kalıyorum ile cümle

kalıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Üzgünüm, geç kalıyorum. On dakika içinde orada olacağım!Sorry - I’m running late. I’ll be there in 10 minutes!
Şimdi içeride kalıyorum.I just stay inside now.
Ben şüpheli kalıyorum.I remain doubtful.
Bu durumda, evet demek zorunda kalıyorum.In this situation, I am forced to say yes.
Yağmur yağıyor, bu yüzden burada kalıyorum.It's raining, so I'm staying here.
Daha hızlı gidebilir miyiz? Geç kalıyorum.Could we go faster? I'm late.
Bu ay amcamla birlikte kalıyorum.I'm living with my uncle this month.
Boston'da kalıyorum.I'm staying in Boston.
Sahile yakın bir otelde kalıyorum.I'm staying at a hotel near the beach.
Bu gece evde kalıyorum.I'm staying at home tonight.
Avustralya’da kalıyorum.I'm staying in Australia.
şimdi Avustralya’da kalıyorum.I'm staying in Australia now.
Ben burada kalıyorum, Elveda" diyerek hepimizle el sıkıştı.Saying goodbye he shook hands with each of us."
"Hukuk okurken, sürekli "göstermek" kelimesiyle karşı karşıya kalıyorum."In the course of my law reading, I constantly came upon the word 'demonstrate'.
Oksijensiz kalıyorumAsphyxiated
Ancak bu malzemeler hazır bulunmadığından, onları kendim yapmak zorunda kalıyorum.But they don't exist. So I'm having to make them.
Bu da konum ekseni. - Biraz hareketsiz kalıyorum. -Let's see.
Hadi. Neden ben burada kalıyorum?Super 61 is going down.
Kimse çubuk çekmeyecek. - Ben kalıyorum.Nobody's gonna draw straws.
Arka plan basit ise genellikle üç ya da dört saat ayakta kalıyorum.If the background is simple, I usually have to stand for three to four hours.
Batırdıktan sonra hep rapor yazmak zorunda kalıyorum.After messing up, I always end up writing reports.
Kendime şu soruyu sormak zorunda kalıyorum ("Mimarların kulakları var mı?") (Gülüşmeler)I am forced to ask myself a question. ("Do architects have ears?") (Laughter)
Sen kalıyorsun, ben kalıyorum.You do. I do.
- Konuş, derse geç kalıyorum!- What is it? I'm late for school!
Burda sadece kısa bir süre için kalıyorum.I'm only staying here for a little bit anyways.
İnsanların vardıkları noktalara nasıl geldiklerine hayran kalıyorum.I'm fascinated by how people got to be there.
Sessiz kalıyorum, bu doğru.I keep quiet, that's true.
Beni arayacağını söylediğin akşamlar evde kalıyorum.I stay at home each night when you say you'll phone
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.You don't, and I'm left alone just singin' the blues and sighin'
--Tanrım, düşündüğümden daha fazla tutulup kalıyorum, demek istediklerimi söyleyemiyorum.I'll look away from the picture.
Neden sırf senin karının yüzünden balayımda böyle şeylerle uğraşmak zorunda kalıyorum!Why am I stuck in this situation because of your wife?!
Ve sonra bu süreç, 300 ya da n kez tekrar edeceğim. Ben soyut kalıyorum.And then this process is going to repeat 300 or n times, because I'm staying abstract.
Diyelim ki işsiz kalıyorum, veya başka bir aksilik oluyor.And I lose my job, or you know, whatever.
Onunla kalıyorum, biliyorsun.I'm staying with him, you know.
İşim o kadar kişisel ve o kadar garip ki kendi sözlüğümü yaratmak durumunda kalıyorum.My work is so personal and so strange that I have to invent my own lexicon for it.
Ben hırsızlık yapmadım, o zaman neden bedelini ben ödemek zorunda kalıyorum”, dedi.I didn't steal, so why do I have to pay," Gregory said.
İtalya'da kalıyorum.Ich bleibe in Italien.
Bazen Tatoeba'da üç saat kalıyorum.Manchmal bleibe ich drei Stunden lang in Tatoeba.
İtalya'da kalıyorum.Je reste en Italie.
Öğlene kadar kalıyorum.Je reste jusqu'à midi.
Sürekli seyahat ediyorum, sık sık ailemden uzak kalıyorum ve bu çok canımı sıkıyor.Je suis constamment en voyage, je suis souvent loin de ma famille et cela m'ennuie beaucoup.
İtalya'da kalıyorum.Me quedo en Italia.
Osaka'da kalıyorum.Me quedo en Osaka.
Bir arkadaşla birlikte kalıyorum.Me quedo con una amiga.
Seninle kalıyorum.Me quedo contigo.
New York'ta bir otelde kalıyorum.Me hospedo en un hotel de Nueva York.
Evde kalıyorum.Me quedo en casa.
Sizinle kalıyorum.Me quedo con usted.
Arkadaşlarla kalıyorum.Me quedo con unos amigos.
Burada kalıyorum.Me quedo aquí.
"Emre Kızılırmak: Annemin yanında babamdan babamın yanında annemden ayrı kalıyorum".Pero ¡ay de mí!, sufro un destino semejante al de mi padre.
Orijinal planıma bağlı kalıyorum.Я придерживаюсь своего первоначального плана.
İtalya'da kalıyorum.Fico na Itália.
Evde kalıyorum.Ik blijf thuis.
İtalya'da kalıyorum.Ik blijf in Italië.
Burada kalıyorum.Ik blijf hier.
Sonuna kadar kalıyorum.Ik blijf tot het einde.
Ben bunun dışında kalıyorum.Ik blijf hierbuiten.
Şimdilik amcamla birlikte kalıyorum fakat daha sonra küçük bir apartman dairesine taşınacağım.Póki co mieszkam z wujkiem, ale później wyprowadzę się do jakiegoś małego mieszkania.
Bugün evde kalıyorum.Σήμερα μένω στο σπίτι.
İlgili Sayfalar