Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sabah kahvaltısı için gözleme yaptık.We made pancakes for breakfast.
Kahretsin, gecenin bir yarısında beni aramaya cesaret eden pislik kim ?!Holy crap, who's the asshole who dares call me in the middle of the night?!
Kahvaltıda ne yersin?What do you have for breakfast?
Üç fincan kahve içtin.You've drunk three cups of coffee.
Sabah kahvaltısı yapmalısın.You need to have breakfast.
Kahvaltı yapman gerekiyor.You need to have breakfast.
Bir fincan koyu kahve olmadan uyanmak zordur.It is hard to wake up without a strong cup of coffee.
Mola sırasında biraz kahve içelim.Let's have some coffee during recess.
Kahve molası verelim.Let's take a break for coffee.
Öğrenciler kahkahalara boğuldular.The pupils burst out laughing.
Kahveme bir küp şeker koyun lütfen.Please put a lump of sugar in my coffee.
Genel anlamda, Amerikalılar kahveye çok düşkündür.Generally speaking, Americans are very fond of coffee.
Kahkaha ile güldük.We roared with laughter.
Biz yedide kahvaltı yaparız.We have breakfast at seven.
Biz Brezilya'dan kahve ithal ederiz.We import coffee from Brazil.
Eve gittim ve doyurucu bir kahvaltı yaptım.I went home and ate a hearty breakfast.
Sana biraz kahve hazırlayacağım.I'll fix you some coffee.
Ben bir kahramanım.I'm a hero.
Yolsuzluk yapan siyasetçiler kahrolsun.Down with corrupt politicians.
O duyulmamış bir kahraman.He is an unsung hero.
Besleyici bir kahvaltı yedim.I had a sustaining breakfast.
Genel olarak, Amerikalılar kahveyi severler.Generally speaking, Americans like coffee.
Bir fincan kahve kafamı aydınlattı.A cup of coffee cleared my head.
Kahrolası sorun nedir?What on earth is the problem?
Neden bir fincan kahve ve bir sohbet için içeri girmiyorsun?Why don't you come in for a cup of coffee and a chat?
Komite kahveden sonra işe başladı.The committee got down to business after coffee.
Parkın yanında bir kahve dükkânı vardı.There used to be a coffee shop near the park.
Kahvaltıda hepimiz çok mutluyduk.We were all very happy at breakfast.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Ben kahveyi çaya tercih ederim.I prefer coffee to tea.
İyi kahveyi kötü kahveden ayırt etmek için dilini eğitmelisin.You must educate your tongue to distinguish good coffee from bad.
Bana bir fincan kahve yapar mısın?Would you mind terribly making me a cup of coffee?
Kahve çok koyu olmuşsa biraz daha su ekle.If the coffee is too strong, add some more water.
Eğer bir diyetteysen kahvaltıyı atlamanın sana yardım etmeyeceğini unutma.Don't forget that, if you are on a diet, skipping breakfast will not help you.
Biraz daha kahve almaz mısınız?Won't you have some more coffee?
Bir fincan daha kahve içmemin bir sakıncası var mı?Would you mind my drinking another cup of coffee?
Bir fincan daha kahve almaz mısınız?Won't you have another cup of coffee?
Zaten kahve içmiştim.I've had coffee already.
Meg kahvaltı hazırlanıyor.Meg is preparing breakfast.
Herkes kahkahaya boğuldu.Everyone burst into laughter.
Mayuko kahvaltı için ekmek yer.Mayuko eats bread for breakfast.
Ben kahve sevmem.I don't like coffee.
Ben çayı kahveye tercih ederim.I prefer tea to coffee.
Sabahleyin sadece tost ve kahve alırım.I only have toast and coffee in the morning.
Garson, üç tane kahve lütfen.Waiter, three coffees, please.
Bir kahve molası alalım, değil mi?Let's take a coffee break, shall we?
Ekmek ve tereyağı benim her zamanki kahvaltımdır.Bread and butter is my usual breakfast.
Ekmek ve tereyağı onların normal kahvaltısıdır.Bread and butter is their usual breakfast.
Ben pijamalar içinde kahvaltı yaptım.I had breakfast in pajamas.
Çok susadım. Bir fincan kahve istiyorum.I am thirsty. I would like to have a cup of coffee.
Susadım. Bir fincan kahve içmek istiyorum.I am thirsty. I would like to have a cup of coffee.
Neden kahveyi koyu seviyorsun?Why do you like coffee strong?
Tom çayı kahveden daha çok sever.Tom likes tea better than coffee.
Tom yarın erken kahvaltı yapacak.Tom will have breakfast early tomorrow.
Ben senin masa örtüne kahve döktüm.I spilled coffee on your tablecloth.
Biraz yürüyüş kahvaltı için iyi bir iştah verecektir.A little walk will give you a good appetite for breakfast.
Bir kahve molası vermeye ne dersin?What do you say to having a coffee break?
Kahvaltıda genellikle bir bardak süt içerim.I usually have a glass of milk for breakfast.
Çok erken kahvaltı yapmamıza gerek yoktu.We need not have eaten breakfast so early.
Onlar kaba kahverengi deriden yapılmış.They were made of rough brown leather.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod