kafasını ile cümle
kafasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.الفأر فقط هزت رأسها الصبر ، وساروا قليلا اسرع.
Fare sadece sabırsızlıkla kafasını salladı ve biraz daha hızlı yürüdü.'!それがとどまるだろうとても残念です"としてすぐにそれが非常に視界のだったので、ローリーのため息をついた。
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Behead que Ratão!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Chặt đầu mà giống chuột nưa sóc
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Decapitad que Lirón!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Decapitare that Ghiro!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Decapita that alunarilor!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Décapitez qu'il Loir!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Halshugga att Dormouse!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Kap hovedet that Dormouse!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'목을 저 잠꾸러기!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Köpft dass Siebenschläfer!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Lefejezni that Mormota!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Memenggal kepala yang Dormouse!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Mestata that pähkinähiiri!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Obglavil that polharsko!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Onthoofd that Zevenslaper!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Ściąć głowę, że Dormouse!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Setnout hlavu that plch!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Sťať hlavu that plch!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Αποκεφαλίσει that Τυφλοπόντικας!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Обезглавить, что Соня!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Обезглавяват че сънливец!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Обезголовити, що Соня!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"לערוף את הנמנמן!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'ان نضرب أعناق الزغبة!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!裁判所のそのヤマネの外を回して!彼を抑制!
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediA Mormota megrázta a fejét türelmetlenül, és azt mondta, anélkül, hogy megnyitná a szemét, Hát
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDen Dormouse skakade sitt huvud otåligt, och sade utan att öppna sina ögon, "Av
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDer Siebenschläfer schüttelte den Kopf ungeduldig und sagte, ohne sie zu öffnen ihre Augen, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDe Zevenslaper schudde ongeduldig zijn hoofd en zei, zonder het openen van zijn ogen, 'Van
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse menggelengkan kepalanya dengan tidak sabar, dan berkata, tanpa membuka matanya, Dari '
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse potrząsnął głową niecierpliwie i rzekł nie otwierając jej oczy, "Z
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediEl Lirón sacudió la cabeza con impaciencia, y dijo, sin abrir los ojos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediGiống chuột nưa sóc bắt đầu sốt ruột, và nói, mà không cần mở mắt, "Trong số
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediIl Ghiro scosse la testa con impazienza, e disse, senza aprire gli occhi, 'Di
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediLe Loir secoua sa tête impatience, et dit, sans ouvrir ses yeux, "De
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediO Leirão balançou a cabeça impacientemente e disse, sem abrir os olhos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediPlch potřásl hlavou netrpělivě, a řekl, aniž by otevřel oči, ze dne
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediSyvsoveren rystede hovedet utålmodigt, og sagde, uden at åbne sine øjne, "Af
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe alunarilor clătină din cap ei nerăbdător, şi a zis, fără a deschide ochii, "Dintre
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe 겨울잠쥐이의 '그 눈을 열지 않고, impatiently는 고개를 저으면서,하고 말했다
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe pähkinähiiri pudisti päätään kärsimättömästi ja sanoi, avaamatta silmiään, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe Plch potriasol hlavou netrpezlivo, a povedal, bez toho, aby otvoril oči, zo dňa
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediΗ Τυφλοπόντικας κούνησε το κεφάλι του με ανυπομονησία, και είπε, χωρίς να ανοίξει τα μάτια της, "Από
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня покачала головой нетерпеливо и сказал, не открывая глаза: "Из
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня похитала головою нетерпляче і сказав, не відкриваючи очі: "З
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСънливец поклати глава нетърпеливо и каза, без да отваряте очите си, -
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediמרמיטה הניד את ראשו בחוסר סבלנות, ואמר, בלי לפתוח את העיניים שלה, "מתוך
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediهزت رأسها الزغبة بفارغ الصبر ، وقال ، من دون فتح عينيه "، ومن
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediもちろん、もちろん、、ちょうど私は自分自身に再マーキングするために何が起こっていたか"。
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Có lẽ tính cách duy nhất còn lại sau khi bị cắt bỏ đi bộ não chính là sự phù phiếm, tự cao tự đại.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Donc il semble que le seul trait qui réchappe de la décapitation soit la vanité.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Dus het blijkt dat de enige trek die onthoofding overleeft ijdelheid is.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Es scheint also, dass der einzige Wesenszug, der die Enthauptung überlebt, die Eitelkeit ist.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Jadi sepertinya yang bertahan setelah kehilangan kepala adalah kesombongan.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.참수당하고도 남아 있는 유일한 습성은 허영심 같네요.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Parece que a única característica que resiste à decapitação é a vaidade.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Parece que el único rasgo que sobrevive a la decapitación es la vanidad.
Görünüşe göre kafasının ayrılmasından geriye kalan tek şey gösteriş.Pare che l'unico tratto che sopravvive alla decapitazione sia la vanita'.