being so late.
Ne kadar beklemek zorunda kaldın?How long did you have to wait?
Tom ne kadar süre beklemek zorunda kaldı?How long did Tom have to wait?
Toplantıya geç kaldım.I was late for the meeting.
Öğleye kadar yatakta kaldım.I stayed in bed until noon.
Uzun süre beklemek zorunda kaldım.I had to wait a long time.
Tom gerçekten geç kaldı.Tom is really late.
Tom'un bunu yapmak zorunda kaldığını düşünüp düşünmediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom thought you had to do that.
Tom'un Mary'ye bunu yapmak zorunda kaldığını söyleyip söylemediğini merak ettim.I wondered whether or not Tom had told Mary she had to do that.
.Tom parmağını tetikten kaldırdı ve silahı indirdi.Tom took his finger off the trigger and lowered the gun.
Yeni arabamın üstüne bir ağaç düştü ve onu hurdaya ayırmak zorunda kaldım.A tree fell on my new car and I had to junk it.
Geç kaldığın için Tom'a özür dilemesin.You should apologize to Tom for coming late.
Tom'un bunu tek başına yapmak zorunda kaldığını bilmiyordum.I didn't know Tom had to do that by himself.
Tom çamaşır deterjanı kapsülünü yedikten sonra hastaneye kaldırıldı.Tom was hospitalized after eating a laundry detergent pod.
Tom bana Mary'nin her zaman geç kaldığını söyledi.Tom told me Mary was always late.
Tom Mary'ye benim hep geç kaldığımı söyledi.Tom told Mary I was always late.
Bu, Boston'da kaldığımız otelin bir fotoğrafı.This is a picture of the hotel we stayed at in Boston.
Tom kendi başına odasında kaldı.Tom stayed in his room by himself.
Boston'da ucuz bir otelde kaldık.We stayed in an inexpensive hotel in Boston.
Tom ve ben toplantıya geç kaldık.Tom and I were late for the meeting.
Trafik yoğundu, bu yüzden Tom ve ben toplantıya geç kaldık.The traffic was heavy so Tom and I were late for the meeting.
Tom'un otobüsü geç kaldı.Tom's bus was late.
Okumak için bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day reading.
Tom, ailesine üç dersten kaldığını söylemekten korkuyordu.Tom was afraid to tell his parents that he'd flunked three classes.
Bu kutuyu tek başıma kaldıramam.I can't lift this box by myself.
Yoğun trafik nedeniyle Tom ve ben toplantıya geç kaldık.Because there was a lot of traffic, Tom and I were late to the meeting.
Tom çaresiz kaldı.Tom got desperate.
Geçen pazartesi evde kaldım.I stayed at home last Monday.
Tom'un geç kaldığını sanmıyorum.I don't think Tom was late.
Bugün okula geç kaldım.I was late for school today.
İlgili Sayfalar