kafasını ile cümle
kafasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
BF: Ben koşup kafasının üstünden atlayacağım.O să alerg spre el.
BF: Ben koşup kafasının üstünden atlayacağım.בארי: אני הולך לרוץ מאחוריו.
BF: Ben koşup kafasının üstünden atlayacağım.باري فريدمان : سوف اقوم بالقفز من فوقه
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.0.5만 더 높았어도 머리가 날아갔을 겁니다.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.53 ס"מ. סנטימטר נוסף היה עורף את ראשו.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Centimetr a půl a prišel by o hlavu.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Eén centimeter en hij zou onthoofd zijn.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Halvanden cm ville have revet hovedet af ham.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Jeden cm by mu odrazil hlavu.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Mais um centímetro e teria sido decapitado. E disse:
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Media pulgada le habría cortado la cabeza.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Még egy 1 cm, és leviszi a metró a fejét.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Mezzo pollice in più e gli si sarebbe staccata la testa.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Nur ein Zentimeter weniger hätte seinen Kopf abgerissen.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.O jumătate de inci ar fi însemnat moartea.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Pół cala mniej i ścięło by mu głowę.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Senttimetri vähemmän olisi vienyt häneltä pään.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Un centimètre et demi de plus et il aurait été décapité.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Για μερικά χιλιοστά θα μπορούσε να χάσει το κεφάλι του.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.На сантиметр выше и ему снесло бы голову.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Половин инч и главата му щяла да бъде отрязана.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.Ще б один сантиметр - і йому б відтяло голову.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.نصف إنش فقط كانت كفيلة بالإطاحة برأسه.
Bir cm daha olsa kafasını uçurabilirdi.彼は言いました「私は 誰でも出来ることをしたんだ」
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.이 물고기는 제가 가장 좋아하는 물고기 중 하나로 머리의 각 면에 헤드라이트를 3개씩 가졌지요.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.A ta ryba, która jest jedną z moich ulubionych, ma trzy "światła" umieszczone po bokach głowy.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.A táto ryba, jedna z mojich najobľúbenejších, má tri čelné svetlá na každej strane hlavy.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.E questo pesce, che e' uno dei miei preferiti, ha tre luci frontali ad entrambi i lati della testa.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Et ce poisson là, qui est l'un de mes préférés, a trois phares de chaque coté de sa tète.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Iar acest pește, care este unul dintre preferații mei, are câte trei lumini de fiecare parte a capului.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Og denne fisk, som er en af mine favoritter, har tre forlygter på hver side af hovedet,
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Und dieser Fisch ist einer meiner Favoriten, er hat drei Lichter am Kopf, eins auf jeder Seite.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.Y este pez, uno de mis favoritos, tiene tres luces delanteras a cada lado de su cabeza.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.А тази риба, която ми е една от любимите, има по три фара от всяка страна на главата си.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.И у этой рыбы, одной из моих самых любимых, есть три фары на каждой стороне головы.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.ולדג זה, שהוא אחד החביבים עליי, יש שלושה פנסים ראשיים בכל צד של ראשו.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.وهذه السمكة، التي هي واحدة من المفضلين عندي، لها ثلاثم صابيح في كل جانب من راسها.
Bu balık ise, ki benim favorilerimden biri, kafasının iki yanında üçer tane farı var.頭の片側にランプが3つずつ これは青いライト
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!-Ammummeko pojalta aivot pihalle?
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?! -Bir araba bulayım! -Tamam!¿Queréis que le volemos la cabeza? - ¡Voy a buscar un coche!
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!Mamy rozwalić dzieciakowi głowę?
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!Querem que estoiremos a cabeça do miúdo?!
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!- Skal vi skyde hovedet af knægten?
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!-Ska vi skjuta huvudet av ungen?
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!Volete che faccia saltare le cervella a questo ragazzo?
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!Θέλετε να του τινάξουμε τα μυαλά;
Bu çocuğun kafasını uçuralım mı?!Хотите, чтобы мы снесли ребёнку голову?!
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Często wprawia to ludzi w zakłopotanie, ale pomyślcie tylko co się dzieje.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Detta är vad tenderar att förvirra människor, men tänk om Vad kommer att hända.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Dit is wat mensen vaak in verwarring brengt, maar probeer je eens voor te stellen wat er gaat gebeuren.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Esto es lo que tiende a confundir a la gente, pero sólo pensar en ¿Qué va a suceder.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Inilah yang cenderung membingungkan orang, tapi hanya berpikir tentang apa yang akan terjadi.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Jen si to zkuste představit.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.여기서 사람들이 가장 헷갈려 해요. 어떻게 돌아가는지 생각만하면되요.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Práve toto obvykle pletie ľudí, ale štačí premýšlať čo sa v tetjo situácii deje.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.Questo è ciò che tende a confondere la gente, ma basta pensare a ciò che accade.
Bu, insanların kafasını karıştırmak için eğilimindedir, ama sadece düşünmek ne olacak.何が起こっているかだけ、分かればいい。 どんな状況でも、溶解で起こるのは、
Bu ölü bir beden değil. Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.딱딱한 캐릭터가 아니라, 보시다 시피
Bu ölü bir beden değil. Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.זו לא גופה, זהו גוף שבחלק הספציפי הזה
Bu ölü bir beden değil. Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.هذه ليست جثة. هذا جسم يمكنه في الأساس في هذه الحالة بالذات ،