kaktüs ile cümle

kaktüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağaclar ve kaktüsler bunun için iyidir.Pohon atau kaktus cukup baik.
Ağaclar ve kaktüsler bunun için iyidir.Τα δέντρα και οι κάκτοι είναι κατάλληλα γι' αυτό.
Ağaclar ve kaktüsler bunun için iyidir.Дървета или кактуси са подходящи за това.
Ağaclar ve kaktüsler bunun için iyidir.עצים או קקטוסים טובים לזה.
Ağaclar ve kaktüsler bunun için iyidir.وتعد الأشجار أو الصبار من الوسائل المناسبة لفعل ذلك
Ağaclar ve kaktüsler bunun için iyidir.しかしこの地方で問題だったのは
Ama ben olsam tüm çarţaflarý her taţý ve çöl kaktüslerinin altýna bakardýmAle já bych otočil každou madraci, kámen a pouštní kaktus
Ama ben olsam tüm çarţaflarý her taţý ve çöl kaktüslerinin altýna bakardýmMais ça aurait été moi j'aurais soulevé chaque pierre et chaque cactus
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Aber es war oben zu steinig und voller Kakteen.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Boven op de top was het te rotsig en vol cactussen.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Dar era prea pietros şi plin de cactuşi sus.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.De a tető túlságosan köves és tele van kaktusszal.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Det var för stenigt och fullt med kaktusar där uppe.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.정상은 돌이 많고 선인장이 가득했습니다.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Ma era troppo roccioso e pieno di cactus in cima.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Mais c'était trop rocailleux et plein de cactus en haut.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Mas era demasiado rochoso e cheio de cactos lá em cima.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Na górze było zbyt dużo kamieni i kaktusów.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Nahoře to bylo příliš kamenité a plné kaktusů.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Namun di sana terlalu berbatu dan dipenuhi kaktus.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Nhưng ở đó có quá nhiều đá và đầy những cây xương rồng phía trên.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Pero arriba había muchas piedras y cactus.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Totiž vrch bol príliš kamenistý a plný kaktusov.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Στις κορυφές υπήρχαν βράχια και κάκτοι.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.А на вершине было слишком каменисто и полно кактусов.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.Но беше твърде каменисто и покрито с кактуси на върха.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.אבל זה היה סלעי מדי ומלא קקטוסים למעלה.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.و لكن الأرضية بالاعلي كانت حجرية جدا و مليئة بالصبار.
Ama çok taşlıydı ve her yerde kaktüs vardı.(それで聞いたんです)
Beş gün boyunca rahip ve adamları kaktüslerle beslenmek zorunda kaldılar bu kara iguanaları da bunları yer5 дней епископ и его люди были вынуждены есть побеги кактусов, чтобы побороть чувство голода.
Beş gün boyunca rahip ve adamları kaktüslerle beslenmek zorunda kaldılar bu kara iguanaları da bunları yerPět dní musel biskup přežívat na kaktusových listech. Leguáni galapážští nejedí téměř nic jiného.
Beş gün boyunca rahip ve adamları kaktüslerle beslenmek zorunda kaldılar bu kara iguanaları da bunları yerΕπί 5 μέρες ο Επίσκοπος έζησε με κάκτους... οι χερσαίες ιγουάνες δεν έτρωγαν και κάτι άλλο.
Beş gün boyunca rahip ve adamları kaktüslerle beslenmek zorunda kaldılar bu kara iguanaları da bunları yerבמשך חמישה ימים נאלץ הבישוף .לשרוד על רפידות הקקטוס האיגואנות היבשתיות האלה אוכלות באופן אחר
Beş gün boyunca rahip ve adamları kaktüslerle beslenmek zorunda kaldılar bu kara iguanaları da bunları yerلـ5 أيام الأسقف أجبر للبقاء على وسادات الصبّار هذه أرض الإغوانة والأكل القليل الآخر
Bu bir çöl bitkisi, belki bir kaktüs ve su buharı kaybetmek istemiyor. .Esta planta del desierto, bueno quizas es un cactus, la planta no quiere perder su vapor de agua.
Bu bir çöl bitkisi, belki bir kaktüs ve su buharı kaybetmek istemiyor. .사막에 사는 이 식물, 예를 들면 선인장은 증산 작용으로 수증기가 손실되는 것을 피하려고 할거에요
Bu bir çöl bitkisi, belki bir kaktüs ve su buharı kaybetmek istemiyor. .Tanaman ini gurun, yah mungkin itu kaktus, tidak ingin kehilangan uap airnya.
Bu bir çöl bitkisi, belki bir kaktüs ve su buharı kaybetmek istemiyor. .Ta pustynna roślina, powiedzmy kaktus, nie chce tracić pary wodnej, więc zamyka aparaty szparkowe.
Bu bir çöl bitkisi, belki bir kaktüs ve su buharı kaybetmek istemiyor. .Tato pouštní rostlina, možná je to kaktus, nechce ztratit svou vodu výparem.
Bu bir çöl bitkisi, belki bir kaktüs ve su buharı kaybetmek istemiyor. .Това пустинно растение, може би кактус, не иска да изгуби водните си изпарения.
Dikenli kaktüsleri kullanarak, tehlikeden uzak bir yerde yapmışĐược xây cẩn thận trên một nhánh xương rồng đầy gai.
Dikenli kaktüsleri kullanarak, tehlikeden uzak bir yerde yapmışláká samičku do svého hnízda, chráněného trnitými kaktusovými listy.
Dikenli kaktüsleri kullanarak, tehlikeden uzak bir yerde yapmışהבנוי בקפידה תחת הגנתו .של קקטוס דוקרני
Dikenli kaktüsleri kullanarak, tehlikeden uzak bir yerde yapmışبنى بعناية في حماية وسادة الصبّار الشائكة
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Những đồng cỏ vàng bị gặm sạch bởi kì đà đất Được nêm thêm những thay đổi tuyệt vời từ những bụi xương rồng
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Pajiştile aurii sunt mâncate de iguanele de uscat, care savurează o schimbare plăcută după cactus.
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Zlatavé louky jsou spásány leguány, které teď kaktusové listy tak nelákají.
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...Στα χρυσαφένια λιβάδια βόσκουν χερσαίες ιγουάνες... απολαμβάνουν μια ευχάριστη αλλαγή από τους κάκτους.
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...את שדות האחו הזהובים .רועות האיגואנות היבשתיות מתענגות על השינוי הנעים .מעלי הקקטוס הבשרניים
Kara İguanaları altın rengi çayırlarda otlar kaktüsten sonra hoş bir değişiklik...المروج الذهبية مرعية بلإيغوانات البرية تستمتع بتغيير لطيف من وسادات الصبّار
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.A cochonilha é um produto de um insecto que habita nestes cactos.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.A kosnilt egy rovarból nyerik, ami a kaktuszokon élősködik.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Cochenille ist das Produkt eines Insekts, dass sich von Kakteen ernährt.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Cochenille wordt geproduceerd door een insect dat van cactussen leeft.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Cochineal adalah produk dari serangga yang hidup di kaktus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Coşenila este un produs secundar al unei insecte care trăieşte pe plantele de cactus.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Karmín je produkt hmyzu, ktorý sa živí kaktusom.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Karmín je produkt z hmyzu, které žije na kaktusu.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.코치닐은 선인장류에서 사는 곤충의 산물입니다.
Kırmız maddesi atlas çiçeğinde (kaktüs) yaşayan bir böcekten elde ediniliyor.Kokenillia tuottaa hyönteinen, joka saa ravintonsa kaktuksista.
İlgili Sayfalar