Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami, Kahire'nin Donald Trump'ıydı.Sami was the Donald Trump of Cairo.
Leyla, Kahire'de hayatının tadını çıkarıyordu.Layla was enjoying her life in Cairo.
Leyla geçenlerde Kahire'ye taşındı.Layla has recently moved to Cairo.
Leyla'nın Kahire'deki en sevdiği nokta Sami'nin mağazasıdır.Layla's favorite spot in Cairo is Sami's department store.
Leyla, Kahire'de Sami'yi ziyaret etti.Layla visited Sami in Cairo.
Leyla, Kahire'nin banliyölerinde doğdu.Layla was born in the suburbs of Cairo.
Leyla, Mısır'daki Kahire'ye yerleşti.Layla settled in Cairo, Egypt.
Leyla, Kahire'nin kuzeyinde yaşıyordu.Layla lived north of Cairo.
Leyla, Kahire'de yaşıyordu.Layla lived in Cairo.
Kahvaltı yapmak ister misin?Do you want to have breakfast?
Tom yerel bir kahve dükkanında çalışıyor.Tom works at a local coffee shop.
Kahve getirdin mi?Did you bring coffee?
Kahve nerede?Where's the coffee?
Sabahleyin kahveye ihtiyacım var.I need coffee in the morning.
Sana kahve getirdim.I brought you coffee.
Daha fazla kahveye ihtiyacım var.I need more coffee.
Bir kahveden fazlasına ihtiyacın var.You need more than a coffee.
Biz uyandığımızda büyükbabam kahvaltı için taze çörekler getirmişti.When we woke up, Grandfather had brought fresh buns for breakfast.
Birinin kahkahasını duydun mu?Did you hear anyone laughing?
Kahire'de soğuk bir gün.It's a cold day in Cairo.
Neden hiç kahve satın almadın?Why didn't you buy any coffee?
Leyla, Kahire'ye geri döndü.Layla got back to Cairo.
Eskiden olduğu kadar çok kahve içmiyorum.I don't drink as much coffee as I used to.
Biraz daha kahve ister misiniz?Would you like some more coffee?
Bir fincan daha kahve için zamanın var mı?Do you have time for one more cup of coffee?
Lütfen bana bir fincan kahve getirir misiniz?Would you please get me a cup of coffee?
Leyla, Kahire'nin bir yerlisidir.Layla is a Cairo native.
Kahveyi mi yoksa çayı mı tercih edersin ?Would you prefer coffee or tea?
Kahire'ye taşınırsa onun hayatının daha iyi olacağını düşünmüştüm.I thought her life would be better off if she moved to Cairo.
Sana bir fincan kahve almamı ister misin?Would you like for me to get you a cup of coffee?
Tom kahveyi dökmemek için gerçekten dikkatliydi.Tom was really careful not to spill the coffee.
Sadece kahkaha atıyorlardı.They were just laughing.
Kahire, Sami için yeryüzündeki en mutlu yerdi.Cairo was the happiest place on earth for Sami.
Sami, Kahire'deki bir hapishanede yatıyordu.Sami was serving time at a prison in Cairo.
Leyla tekrar Kahire'ye döndü.Layla headed back to Cairo.
Leyla, Kahire'de Sami'nin adresine sahip değildi.Layla didn't have Sami's address in Cairo.
Leyla, Kahire'ye geri geliyordu.Layla was coming back to Cairo.
Leyla kahvaltı ediyordu.Layla was having breakfast.
Leyla verandasında kahvaltı yapıyordu.Layla was having breakfast on her porch.
Sen bir kahve içicisi değil misin?Aren't you a coffee drinker?
Tom kahvaltıdan önce Mary'i aradı.Tom called Mary before breakfast.
Leyla, Kahire'deki bir rehabilitasyon tesisini boyladı.Layla ended up in a rehab facility in Cairo.
Leyla hala Kahire'de yaşıyor.Layla still lives in Cairo.
Tom'un saçı kahverengi.Tom's hair is brown.
Biraz kahve alalım.Let's have some coffee.
Sami ve Leyla evliydiler ve Kahire'deki büyük bir evde yaşıyorlardı.Sami and Layla married and lived in a large home in Cairo.
Sami ve Leyla, Kahire'de birkaç gün geçirdi.Sami and Layla spent a few days in Cairo.
Gerçekten kahvaltı yemeliydim.I really should've eaten breakfast.
Kahvaltıda daha fazla yemen gerekirdi.You should've eaten more for breakfast.
Gerçekten kahvaltı için daha çok yemeliydin.You really should've eaten more for breakfast.
Sami sadece Leyla'yı aramak için araçla Kahire'den İskenderiye'ye gitti.Sami drove from Cairo to Alexandria just looking for Layla.
Sıcak kahveyi severim.I like hot coffee.
Ben sıcak kahveyi severim.I like hot coffee.
Kahire'de bir bina çöktü.A building collapsed in Cairo.
Tom kahvaltı yedi.Tom ate breakfast.
Tom Mary'nin kahramanıdır.Tom is Mary's hero.
Tom kahvaltı yemeliydi.Tom should've eaten breakfast.
Tom kahvaltıda daha çok yemeliydi.Tom should've eaten more for breakfast.
Sami, Leyla ile buluşmak için araçla Kahire'ye gitti.Sami drove to Cairo to meet Layla.
Sami karısı ve bebeği ile birlikte Kahire'ye bir yolculuk yaptı.Sami made a trip to Cairo with his wife and baby.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod