Ana içeriğe geç
Sözlük

kahkaha ile cümle

kahkaha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)[Intriga y asesinatos entre los pintores de la corte otomana en el siglo XVI.] (Risas)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)"Intrige en moord onder de 16e-eeuwse Ottomaanse hofschilders" (Gelach)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)["Intriger och mord bland 1500-talets ottomanska hovmålare."] (Skratt)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)"Intrige und Mord unter osmanischen Hofmalern des 16. Jahrhunderts" (Lachen)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)[Intriky a vražda ve světě dvorních malířů Otomanské říše v 16. století.] (Smích)
20,000 dolarlık stereoları olan insanlar yeni müziği sevmezler. (Kahkahalar)Orang yang punya stereo 20.000 dolar tidak suka musik baru (Suara tawa)
20,000 dolarlık stereoları olan insanlar yeni müziği sevmezler. (Kahkahalar)Tacy odbiorcy nie lubią nowej muzyki (Śmiech)
20,000 dolarlık stereoları olan insanlar yeni müziği sevmezler. (Kahkahalar)Хора с подобни музикални уредби не харесват нова музика (Смях в залата)
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.22분 동안 웃고, 광고하는 동안 잠깐 쉬었다가, 웃는 시트콤 같은 문제를 선호합니다.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.CM3回と笑い声付きです このように話していますが
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.Očekáváte, že malé problémy jakoby ze sitcomu se uzavřou za 22 minut, pak přijdou tři reklamy a umělý smích.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.Oczekujesz rozwiązania w 22 minuty, z 3 przerwami na reklamę i śmiechem w tle.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.Очакваш проблеми като в сериалите, които се оправят за 22 минути, 3 паузи и смешна песен.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.אתם מצפים לבעיות בגודל פרק בסדרת סיטקום שמתמצות ב-22 דקות, שלוש הפסקות פרסומת ופס קול של צחוק.
22 dakikalık sitcom dizileri, üç reklam arası ve bir kahkaha sesiyle olup biten sorunlar bekliyorsunuz.إنك تتوقع المشكلات الهزلية التي تنتهي في 22 دقيقة 3 استراحات إعلانية ووصلة من الضحك.
2 dakika) (Kahkahalar)(중재자: 2분) (웃음)
2 dakika) (Kahkahalar)2 минути.
2 dakika) (Kahkahalar)Două minute.) (Râsete)
2 dakika) (Kahkahalar)Le agrego dos minutos más!!) (Risas).
2 dakika) (Kahkahalar)( modérateur : ) Encore deux minutes!
2 dakika) (Kahkahalar)Moderator: Dwie minuty. (Śmiech)
2 dakika) (Kahkahalar)(Moderatore: due minuti.) (Risate)
2 dakika) (Kahkahalar)Twee minuten) (Gelach)
2 dakika) (Kahkahalar)(Συντονιστής -- 2 λεπτά) (Γέλια)
2 dakika) (Kahkahalar)(אחראי: שתי דקות.) (צחוק)
2 dakika) (Kahkahalar)(مشرف التحدث: دقيقتين.) (ضحك)
2 dakika) (Kahkahalar)(笑) ファン:いや ここで止めて それは来年話すとしましょう
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][2ª mulher a falar em idioma nativo] [mulher a rir]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][여자 #2 현지어로 얘기함] [여자 웃음]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][2. nő anyanyelvén beszél] [nő nevet]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][2η γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της] [γυναίκα που γελάει]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar] Adam: Vay.Whoa.
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][anden kvinde taler lokalt sprog] [kvinde griner]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][donna n. 2 che parla nella sua lingua] [la donna ride]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][druga kobieta mówiąca w ojczystym języku] [śmiech kobiety]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][kvinna nr 2 pratar på inhemskt språk] [kvinna som skrattar]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][mujer n.º 2 hablando idioma nativo] [mujer ríe]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][nainen #2 puhuu omaa kieltään] [nainen nauraa]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][vrouw 2 spreekt in eigen taal] [vrouw lacht]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][žena 2 hovoří rodnou řečí] [ženský smích]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][другая женщина говорит на родном языке] [женщина смеется]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][المرأة الثانية تتحدث لغتها الأصلية] [امرأة تضحك]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][女が笑う] 男: おお [笑]
3 gün sonra solgunlaştı ve bir hafta sonra ortada şikayet falan kalmadı. (Kahkahalar)Tres días despues, se estaba desvaneciendo, una semana despues, ninguna queja en ningun lado (risas)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)50 éves, de fiatalabbnak néz ki, mint valaha... (Nevetés)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)그녀는 50살입니다. 그리고 앞으로도 쭉 동안일 겁니다. (웃음)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Are 50 de ani și arată mai tânără ca niciodată. (Râsete)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Cô ấy 50 tuổi. Và trông vẫn trẻ trung như ngày nào. (Cười)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Dia berusia 50 tahun. Dan selalu terlihat muda seperti sebelumnya. (Tawa)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Ela já tem 50 anos mas mantém sempre um aspeto jovem. (Risos)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Elle a 50 ans. Et elle a toujours l'air aussi jeune. (Rires)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Ha 50 anni e come sempre non li dimostra affatto. (Risate)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Hon är 50 år gammal. Och hon ser lika ung ut som alltid. (Skratt)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Je jí 50 let. A vypadá dobře jako vždycky. (Smích)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Má 50 rokov. A vyzerá mlado ako vždy. (Smiech)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Ma już 50 lat, ale wciąż wygląda młodo. (Śmiech)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Sie ist 50 Jahre alt. Und sieht immer noch so jung aus wie eh und je. (Gelächter)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Tiene 50 años. Y se ve tan joven como siempre. (Risas)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Ze is 50 jaar oud. En ze oogt nog net zo jong als altijd. (Gelach)
50 yaşında ve her zamanki gibi genç (Kahkahalar)Είναι 50 ετών και φαίνεται νεώτερη από ποτέ. (Γέλια)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod