kafayı ile cümle
kafayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Hıristiyanlar kafayı yemiş.הנוצרים האלו משוגעים.
Bu Hıristiyanlar kafayı yemiş.هؤلاء المسيحيون أغبياء حمقى .
Bu Hıristiyanlar kafayı yemiş.彼らは小さな子供を兵士にする訓練をしている
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Das hat die Mathematiker fast verrückt gemacht, genau wie Sie saßen sie da und waren verblüfft.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Dit dreef de wiskundigen bijna tot waanzin omdat ze zich net als jullie in het ootje genomen voelden.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Esto casi vuelve locos a los matemáticos porque, como ustedes, están allí sentados sintiéndose engañados.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Ez majdnem megőrjítette a matematikusokat, mert - mint ti - ők is ott ültek, és átverve érezték magukat.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Isto quase pôs os matemáticos malucos porque, como vós, sentem-se enganados. Pensam:
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.이건 수학자들을 거의 미치게 했죠. 여러분처럼 그들은 당혹스런 기분으로 앉아있으니까요.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Matematike je to privedlo skoraj na rob pameti, saj so ga, tako kot vi, le zmedeno opazovali.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Questo porta i matematici alla pazzia perché, come voi, stanno seduti lì sentendosi ingannati.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.To niemal doprowadziło matematyków do szaleństwa, ponieważ, jak wy, siedzieli przed tym obrazkiem skołowani.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Това почти подлудило математиците, защото, също като вас, те седели и се чувствали баламосани.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Это почти свело математиков с ума, потому что, как и вы, они были полностью сбиты с толку.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.המתמטיקאים כמעט השתגעו בגלל זה מכיוון שכמוכם, הם הרגישו שמשטים בהם.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.وقد كاد هذا أن يقود علماء الرياضيات الى الجنون لأنهم، مثلكم، يجلسون هناك ويشعرون بأنهم مخدوعين.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.線が弧を描いていることから だまされたように感じていたのです
Bunu aramızdaki tipografiye kafayı takmış olanlar için söylüyorum.타이포그래피에 미친 분들을 위해서 말씀드립니다.
Bunu aramızdaki tipografiye kafayı takmış olanlar için söylüyorum.להיסטריים לטיפוגרפיה שבינינו.
Bunu aramızdaki tipografiye kafayı takmış olanlar için söylüyorum.لأصحاب الطباع الهستيرية بيننا.
Bunu aramızdaki tipografiye kafayı takmış olanlar için söylüyorum.この数日を通して 強調されている
- Burada olmamız sebebi de budur. - Sen kafayı yemişsin be adam!Kenapa kita di sini./ Omong kosong.
- Burada olmamız sebebi de budur. - Sen kafayı yemişsin be adam!.זאת כל הסיבה שאנחנו כאן .הגזמת, חבר -
- Burada olmamız sebebi de budur. - Sen kafayı yemişsin be adam!ذلك سبب وجودنا هنا - أنت تقسو على نفسك -
Çalıştır kafayı!Anna ajatusten tulla.
Çalıştır kafayı!Daj myślom napływać.
Çalıştır kafayı!Haz que fluyan las ideas.
Çalıştır kafayı!Lad tankerne strømme!
Çalıştır kafayı!Lascia fluire i pensieri!
Çalıştır kafayı!Låt tankarna flöda!
Çalıştır kafayı!Não pares de pensar!
Çalıştır kafayı!Σκέψου διεξοδικά!
Çalıştır kafayı!Пусть к тебе придут мысли!
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takanEn anledning till vårat lidande är att-
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takan때로는 영국이 아닌 다른 나라 사람들은 속물근성이 영국만의 특징적 현상이라고 생각하죠.
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takanכיוון שלפעמים אנשים מחוץ לבריטניה מניחים שסנוביות זאת תופעה בריטית מובהקת
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takanفاحيانا يتخيل الاشخاص من خارج المملكة المتحدة ان الغطرسة ظاهرة تميزها
Çünkü bazen Birleşik Krallık dışındaki insanlar züppeliğin taşra evleri ve unvanlara kafayı takan俗物主義は 田舎の邸宅や称号に固執した イギリス特有の現象だと思いますが
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Also denke ich so, "Nun, ich weis nicht, ich weis nicht ob ich mich noch darüber aufregen soll."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Así que entonces pienso, "Bien, no lo se, no se si quiero enfurecerme con esto todavía."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Dus denk ik bij mezelf, "Wel, ik weet niet, ik weet niet of ik me daar al kwaad om wil maken."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Maka saya berpikir, "Saya tak tahu, apa harus kesal terhadap hal ini sekarang."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?""Não vou preocupar-me com isto". não sei se quero ficar já perturbado por causa disto."
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Și atunci mă gândesc, "Mm, nu știu, nu știu dacă vreau să mă supăr din cauza asta încă".
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?"Więc znów sobie myślę, "Nie wiem, czy chcę żeby mnie to już zdenerwowało".
Diyorum ki, "Bilemiyorum, "kafayı şimdiden buna takmalı mıyım?""אני לא יודע אם אני כבר רוצה להתרגז בגלל זה."
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Budú to štyria zo štyroch ktorí naozaj, ale naozaj ochorejú tam na hornom poschodí.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Dann werden es vier von vieren, die wirklich wirklich krank im Oberstübchen werden.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Det kommer att vara fyra av fyra som verkligen, verkligen kommer att bli sjuka i huvudet.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Het wordt vier op vier die helemaal ziek worden in de bovenkamer.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.네 명 중의 한 명 뿐은 아닐거라는 말입니다. 아마 네 명 중 네 명이 될 거에요. 위층 병실에서 정말 많이 앓게 될 사람들이 말이죠.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Négy a négyből lesz akinek igazán, de igazán problémás lesz a felső emelete.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Nó sẽ là bốn trên bốn, những người mà sẽ thực sự, thực sự phát ốm với căn hộ tầng trên
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Saranno quattro su quattro ad ammalarsi seriamente al piano di sopra.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Štirje od štirih bodo taki, ki bodo resnično močno zboleli v zgornjem nadstropju.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Vom fi patru din patru într-adevăr bolnavi la departamentul de la etaj.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Θα πρόκειται για τέσσερις στους τέσσερις που αναμφίβολα θα αρρωστήσουν στο επάνω τμήμα.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Тогда у всех четверых здесь, наверху, настанет дурдом.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Тоді у всіх чотирьох, нагорі, настане справжня божевільня.
Dört kişiden dördü gerçekten hastalanacak ve kafayı çizecek.Ще станат четири от четири, тези които са много, много зле на горния етаж.
İlgili Sayfalar