kafayı ile cümle
kafayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Anyway, he had to do all this because he was completely obsessed with output.
Bu Hıristiyanlar kafayı yemiş.These Christians are nuts.
Yani seçimi ya kirli iğneyi kabul etmek ya da kafayı bulmamaktı.So his choice was either to accept that dirty needle or not to get high.
Ve kafayı bulmak isteyeceğiniz bir yer varsa, orası da hapishanedir.And if there's one place you really want to get high, it's when you're in jail.
Eğer paylaşırsanız daha iyi mi kafayı buluyorsunuz?Is it like you get a better high if you share or something?
Kahretsin, HaNi ile dışarı çıkacağım diye kafayı yiyeceğim!Man, I'm going crazy because I want to go on a date with Oh Ha Ni!
O her zaman kafayı bulmuş olan... ...X-Factor jürisi!She's the X Factor Judge Who's always drugged up
Kafayı yediğimi düşünüyordu.She thought I'd gone off my head.
Kafayı mı yedin?Are you nuts?
- Sen kafayı yemişsin be adam!- You're over your head mate!
Gerçekten iyiydi, iyice kafayı buluyorduk.Really cool, we were getting wasted.
Kafayı bir nevi çizim olarak görüyorum.[ALTMEJD] I see the head as a sort of drawing, you know,
Ve o kafayı alıp hemen buradaki köşeye veya şuradaki köşeye koyuyorum.And I take that head, and I just place it in the corner here, and I place it in the corner there.
Kafayı yemiş.He's out of it.
Dün gece yaşlı çingeneyle meydanda kafayı çekti.He got drunk last night in the square[br]with the old gypsy.
Kafayı yemişsin!You're totally crazy!
Sanırım biraz daha uzun yaşayabilirim. Kafayı yemişsin sen... Hayal aleminde yaşıyorsun.I think I can live a little longer.
Zincir peçelik, kafayı örten bir zırh türüdür.A mail coif is a type of armour which covered the head.
Perseus kabul etti ve Polydectes adaya kafayı getirmeden dönmemesi gerektiğini söyledi.Perseus agreed and Polydectes told him that he could not return to the island without it.
Diğer tasvirler, bir galip tarafından tutulan veya bir kuzgun tarafından gagalanan kafayı içerir.Other depictions include the head held up by a victor or picked by a raven.
Sen kafayı yemiş olmalısın!Du hast doch einen an der Klatsche!
Hata yapmalı, tedbirsiz davranmalı, çılgınlık yapmalıyız yoksa kafayı yeriz.Man muss sich irren, man muss unvorsichtig sein, man muss verrückt sein, sonst ist man krank.
Kafayi yiyicem lan!Mensch, ich werde verrückt!
Bu adam, kafayı tamamen tırlatmış. Allah'ın delisi!Ce mec est complètement à la masse, quel dingue !
Ama kafayı sıyırmıştır.Il est devenu fou.
Kafayı mı yedin sen?¡Tienes que estar loco para hacer una cosa así!
Ama kafayı sıyırmıştır.Se puso loco.
Aşk acısından kafayı yiyecekmişim gibi geliyor.Мне кажется, что я схожу с ума от любовной тоски.
Resmen kafayı sıyırmışlar!Они совершенно безумны!
Tom yaşlandıkça iyice kafayı yedi.На старости лет Том совсем выжил из ума.
Yaşı ilerledikçe Tom, iyice kafayı sıyırdı.На старости лет Том совсем выжил из ума.
Ama kafayı sıyırmıştır.Вы с ума сошли.
Chang, Parker'a kafayı takıyor ve onunla uğraşmaya başlıyor.Чанг подходит к сыну и начинает успокаивать.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.وهدفهم هو البعد عن العالم وإمتاع عقولهم بالبعد عن الحضارة.
Ama kafayı sıyırmıştır.لقد جُنّ جنونه.
Ama kafayı sıyırmıştır.Ela ficou louca.
Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir.De uitdaging is, om toch buiten te lopen en de mannen te ontwijken.
Sen tamamen kafayı mı yedin?Ben je helemaal zot geworden?
Ben kafayı çekmem.Ik zuip niet.
Meyvelerini yemesi zevkli idi ancak eğer çok fazla yenilirse kafayı buldurup, sarhoş ederdi.Om du äter för mycket blir du tjock, dricker du för mycket öl blir du berusad.
Siz kafayı yemişsiniz!Ni är galna!
Ama kafayı sıyırmıştır.Лихо з розуму.
Ama kafayı sıyırmıştır.Vypadal jako blázen.
Ama kafayı sıyırmıştır.Hän on tullut hulluksi.
Rüzgâr altına doğru dönmek kafayı açmak anlamına gelir.Ved lavtryk drejer vinden mod uret.
Ama kafayı sıyırmıştır.Holder han på å bli gal?
Sadakat ve onura kafayı takmıştır.彼らの不動と忠誠は称賛に値する。
Ama kafayı sıyırmıştır.그런데 내가 미쳤나 보다.
Ama kafayı sıyırmıştır.הלא היא משוגעת.
Ama kafayı sıyırmıştır.I dalje glumi ludilo.
Ama kafayı sıyırmıştır.Vyzeral ako blázon.
Ama kafayı sıyırmıştır.Ta on hulluks läinud.
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.여러분은 여전히 사과 3개를 가지고 있는 거죠
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.3 の数字にこだわっているから、 変えて、 4 x0とは何ですか?
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.A koľko je tri... asi som príliš zameraný na trojku... nuž, zmením to
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.Ale ile to trzy może troszkę za bardzo się przykleiłem do liczby trzy pozwól mi zmienić
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.Ale kolik je 3 - a možná jsem se fixoval příliš na číslo 3 - tak třeba -
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.Mas quanto é três-- e talvez eu tenha me fixado demais no número três-- bem, deixe-me trocar--
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.Men vad är tre - och kanske är jag lite för fixerad på siffran tre så vi byter -
3 sayısına kafayı taktım biraz, artık başka bir sayı kullanalım.Quanto fa --- e magari mi sono fissato sul numero tre un po' troppo --- ok, fammi cambiare ---
İlgili Sayfalar