1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.In the summer of 1980, she slipped at home and broke her hip.
Vincent'ın annesi Anna van Gogh'un o sırada kalça kemiği kırığı iyileşme safhasındaydı.Vincent's mother, Anna van Gogh, was healing from a broken thighbone.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Then I'd tell them, "Well, I'm getting my hip replaced -- in 18 months.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Aging:
Pelvik kemer Sağ kalça kemiğinin iç yüzeyi.Pelvic girdle Right hip bone. Internal surface.
Sağ kalça kemiği.Right hip bone.
Kalça kemiğinin kemikleşme planı.Plan of ossification of the hip bone.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.En été 1980, elle se casse la hanche après avoir glissé dans sa maison.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.En el verano de 1980, se resbaló en su casa y se rompió la cadera.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Летом 1980 она поскользнулась, будучи дома, и сломала бедро.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.تزحلقت في صيف 1980 في البيت وكسرت وركها.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.No verão de 1980, escorregou-se em sua casa e rompeu-se a cadera.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Latem 1980 roku pośliznęła się w domu i złamała biodro.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.V roce 2010 doma upadla, zlomila si ruku a její stav se zhoršil.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.Το καλοκαίρι του 1980 έπεσε κάτω και έσπασε το γοφό της.
Kalça kemiği diğer dinozorlar gibi açık(ayrık) değildi aksine kupa şeklindeydi.Men den holdt halsen rett frem, ikke i en S-form, slik som andre kjøttetende dinosaurer.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.1980年の夏に彼女は家の中でころび、尻の骨を折った。
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.בינואר 1994 מעדה בחדר השינה בביתה ושברה את אגן הירכיים.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.U travnju 1996. godine pala je i slomila ključnu kost.
1980 yazında, evinde kayarak düştü ve kalça kemiğini kırdı.3. juulil 2008 kukkus ta oma Šveitsis asuva kodu aias ja murdis mõlema jala luud.
Mimi kalça kemiğini kırdı, ve orda öylece sabaha kadar yattı.골반이 골절된 미미는 밤에서 아침까지 내내 방바닥에
Mimi kalça kemiğini kırdı, ve orda öylece sabaha kadar yattı.הם ילחצו על הכפתור בלי הפסקה. בסדר?
Mimi kalça kemiğini kırdı, ve orda öylece sabaha kadar yattı.كسرت ميمي عظام الحوض, و ظلت هكذا طوال الليل و النهار التالي
Mimi kalça kemiğini kırdı, ve orda öylece sabaha kadar yattı.誰かが彼女を見つけて病院に連れて行くまで
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.그러고선 그들에게 "음, 저는 18개월 안에 제 엉덩이를 고칠겁니다" 라고 이야기 했답니다.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Apoi le răspundeam eu "Ei bine,urmează să îmi înlocuiesc soldul în 18 luni.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.A potom som im povedala: "Nuž, mne vymenia bedrový kĺb, za 18 mesiacov.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Dann habe ich ihnen erzählt: "Naja, meine Hüfte wird ersetzt -- in 18 Monaten.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var."Então, o que é que faz?" e dizia-lhes: "Vou ter uma anca nova, daqui a 18 meses.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.E poi: "Mi sostituiranno l'anca. Fra 18 mesi.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Kemudian saya beritahu mereka, "Begini, panggul saya akan diganti -- dalam 18 bulan.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Majd mondom, 18 hónap múlva kicserélik a csípőm.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Og jeg fortalte dem; "Ja altså, jeg venter på at få min hofte skiftet - om 18 måneder.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Potem mówiłam: "Dostanę nowe biodro - za 18 miesięcy
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Potom jsem jim řekla "Já dostanu svoji novou kyčli - za 18 měsíců.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var."Que faites-vous ?" Et je leur disais : "Bien, je me fais remplacer ma hanche -- dans 18 mois.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Rồi tôi kể cho họ nghe rằng "Tôi đã chờ được thay hông 18 tháng rồi"
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Sedan berättade jag för dem attjag skulle få höften utbytt - om 18 månader.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var."Wat doe je?" Daarop zei ik: "Ik krijg een nieuwe heup - over 18 maanden.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Y luego les contaba: "A mi me van a operar de la cadera...dentro de 18 meses.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Και μετά πρόσθετα, "Θα κάνω αντικατάσταση γοφού - σε 18 μήνες.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Потім я розповідала: "У мене буде пересадка стегна. Через 18 місяців.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Потом я рассказывала: "Ну, я пересаживаю моё бедро. Через 18 месяцев.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.Тогава им казах "Ами, чакам да сменят бедрото ми след 18 месеца.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.ואז הייתי אומרת להם, "אני עוברת ניתוח להחלפת מפרק הירך - עוד 18 חודשים.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.أجيبهم "سوف يتم استبدال مفصل وركي بعد 18 شهراً.
Sonra onlara anlatıcaktım, "Peki, kalça kemiğimi değiştiriyorum, -- 18 ayım var.この痛みが無くなったらどんなに素晴らしいか!」と言います
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.노화: 아주 거대한 문제입니다. 일년에 3십만명이 골반에 골절을 당합니다.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Altern: Das Problem ist enorm. 300.000 Hüftfrakturen jahrlich.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.El envejecimiento es un problema enorme. Trescientas mil caderas rotas al año.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Envelhecimento: o problema é enorme. 300 000 ancas partidas por ano.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Îmbătrânirea: problema este enormă. 300,000 de şolduri rupte în fiecare an.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Le vieillissement : le problème est énorme. 300 000 hanches cassées chaque année.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.L'invecchiamento: il problema è enorme. Ogni anno 300.000 fratture dell'anca.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Öregedés: a probléma óriási. 300,000 törött [amerikai] csípő évente.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Ouderdom is een enorm probleem. 300.000 gebroken heupen per jaar.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Starzenie się: problem jest ogromny. 300 000 złamanych bioder rocznie.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Стареене: проблемът е огромен. 300 000 счупени бедра годишно.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.Старение населения - колоссальные проблемы. В год 300 тысяч сломанных бёдер.
Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor.זיקנה: הבעיה היא עצומה. 300,000 ירכיים שבורות לשנה.