kalacağım ile cümle

kalacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, martwię się o to, gdzie będę mógł mieszkać. Co?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, ma tot gandesc unde voi locui.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, sono preoccupato, dove andrò ad abitare? Ah sì?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, tôi sẽ sống ở đâu? Luôn khó khăn khi bắt đầu 1 công việc.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lysias, ανησυχώ για το που πρόκειται να μείνω.
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum. Ne? Fakat siz artık çalışmaya başladınız.Lísias, wo werde ich wohnen?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.N'exagère pas. Lísias, j'ai un soucis: où vais-je habiter?
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Лизиас, я беспокоюсь, где мне остановиться.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.Je ne suis pas sûre de la durée pour laquelle je vais rester ici, mais pour le moment, j'apprécie votre aide.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.Nem tudom egész biztosan, meddig fog tartani, de jelenleg köszönöm a segítségüket.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.Δεν ξέρω για πόσο καιρό θα είναι, αλλά προς το παρόν, παρακαλώ να με φροντίσετε.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.لا ادري لكم من الوقت, لكن طيلة فترة اقامتي من فضلكن اعتنين بي
Ne olursa olsun hayatta kalacağım!Przetrwam to, choćby nie wiem co.
Ne olursa olsun hayatta kalacağım!¡Sobreviviré, pase lo que pase!
Ne olursa olsun hayatta kalacağım!Sopravvivrò, a qualunque costo.
Ne olursa olsun hayatta kalacağım!Vou sobreviver, dê por onde der!
Ne olursa olsun hayatta kalacağım!Θα επιζήσω πάση θυσία!
Ne olursa olsun hayatta kalacağım!Я выживу, во что бы то ни было!
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Até quando verei o estandarte, e ouvirei a voz da trombeta?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Až dokedy budem vídať prápor, budem slýchať zvuk trúby?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Až dokud vídati budu korouhev, slýchati hlas trouby?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?ddig látok még [hadi] zászlót, [és] hallom a kürt szavát?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Dokądże widzieć będę chorągiew, i słyszeć głos trąby?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Doklej naj gledam zastavo in poslušam trombe glas? –
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Fino a quando dovrò vedere segnali e udire squilli di tromba
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?¿Hasta cuándo habré de ver la bandera y tendré que oír el sonido de la corneta
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Hoelang moet dit nog duren? Hoelang moet ik nog oorlog en dood om mij heen zien?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Huru länge skall jag se stridsbaneret och höra basunljud?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Hvor længe skal jeg skue Banneret, høre Hornet?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Hvor lenge skal jeg se banneret, skal jeg høre basunlyd?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Jusques à quand verrai-je la bannière, Et entendrai-je le son de la trompette? -
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?내가 저 기호를 보며 나팔소리 듣기를 어느때까지 할꼬
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Kuinka kauan minun täytyy nähdä sotalippua, kuulla pasunan ääntä?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Pînă cînd voi vedea steagul fîlfăind şi voi auzi sunetul trîmbiţei?`` -
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Tôi sẽ thấy cờ và nghe tiếng kèn cho đến chừng nào?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Tôi sẽ thấy cờ và nghe tiếng kèn cho_đến chừng nào ?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Wie lange soll ich doch das Panier sehen und der Posaune Hall hören?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Εως ποτε θελω βλεπει την σημαιαν, θελω ακουει τον ηχον της σαλπιγγος;
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?До кога ще гледам знаме И ще слушам тръбен глас?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?Долго ли мне видеть знамя, слушать звук трубы?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?עד מתי אראה נס אשמעה קול שופר׃
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?حتى متى ارى الراية واسمع صوت البوق.
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?我 看 見 大 旗 、 聽 見 角 聲 、 要 到 幾 時 呢
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?我 看見 大旗 、 聽見 角聲 、 要到 幾時 呢
Onlara biraz geç kalacağımı söyle.Dites-leur que je serai un peu en retard, s'il vous plaît.
Onlara biraz geç kalacağımı söyle.Kérem, szóljon, hogy kicsit később kezdődik.
Onlara biraz geç kalacağımı söyle.Πες τους πως θα αργήσω λίγο.
Onlara biraz geç kalacağımı söyle.اخبرهم انني سأتأخر قليلا
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Cred că voi rămâne 35 de ani -- poate voi muri.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum."Credo che resterò là fino ai trentacinque anni, forse... forse morirò".
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Creo que me quedaré ahi hasta los 35 años, quizás--quizás muera.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Ich denke, ich werde bis 35 bleiben, vielleicht - vielleicht werde ich sterben.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Ik denk dat ik er 35 jaar blijf. Misschien sterf ik wel.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Je pense que je vais y rester pendant 35 ans, peut-être -- peut-être que je mourrai.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Myślę, że zostanę tam do 35 roku życia, może - może umrę.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Myslím, že tu zůstanu tak do 35, možná - možná že zemřu.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Szerintem maradok, amíg 35 leszek, aztán talán... talán meghalok.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Νομίζω ότι θα μείνω για τριάντα-πέντε, μπορεί - μπορεί να πεθάνω.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.Мисля, че ще остана за тридесет и пет, може би -- може би ще умра.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum."Я думаю быть там 35 лет. Может быть, я умру".

İlgili Sayfalar