Günümüzde temiz ve kalıplı çizgileri ile tanınır.He is known today for his clean, tailored lines.
GUNNER (Topçu): Büyük ağır silahları kullanan, büyük kalıplı adamlardır.Gunner: Kann als einziger Maschinengewehre tragen, die natürlich sehr schwer sind.
Bazı tüketici şişirme kalıplı kaplar ayrılmaz tutamaçlara sahiptir.بعض الحاويات لديها غطاء فضفاض عن الإغلاق.
Türkiye'de kalıplık kontrplak (plywood) üretimi yapılmamaktadır.Στο Ιράν το τσάι με μπαχαρικά παρασκευάζεται σε νερό (χωρίς γάλα).
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.Tu as besoin d'être capable d'endurer, d'être moulé et cuit
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.قلت يجب أنّه كي أكون قادرة على التحمّل, يجب أن يتّم تشكيلي, تصويبي ثم حرقي في درجة حرارة عالية
Ateşte kalıplı, şekilli ve yanmış; sabretmem gerektiğini söyledin.後悔しないようにって 先輩 そう言ったじゃないですか