kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yapacak çok şeyimiz kaldı.We have so much left to do.
Yapılacak bir sürü iş kaldı.There's a lot of work left to be done.
Tom'un kızımdan uzak kaldığından emin ol.Make sure Tom stays away from my daughter.
Konserin sonuna kadar kaldın mı?Did you stay till the end of the concert?
Ben bile bu küçük kutuyu kaldıramam.I can't even lift this small box.
Tom bu öğleden sonra toplantıya geç kaldı.Tom was late for the meeting this afternoon.
Tom bir kaza geçirdiği için dün derse geç kaldı.Tom was late for class yesterday because he had an accident.
Ebeveynlerime yalan söylemek zorunda kaldım.I had to lie to my parents.
Arıcılar balı toplamak için peteği kaldırdılar.Beekeepers remove the honeycomb to collect the honey.
Çocuklar kaldırım üzerine tebeşirle resimler çizdiler.The children drew pictures on the sidewalk with chalk.
O piyanoyu kaldırırsam fıtık olurum.If I lift that piano, I'll get hernia.
Tom üniversitede John'la birlikte kaldı.Tom roomed with John in college.
At, binilmeden önce terbiye edilmek zorunda kaldı.The horse had to be broken in before it could be ridden.
Sabaha kadar uyanık kaldım.I stayed awake until morning.
Ben sabaha kadar uyanık kaldım.I stayed awake 'till the morning.
Böyle ağır bir arabayı kaldıramam.I cannot lift such a heavy car.
Yardım edin! İçeride kilitli kaldım!Help! I've been locked in!
Tom çocuklardan dolayı evde kaldı.Tom stayed home because of the kids.
Tom çocukları kaldırdı ve onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke the children up and told them to get ready for school.
Tom çocukları kaldırıp onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke up the children and told them to get ready for school.
Tom uzun süre kaldı mı?Did Tom stay long?
Tom bana otuz dakika geç kaldığımı söyledi.Tom told me that I was thirty minutes late.
Herkese yalan söylemek zorunda kaldım.I had to lie to everyone.
Kaldığımız otel çok güzeldi.The hotel we stayed at was very nice.
Kıçını kaldır da buraya gel!Get your ass over here!
Kıçını kaldır!Get your butt over here!
Benim birkaç dakikam kaldı.I've some minutes left.
Geç kaldığın için Tom'a özür dilemelisin.You should apologize to Tom for being late.
O, konuşmanın bir bölümünü unuttu ve bir süre uydurmak zorunda kaldı.He forgot a section of the speech and had to improvise for a while.
Devler sonunda finale kaldı.The Giants finally made it to the playoffs.
Varışa kaç saat kaldı?How many hours left till arrival?
Fizik öğretmeni her zamanki gibi derse geç kaldı.The physics teacher was late to class, as usual.
Tom kumaşın inci beyazlığına hayran kaldı.Tom admired the pearly whiteness of the fabric.
Boston'da neredeyse bir hafta kaldık.We stayed in Boston for about a week.
İlginç bir soru cevapsız kaldı.An interesting question remained unanswered.
Gilbert gene geç kaldı.Gilbert is late yet again.
Tom işten başını kaldıramadı.Tom worked his fingers to the bone.
Uyuyakaldım bu yüzden okula geç kaldım.I overslept so I was late to school.
Uyuyakaldım, bu yüzden okula geç kaldım.I slept in, so I was late to school.
Uyuyakalmışım, bu yüzden okula geç kaldım.I slept in, so I was late to school.
O orada dört yıl kaldı. Onu büyük sevinç ve sıkıntı bekliyordu.He remained there for four years. Great joy and distress awaited him.
Tom'un ebeveynleri sadece çocukların hatırı için birlikte kaldı.Tom's parents only stayed together for the sake of the children.
Onlara yetişmeye çalıştım ama sonunda geride kaldım.I tried to keep up with them, but eventually I fell behind.
En son ne zaman bunu yapmak zorunda kaldın?When was the last time you had to do this?
En son ne zaman bana bir şey yapmayı hatırlatmak zorunda kaldın?When was the last time you had to remind me to do something?
Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.Tom had to forgo his morning swim, on account of it being too cold.
O, şapkasını kaldırdı.He raised his hat.
Bütün sabah yatakta kaldım.I stayed in bed all morning.
Bütün gece hayalet hikâyeleri anlatarak uyanık kaldık.We stayed awake all night telling ghost stories.
Bisikletim bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldım.My bicycle broke, so I had to walk.
O onun elini kaldırdı ve onu öptü.He lifted her hand and kissed it.
O nazikçe onun elini kaldırdı ve onu öptü.He gently lifted her hand and kissed it.
Hastaneye kaldırıldı.He was hospitalized.
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.I had to remove the panel in order to access the computer.
Ağaçlar parktan kaldırıldı.Trees have been removed from the park.
Mary'nin büyükbabası tırpanla hasat kaldırırdı.Mary's grandfather used to harvest by scythe.
Tom tıkılı kaldı.Tom got stuck.
O, hastaneye kaldırıldı.He has been hospitalized.
Ben yalan söylemeye mecbur kaldım.I was forced to lie.
En genç çocuk diğer turistlerin gerisinde kaldı.The youngest boy dropped behind the other tourists.
İlgili Sayfalar