Ana içeriğe geç
Sözlük

kalıyorsunuz ile cümle

kalıyorsunuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu otelde mi kalıyorsunuz?Are you staying at this hotel?
Bugün ikiniz de evde kalıyorsunuz.Today both of you are staying home.
Boston'da iken nerede kalıyorsunuz?Where do you stay when you're in Boston?
Boston'a geldiğinizde nerede kalıyorsunuz?Where do you stay when you come to Boston?
Gerçekten Hilton'da mı kalıyorsunuz?Are you really staying at the Hilton?
Ne kadar Avustralya’da kalıyorsunuz?How long are you staying in Australia?
Ingram'la siz kalıyorsunuz.Hann for bort með Ingvari.
Sizde mi burada kalıyorsunuz?Are you staying here?
Demek o odada kalıyorsunuzAh, you're in that room.
Ve hava düzelene kadar bu kulubede bizimle kalıyorsunuz.And you'll stay with us in this cabin until the weather improves.
Mezuniyetinize geç kalıyorsunuz.You're going to be late to your graduation?
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.It's just kind of -- you just have to learn it.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Well if you're reclined a great deal, you have to use muscle force to hold your head there.
Ingram'la siz kalıyorsunuz.Er bleibt mit Britta zusammen.
Ingram'la siz kalıyorsunuz.Está interesado en Ingrid.
Ingram'la siz kalıyorsunuz.Poi ha incontrato Ingram.
Ingram'la siz kalıyorsunuz.Lever tillsammans med Britta.
Ingram'la siz kalıyorsunuz.Подорожує разом з Аангом.
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›"Así ha dicho Senaquerib, rey de Asiria: ¿En qué confiáis vosotros que permanecéis sitiados en Jerusalén
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Assim diz Senaqueribe, rei da Assíria: Em que confiais vós, para vos deixardes sitiar em Jerusalém?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Bo choć mówił Pan do Manasesa, i do ludu jego, przecież oni nie słuchali.
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›«Dice Sennàcherib re d'Assiria: Di chi avete fiducia voi per restare in Gerusalemme assediata
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Ezt mondja Sénakhérib, az assiriai király: Kiben bíztok, hogy Jeruzsálemben maradtok a megszállás idején?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›앗수르 왕 산헤립은 이같이 말하노라 너희가 예루살렘에 에워싸여 있으면서 무엇을 의뢰하느냐
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›"Näin sanoo Sanherib, Assurin kuningas: Mihin te luotatte, kun jäätte Jerusalemiin saarroksiin?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Tako pravi Senaherib, kralj asirski: Na koga stavite upanje, da sedite v obleganem Jeruzalemu?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Takto praví Senacherib král Assyrský: V čem vy doufáte, že zůstáváte v ohradě v Jeruzalémě?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Ουτω λεγει Σενναχειρειμ ο βασιλευς της Ασσυριας Εις τι πεποιθοτες καθησθε, πολιορκουμενοι εν Ιερουσαλημ;
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›Така казва асирийският цар Сенахирим: На що се надявате та чакате в Ерусалим обсадата му?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›так говорит Сеннахирим, царь Ассирийский: на что вы надеетесь и сидите в крепости в Иерусалиме?
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›כה אמר סנחריב מלך אשור על מה אתם בטחים וישבים במצור בירושלם׃
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›هكذا يقول سنحاريب ملك اشور. على ماذا تتكلون وتقيمون في الحصار في اورشليم.
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›亞 述 王 西 拿 基 立 如 此 說 、 你 們 倚 靠 甚 麼 、 還 在 耶 路 撒 冷 受 困 呢
‹‹Asur Kralı Sanherib şöyle diyor: ‹Neye güvenerek Yeruşalimde kuşatma altında kalıyorsunuz?›亞述 王 西拿基立 如此 說 、 你 們 倚靠 甚麼 、 還 在 耶路撒冷 受困 呢
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Als je ver achterover leunt, moet je spierkracht gebruiken om je hoofd daar te houden.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.E se ci si reclina molto, bisogna usare la forza dei muscoli per tenere qui la testa.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Et si vous êtes très incliné, vous devez utiliser la force musculaire pour maintenir votre tête comme ça.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Kiedy mocno się odchylamy, musimy użyć siły mięsni aby utrzymać głowę w ten sposób.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.그러므로 깊숙히 기댈수록 머리를 수직으로 들 수 있도록 많은 힘을 써야 합니다.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Nếu bạn được ngả ra ở mức độ lớn, bạn phải dùng tới lực của cơ để giữ phần đầu nhu thế này.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Şi dacă sunteţi înclinat foarte mult, va trebui să folosiţi forţă musculară pentru a vă menține capul acolo.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Und wenn Sie sich recht weit zurücklehnen bedarf es Ihrer Muskelkraft, um Ihren Kopf dort zu halten.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Y si se reclinan en exceso tienen que usar la fuerza de los músculos para mantener la cabeza allí.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Εάν ανακλιθείτε πάρα πολύ πρέπει να χρησιμοποιήσετε μυική δύναμη για να κρατήσετε το κεφάλι εκεί.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.А ако се облегнеш много, трябва да използваш мускулна сила, за да държиш главата си там.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.Когда вы откидываетесь слишком сильно, приходится напрягать шейные мускулы, чтобы поддерживать голову.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.ואם אתה נשען בצורה משמעותית לאחור אתה נאלץ להשתמש בשרירים בכדי להחזיק את הראש במקום.
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.واذا اتكأت للخلف يتوجب عليك استخدام قواك العضلية لابقاء راسك في الوضع المطلوب
Bayağı yaslanırsanız, kafanızı orda tutmak için kas gücü kullanmak zorunda kalıyorsunuz.頭部を支えるために 筋肉を使わなくてはならない そこでヘッドレストが必要になります
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Anda harus mempelajarinya.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Det är liksom, man bara måste lära sig.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Det er sådan, at du bare skal lære det.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.E' come, tipo, bisogna impararle e basta.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Egyszerűen meg kell tanulni.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Es como si uno tuviese que aprenderlo.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Gewoon, je moet het leren.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.사교술은 단지 배워야 하는 것이죠.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Musiałam się ich po prostu nauczyć.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Nó gần giống như, bạn phải học thuộc nó.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.Pur si simplu, a trebuit sa le invat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod