Ana içeriğe geç
Sözlük

kafeste ile cümle

kafeste kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Aslanlar kafeste.Lions are in the cage.
Hayvan, kafesten çıkmak için çabaladı.The animal struggled to get out of the cage.
Kız kuşları kafesten serbest bıraktı.The girl released the birds from the cage.
Kafesteki kuşlar neşeyle şarkı söylüyor.The birds in the cage are singing merrily.
Bu hayvanları kafesten serbest bırakmalısın.You should free those animals from the cage.
Çocuk bir kuşu kafesten saldı.The boy released a bird from the cage.
Kafesteki kuşlar kanaryadır.The birds in the cage are canaries.
Kuşu kafesten özgür bıraktı.She set the bird free from the cage.
Bazı hayvanlar kafeste tutulduğunda yavrulamazlar.Some animals will not breed when kept in cages.
Kuşun kafeste öttüğünü duyuyor musun?Do you hear the bird singing in the cage?
Kafesteki kuş mutlu bir biçimde cıvıldıyor.The bird in the cage is singing happily.
Kafeste bir papağanım var.I have a parrot in a cage.
Kafeste öten bir kuş var, değil mi?There's a bird singing in the cage, isn't there?
Kafeste öten kuşlar var, değil mi?There are birds singing in the cage, aren't there?
Maymun kafeste.The monkey is in the cage.
Onlar kuşu kafesten bıraktı.They let the bird out of the cage.
Hayvanlara kafesten özgürlük.Free the animals from the cage.
Kafesteki bir kuş gibi hissettim.I felt like a bird in a cage.
Muhtemelen papağan kafesten kaçtı.Presumably, the parrot escaped from the cage.
Bülbüller bir kafeste ötmezler.Nightingales will not sing in a cage.
Papağan kafesten kaçtı.The parrot escaped from the cage.
Jack'in kafeste olduğu sahneler Oahu'daki Paradise Park'ta çekildi.The shots of Jack in a cage were done in Oahu's Paradise Park.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."If they want, I'll take them both at once in the cage."
Maçın galibinin belirlenmesi için takımın iki üyesinin de kafesten çıkması gerekmekteydi.To win, both members of a team had to escape the cage.
Birim hücrede Küçük kafesten iki tane, büyük olandan altı tane vardır.The unit cell contains two small cages and six large ones.
Alex, kafesten kaçmasına yardım eder ve birlikte Ben'in yanına giderler.Ian then escapes the cage and runs away with Elizabeth.
Bu alandaki çalışmalarının sonucunda Kafir ve Kafesteki Bakire kitaplarını yazdı.The issue of land ownership by women is brought up in her book The Squatter and the Don.
Bu, deneysel bir psikolog olsaydı, bir kafeste bir fareyi gözlemliyor olabilirdi.If this is an experimental psychologist, he might be observing a rat in a cage.
Hedef kokuyu, birden fazla deliği olan bir kafeste tespit etmeyi öğrenir.It learns how to find the target smell in a cage with several holes, up to 10 holes.
Öyleyse bugünden başlayarak bu kafesten çıkıyorumSo starting today I'm breaking out of this cage
Kız kuşları kafesten serbest bıraktı.Das Mädchen ließ die Vögel aus dem Käfig frei.
Bir de onu kafeste tutar.Sie können ihn allerdings wieder in seinem Käfig einschließen.
(11:57) Jay Lethal kafesten çıktı ve maçı kazandı.(11:56) Lethal s'echappe de la cage pour remporter la victoire.
Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler.Se pueden mantener varios pájaros en la misma jaula, y su curiosidad los hace fáciles de entrenar o estudiar.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.Questo squalo può vivere dai 30 ai 40 anni.
Maymun kafeste.Обезьяна в клетке.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."إذا أرادوا ، فسوف آخذهم معاً في القفص".
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.يمكن أن يصل عمر الأكاب إلى 30 عاماً أو أكثر.
Birim hücrede Küçük kafesten iki tane, büyük olandan altı tane vardır.Há duas pequenas na célula unitária contra seis das grandes.
Cena, saniye farkıyla kafesten dışarı çıkıp maçı kazandı ve bunun ardından Vince McMahon, Laurinaitis'i kovdu.Cena venceu a luta, e com o resultado, Vince McMahon despediu Laurinaitis.
Ertuğrul kafesten çıkarılarak otağın önünde idam edilmek istenir.Прохання надати притулок, щоб померти в ньому.
Alex, kafesten kaçmasına yardım eder ve birlikte Ben'in yanına giderler.Alex se jde podívat po domě a najde jen Benovo tělo.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Vy sami byste se měli té věci oběma rukama chytit."
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Ha akarják, egy nap akár mindkettőjükkel megküzdök a ketrecben."
Birkaç sığırcık aynı kafeste tutulabilir ve meraklı olmaları sayesinde kolaylıkla eğitilebilirler.Több madarat is lehet tartani egy kalitkában és kíváncsiságuk miatt könnyedén taníthatóak.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.A barna varangy 30–40 évig is élhet.
Ancak, beklendiği gibi, kafeste dalgalar parçacık gibi davrandığı görünebilir.Niinpä hän keksi, että torni voisi pirstoutua kuin lasi.
Bilinen son Thylacine de 1936 yılında kafeste ölmüştür.Viimeinen tunnettu pussihukka kuoli vankeudessa vuonna 1936.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Jika mereka mau, saya akan menghadapi mereka berdua sekaligus di ring. "
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.番石榴可以存活30至40年。
İşin aslı sen hala benimle o kafestesin." diye devam etti.그때는 당신도 함께 잇었으니까, 당신도 공범이야"라고 말한다.
Jericho, kafesten aşağı Owens'a bir muşta fırlattı.קיימן הפיל מיד את אוונס לרצפה.
Bazı Şeyler, Kalbim Kafeste ve Unuttun sen beni şarkılarının müziğini yapmıştır.היו הרבה אנשים שניגשו אלי ואמרו לי שהם מרגישים שזה השיר שלהם.
Kafestekiler 30-40 yıl yaşayabilir.Kaamelite eluiga ulatub 30–40 aastani.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Escondiam-se num canto e não exploravam o espaço como antes.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.쥐들은 구석에 몸을 웅크린 채로 옛날처럼 여기저기 돌아다니지 않았어요.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Kuliły się kątach i nie buszowały po klatkach, jak wcześniej.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Schovávali se v rohu a nezkoumali své okolí tak, jako předtím.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.Sie hockten in der Ecke und erforschten den Platz nicht in gewohnter Weise.
Bilirsiniz, köşeye sinmişler ve daha önce yaptıklarının aksine kafeste gezinmez olmuşlar.אז הן, אתן יודעות, השתופפו בפינה, והן פשוט לא בחנו את המרחב כפי שעשו קודם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod