Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.Mriežku máme takmer hotovú. Musíme tam ešte nakresliť aj tieto diagonály.
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.Mřížku máme téměř hotovou. Musíme tam ještě nakreslit i tyto diagonály.
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.Nu er vi næsten færdig med gitteret.
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.Prawie skończyliśmy naszą kratę. Właściwie musimy jeszcze narysować te przekątne.
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.Ya casi estamos con nuestra rejilla. Ahora tenemos que dibujar estas diagonales aquí.
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.Έτσι, σχεδόν τελειώσαμε με το πλέγμα μας. Τώρα πρέπει να σχεδιάσουμε αυτές τις διαγώνιες γραμμές εδώ.
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.هذه هي الشبكة وعلينا ان نقوم برسم هذه الاقطار هنا
Kafesi neredeyse bitirdik, bir de köşegenlerini çizelim.実はこれらの斜めの線を書かなくてはいけません. 次のビデオでなぜこれらの斜めの線が 上手く働くのかを理解しましょう.
Kafes LabirentGitterlabyrint
Kafes Labirenthilalabyrintti
Kafes LabirentLaberinto enrejado
Kafes LabirentLabirinto em Trepadeira
Kafes LabirentLabyrinten
Kafes LabirentLabyrinth aus Gittern
Kafes LabirentLa griglia
Kafes LabirentMriežkové bludisko
Kafes LabirentRešetkast labirint
Kafes LabirentSieć lian
Kafes LabirentTéboly a rácsban
Kafes LabirentTraliesdoolhof
Kafes LabirentUn treillis labyrinthe
Kafes LabirentΔικτυωτός λαβύρινθος
Kafes LabirentЛабиринт с решетки
Kafes LabirentЛабіринт- ґратка
Kafes LabirentРешётчатый лабиринт
Kafes Labirentالمشبّك متاهة
Kafes Labirent格子の迷路
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Có ba dãy phòng , cửa_sổ đối ngang nhau .
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Có ba dãy phòng, cửa sổ đối ngang nhau.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Der var tre Lag Bjælker, og Lysåbning sad over for Lysåbning tre Gange.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Der var tre rader bjelkelag og vindu mot vindu i tre høider.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.E havia três ordens de janelas, e uma janela estava defronte da outra janela, em três fileiras.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Erau trei caturi, şi fiecare din ele avea ferestrele faţă în faţă.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.És három rend ablak rajta egymással átellenben, három-három ellenében.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Había tres hileras de ventanas, una ventana frente a otra en grupos de tres
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Il y avait trois étages, à chacun desquels se trouvaient des fenêtres les unes vis-à-vis des autres.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.In bilo je tri vrste brun, in okno proti oknu po treh vrstah.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Ja siinä oli ikkunoita kolmessa rivissä, ja valoaukot olivat vastakkain, aina kolme ja kolme.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.또 창틀이 세 줄로 있는데 창과 창이 세 층으로 서로 대하였고
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Och det hade bjälklag i tre rader; och fönsteröppningarna sutto mitt emot varandra i tre omgångar.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Oken také byly tři řady, okno proti oknu třmi řady.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Okien boly tri rady, oblok proti obloku po trikrát.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Okna też były we trzy rzędy, a okno przeciwko oknu trzema rzędami.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Und Gebälk lag in drei Reihen, und waren Fenster einander gegenüber dreimal.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Vi erano tre serie di finestre, che si corrispondevano faccia a faccia tre volte
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Και ησαν παραθυρα εις τρεις σειρας, και ανταπεκρινετο παραθυρον εις παραθυρον κατα τρεις σειρας.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.И имаше решетки в трите етажа, така че светене беше поставено срещу светене в трите етажа.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.Оконных косяков было три ряда; и три ряда окон , окно против окна.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.ושקפים שלשה טורים ומחזה אל מחזה שלש פעמים׃
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.والسقوف ثلاث طباق وكوّة مقابل كوّة ثلاث مرّات.
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.有 窗 戶 三 層 、 窗 與 窗 相 對
Kafesli pencereler üç sıra halinde birbirine bakacak biçimde yapılmıştı.有窗 戶 三 層 、 窗與 窗 相對
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Apakah orang yang bekerja di kantin terpikirkan tentang makanan?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?En person som jobbar inne i cafeterian stör sig inte om att äta?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Est-ce que une personne qui travaille dans une cafeteria prend la peine de penser à manger ?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Một người làm việc trong quán ăn mà lại bận tâm nghĩ về việc ăn uống ư?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Muss sich eine Person, die in einer Cafeteria arbeitet wirklich Gedanken ums Essen machen?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Neemt een persoon die in de cafetaria werkt de moeite om over eten na te denken?
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?Nekdo, ki dela v kavarni, bi moral tudi razmišljati o hrani.
Kafeteryada çalışan birisi nasıl yemek yemeyi düşünemez?O persoana care lucreaza in cantina se deranjeaza sa se gandeasca cand sa manance?