kaldı ile cümle
kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz güzel bir otelde kaldık.We stayed at a nice hotel.
Ucuz bir otelde kaldı.He stayed at a cheap hotel.
O ucuz bir otelde kaldı.She stayed at a cheap hotel.
Ucuz bir otelde kaldım.I stayed at a cheap hotel.
Biz ucuz bir otelde kaldık.We stayed at a cheap hotel.
Ben istifa etmek zorunda kaldım.I was forced to resign.
O, istifa etmek zorunda kaldı.He was forced to resign.
O istifa etmek zorunda kaldı.She was forced to resign.
O yalnız kaldı.He stayed alone.
Öğrenci elini kaldırdı.The student raised his hand.
Onun adını ve telefon numarasını yazmak zorunda kaldım.I had to write his name and his phone number.
Video kaldırıldı.The video has been removed.
Yükselen bir gelgit tüm tekneleri kaldırır.A rising tide lifts all boats.
Bu herkesin kaldırabileceği bir şey değil.It's not for the faint of heart.
Bir süre öyle kaldılar.They stayed like that for a while.
Çok geç kaldık.We were too late.
Matematik sevmememe rağmen logaritma okumak zorunda kaldım.Although I didn't like math, I had to study logarithms.
Ellerini kaldır.Raise your hands.
Ben Varşova'yı terk etmek ve geçimimi başka bir yerde sağlamak zorunda kaldım.I had to leave Warsaw and make my living somewhere else.
Ellerinizi kaldırın.Put your hands up.
Tom silah zoruyla yemek zorunda kaldı.Tom was forced to eat at gunpoint.
Challah o kadar lezzetliydi ki sadece ondan tarifeyi istemek zorunda kaldım.The challah was so delicious that I just had to ask her for the recipe.
Piyanoyu yalnız kaldıramazsın.You can't lift the piano by yourself.
Kazara hamile kaldım.I got pregnant accidentally.
Birkaç gün kaldı!Only a few days are left!
O hep yanımda kaldı.She always stayed by my side.
Kaldırımın kenarına oturdu.Tom sat on the curb.
Tom neden geç kaldığı hakkında bir şey söylemedi.Tom didn't say anything about why he was late.
Dinlenmek için evde kaldım.I stayed home to rest.
O evde kaldı ve hastaymış gibi davrandı.She stayed home and pretended to be sick.
Öyle kötü bir baş ağrısı vardı ki toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı.He had such a bad headache that he had to cancel the meeting.
Tom kesinlikle ağzı açık kaldığını söylüyor.Tom says he was absolutely stunned.
Tom ve Mary koşmak zorunda kaldı.Tom and Mary had to run.
Tom malzemeleri yerden kaldırdı.Tom picked the stuff up off the floor.
Zaten geç kaldım.I am already late.
Niçin kaldın?Why did you stay?
Nerede kaldın?Where did you stay?
Tom'un neden geç kaldığını öğrendim.I found out why Tom was late.
Dün gece yine geç vakte kadar çalışmak zorunda kaldığını görüyorum.I see you had to work late again last night.
Sanırım bu planı rafa kaldırmalıyız.I think we should scrap this plan.
Durmak zorunda kaldık.We had to stop.
Durdurmak zorunda kaldım.I had to stop.
O, kız kardeşiyle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldı.She had to share a bedroom with her sister.
O erkek kardeşiyle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldı.He had to share a bedroom with his brother.
İşe geç kaldım.I'm late for work.
Dün ne yemek zorunda kaldığımı hatırlamıyorum.I can't remember what I had to eat yesterday.
Ellerini havaya kaldır!Put your hands up in the air!
Tom saldırganın kafasını vurmak niyetiyle kazayağı kaldırdı.Tom raised the crowbar intending to smash his attacker's head.
Tom gizli altın paraları aramak için döşeme tahtalarını kaldırdı.Tom pried up the floorboards looking for the hidden gold coins.
O ellerini kaldırdı.She raised her hands.
Yalan söylemek zorunda kaldığını itiraf etti.He confessed he had to lie.
Tom o sandığı kendi başına kaldıramaz.Tom can't lift that crate by himself.
Sadece üç tanem kaldı.I only had three left.
Bu politikanın birkaç yıl önce kaldırıldığını sandım.I thought that policy was abolished a couple of years ago.
Ölüm cezasının kaldırılmasını düşündüm.I thought the death penalty should be abolished.
Kıyıya gitme yerine gemide kaldık.Instead of going ashore, we stayed on the ship.
Ben gemiden inmek zorunda kaldığımı hissettim.I felt I just had to get off the ship.
Bugün osurmak zorunda kaldım.Today I had to fart.
Tom kutunun tek başına kaldıramayacağı kadar çok ağır olduğunu söyledi.Tom said that the box was too heavy to lift by himself.
Soru sormak istiyorsanız lütfen elinizi kaldırın.If you want to ask a question, please put your hand up.
İlgili Sayfalar