Kahretsin, bunu yapmak neden bu kadar zor olsun ki?Miks see nii raske on?
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.100가지 스타일로 나오게 되면 그 중 하나는 완벽하다고 생각이 듭니다.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Acum când sunt 100 de sortimente, mama lui, unul dintre ele trebuie să fie perfect.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Ahora que vienen en 100 diferentes, maldita sea, uno de ellos ha de ser perfecto.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Ale kiedy jest ponad 100 typów, do diabła, któryś musi być doskonały.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Als Sie in 100 Arten kamen, verdammt, eine von ihnen hätte perfekt sein sollen,
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Avec 100 modèle, mon Dieu, l'un d'eux se devait d'être parfait.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Begitu muncul seratus model, salah satunya pasti sempurna.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Da de udkom i 100 varianter, for dælen, en af dem burde være perfekt.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.De amikor lett belőle 100, a fenébe, egynek belőlük tökéletesnek kellett volna lennie.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Když už jich mají 100 druhů, k čertu, jeden z nich by měl být dokonalý.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Keď ich je 100 druhov, sakra, jedny z nich by mali byť dokonalé.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Khi chúng có 100 kiểu, khỉ thật, một trong chúng lẽ ra phải hoàn hảo.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Ko so prišle v 100 različnih oblikah, prekleto, bi ena izmed njih morala biti popolna.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Kun niitä oli 100 erilaista, hitto, yksien niistä olisivat pitäneet olla täydelliset.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Ma quando ne vidi 100 diversi, accidenti, almeno un tipo doveva essere perfetto.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Men när det fanns 100 alternativ, då borde för böveln ett ha varit perfekt.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Quando apareceram 100 tipos, raios, um deles deveria ser o perfeito.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Toen bleek dat er verschillende waren, en één daarvan zou vast perfect zijn.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Αλλά όταν εμφανίστηκαν 100 στιλ, διάολε, ένα απ' όλα θα έπρεπε να ήταν το τέλειο.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Но когато станаха 100?! Е, тогава поне един трябва да е съвършен.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Но когда их стали делать ста различных фасонов, черт возьми, одни из них должны были быть идеальными.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.Та коли їх стали виробляти у ста різних фасонах, хай йому дідько, якісь із них певно ідеальні!
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.כשהיו מאה סוגים, לעזאזל, אחד מהם היה צריך להיות מושלם.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.لكن عندما تأتي البناطيل ب ١٠٠ نكهة، اللعنة، أحدها عليه أن يكون مثالياً.
100 çeşit önüme geldiğinde, kahretsin, bir tanesi benim için mükemmel olmalıydı.どれかひとつ完璧であるべきだと そして私が得たものは良いものだったけど 完璧ではない
Allah kahretsin!¡Maldita sea!
Allah kahretsin!Ma porca miseria!
Allahım! Kahretsin!Zatraceně!
Allah kahretsin!Oh merde !
Allah kahretsin! Ölmüţ! Ölmüţ!Φύγε.
Allah kahretsin. Ömür boyu taţýyacađým bu yükü.Θα μπορούσες να πεθάνεις ανόητε.
Allah kahretsin! Allah kahretsin! Allah seni kahretsin!Αν αργούσες 2 λεπτά, θα είχε αρχίσει καβγά!
Allah kahretsin! Allah kahretsin! Allah seni kahretsin!Ако беше се забавил още две минути, той щеше да вдигне скандал.
Allah kahretsin! Allah kahretsin! Ölmüţ!Ако искаш да си вървиш, тръгвай.
Allah kahretsin! Allah kahretsin!Είναι από εκεί.
Allah kahretsin! Allah kahretsin!Къде е годеницата ми?
Allah kahretsin, bugün ders erken başlayacaktı.- Jáj, nultá hodina. Mladen, meškám!
Allah kahretsin, bugün ders erken başlayacaktı.- Jestem zmęczony. - Nie ze mną te numery.
Allah kahretsin, bugün ders erken başlayacaktı.- Jo, nultá hodina. Mladene, mám zpoždění!
Allah kahretsin, bugün ders erken başlayacaktı.O nee, ik heb vandaag het eerste lesuur. Ik ga te laat komen.
Allah kahretsin, bugün ders erken başlayacaktı.Wow, ho lezione presto oggi. Sono in ritardo.
Allah kahretsin, bugün ders erken başlayacaktı.Имам първи час! Младене, закъснявам!
Allah kahretsin! Bu ücretsiz davetiye!Mẹ kiếp, lại chỉ là vé mời nữa chứ.
Allah kahretsin! Bu ücretsiz davetiye!اللعنة إنها مجانية
Allah kahretsin!Chết tiệt.
Allah kahretsin!Cholera!
Allah kahretsin!Dannazione!
Allah kahretsin!Et merde !
Allah kahretsin, eve gidiyorum ben. Bu çok saçma.Putain, Faut que je rentre chez moi C'est dingue, ce truc!
Allah kahretsin, eve gidiyorum ben.Do prdele, musím jít domů.
Allah kahretsin, eve gidiyorum ben.¡Joder, tengo que irme a casa de una puta vez!
Allah kahretsin, eve gidiyorum ben.Verdammt nochmals. Ich muss verfickt nochmals nach Hause.
Allah kahretsin. Heriflere söyledim, dövüţemez dedim. Üç kuruţ paraya anlaţtýlar.Каза им, че не е в състояние да се бие, но те го навиха за дребни пари.
Allah kahretsin!Hogy a fene egye meg!
Allah kahretsin!Hogy az a...
Allah kahretsin!¡Maldita sea!
Allah kahretsin. Ömür boyu taţýyacađým bu yükü.По дяволите,през целия си живот ще нося този товар.
Allah kahretsin! Senin yüzünden!Σταμάτα να με σπρώχνεις.
Allah kahretsin! Senin yüzünden!Братле, внимавай!