Ana içeriğe geç
Sözlük

kaki ile cümle

kaki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc : Thân mình người khác_nào ngà bóng_láng cẩn ngọc xanh .
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.Tay người như ống tròn vàng có nhận huỳnh ngọc: Thân mình người khác nào ngà bóng láng cẩn ngọc xanh.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.ידיו גלילי זהב ממלאים בתרשיש מעיו עשת שן מעלפת ספירים׃
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.يداه حلقتان من ذهب مرصعتان بالزبرجد. بطنه عاج ابيض مغلف بالياقوت الازرق.
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好 像 金 管 、 鑲 嵌 水 蒼 玉 . 他 的 身 體 如 同 雕 刻 的 象 牙 、 周 圍 鑲 嵌 藍 寶 石
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.他 的 兩 手 好像 金管 、 鑲嵌 水蒼玉 . 他 的 身體 如同 雕刻 的 象牙 、 周圍鑲 嵌 藍寶石
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.(117:13) Сильно толкнули меня, чтобы я упал, но Господь поддержал меня.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Aku diserang dengan sengit dan hampir jatuh, tetapi TUHAN menolong aku
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Bardzoś potężnie na mię nacierał, abym upadł; ale Pan poratował mię.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Com força me impeliste para me fazeres cair, mas o Senhor me ajudou.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Fui empujado con violencia, para que cayese; pero Jehovah me socorrió
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Hårdt blev jeg ramt, så jeg faldt, men HERREN hjalp mig.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Hårdt støtte du* mig forat jeg skulde falle; men Herren hjalp mig. / {* min fiende.}
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Igen taszítottál engem, hogy elessem; de az Úr megsegített engem.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.네가 나를 밀쳐 넘어뜨리려 하였으나 여호와께서 나를 도우셨도다
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Man stößt mich, daß ich fallen soll; aber der HERR hilft mir.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Man stöter mig hårdeligen, för att jag skall falla, men HERREN hjälper mig.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Mi avevano spinto con forza per farmi cadere, ma il Signore è stato mio aiuto
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Močno si me bil pahnil, sovražnik, da bi padel, ali GOSPOD mi je bil na pomoč.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Ngươi có xô ta mạnh đặng cho ta ngã , Nhưng_Giê - hô-va giúp_đỡ ta .
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Ngươi có xô ta mạnh đặng cho ta ngã, Nhưng Giê-hô-va giúp đỡ ta.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Sinä sysäsit minua kovasti, että kaatuisin, mutta Herra auttoi minua.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Sotiť si ma mocne sotil, aby som padol, ale Hospodin mi pomohol.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Tu mă împingeai ca să mă faci să cad, dar Domnul m'a ajutat.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Tu me poussais pour me faire tomber; Mais l`Éternel m`a secouru.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.U hebt mij flink te pakken gehad, ik was zelfs gevallen. Maar de HERE hielp mij.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Velmi jsi ztuha na mne dotíral, abych padl, ale Hospodin spomohl mi.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Με ωθησας δυνατα δια να πεσω αλλ' ο Κυριος με εβοηθησε.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.Ти, враже, ме тласна силно за да падна; Но Господ ми помогна.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.דחה דחיתני לנפל ויהוה עזרני׃
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.دحرتني دحورا لاسقط. اما الرب فعضدني‎.
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.你 推 我 要 叫 我 跌 倒 、 但 耶 和 華 幫 助 了 我
İtilip kakıldım, düşmek üzereydim, Ama RAB yardım etti bana. metin ‹‹Beni itip kaktın››.你 推 我 要 叫我 跌倒 、 但 耶和華 幫助 了 我
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.A nebude tlačiť druh druha; každý muž pojde svojou hradskou, a keby hneď napadli na zbraň, nezahnú.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Chúng nó chẳng hề đụng chạm nhau, ai đi đường nấy; xông qua những khí giới mà chẳng bỏ đường mình.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Chúng_nó chẳng hề đụng_chạm nhau , ai đi đường nấy ; xông qua những khí_giới mà chẳng bỏ đường mình .
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Den ene tränger icke den andre, var och en går sin givna bana; mitt igenom vapnen störta de fram utan hejd.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.drug ne tišči drugega, vsak poedinec gre po svojem tiru, in drevé čez orožje in ne pretrgajo svojega vlaka.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Egymást nem szorongatják; mindenik a maga útján halad; néki rohannak a fegyvernek, és nem esik seb rajtok.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Elk gaat zijn eigen weg. Geen wapen kan hen tegenhouden en in hun gelederen ontstaan geen openingen.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Jeden drugiego nie ściśnie, każdy drogą swoją pójdzie; a choć i na miecz upadną, nie będą zranieni.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Jeden druhého nebude tlačiti, každý silnicí svou půjde, a byť i na meč upadli, nebudou raněni.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.피차에 부딪히지 아니하고 각기 자기의 길로 행하며 병기를 충돌하고 나아가나 상치 아니하며
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.L'uno non incalza l'altro, ognuno va per il suo sentiero. Si gettano fra i dardi, ma non rompono le file
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Nu se împing unii pe alţii, fiecare ţine şirul, se năpustesc prin săgeţi şi nu se opresc din mers.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Toinen ei sysi toistansa: jokainen kulkee omaa suuntaansa. Heittoaseitten välitse ne syöksyvät pysähtymättä.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Не давят друг друга, каждый идет своею стезею, и падают на копья, но остаются невредимы.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.Не се тласкат един друг; Маршируват всеки в своя път; И даже като падат около оръжията Не спират вървежа си.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.ואיש אחיו לא ידחקון גבר במסלתו ילכון ובעד השלח יפלו לא יבצעו׃
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.ولا يزاحم بعضهم بعضا يمشون كل واحد في سبيله وبين الاسلحة يقعون ولا ينكسرون.
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.彼 此 並 不 擁 擠 、 向 前 各 行 其 路 . 直 闖 兵 器 、 不 偏 左 右
İtişip kakışmadan, Her biri kendi yolundan yürüyor. Savunma hatlarını yarıp geçiyorlar, Sırayı bozmadan.彼此 並 不 擁擠 、 向前 各 行其路 . 直 闖 兵器 、 不 偏 左右
-Lütfen Buraya sizin tarafınızdan itilip kakılmak için gelmedim.N-am venit să mă luaţi de sus.
Ve işte bu çelişki, bu itiş kakış yarattığım her bir eserin altındaki gerilimi yaratıyor.זה סוג של דילמה, לדחוף ולמשוך בו-זמנית, זו המערבולת שמתחת לפני הדברים, שעולה בכל עבודה שלי .
Zorla yedirmeye çalışıyordu. Beni itip kakıyordu.Hon försöker tvångsmata mig, hon knuffar runt mig.
Zorla yedirmeye çalışıyordu. Beni itip kakıyordu.그녀는 저를 억지로 먹이려고 했습니다. 저를 이리저리 밀고 있었습니다.
Zorla yedirmeye çalışıyordu. Beni itip kakıyordu.Stava cercando di nutrirmi a forza, di darmi una mossa.
Zorla yedirmeye çalışıyordu. Beni itip kakıyordu.Ze legt ze nu op mijn hoofd, probeert me onder dwang te voederen, duwt me in het rond.
Zorla yedirmeye çalışıyordu. Beni itip kakıyordu.היא ניסתה להאכיל אותי בכוח. היא דחפה בי.
Zorla yedirmeye çalışıyordu. Beni itip kakıyordu.ومن ثم حاولت ان تطعمني اياها بقوة .. واخذت تدفعني
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod