kafası ile cümle
kafası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sami şiddetle dövüldü ve kafası kesildi.Sami was violently beaten and beheaded.
Sami'nin kafasına vuruldu.Sami was hit on the head.
Tom biraz kafası karışık görünüyordu.Tom seemed a bit confused.
Sami kayıp ve kafası karışıktı.Sami was lost and confused.
Sami'nin kafası kesilmiş cesedi Leyla'nın dairesinde keşfedildi.Sami's decapitated body was discovered inside Layla's apartment.
Sami, Leyla'nın kafasının sağına doğru ateş etti.Sami fired right into Layla's head.
Sami, onu tanımayı imkansız hale getirmek için Leyla'nın kafasını kesti.Sami cut Layla's head off to make it impossible to identify her.
Sami kafasının üstüne bir çanta koydu.Sami put a bag over his head.
Sami'nin kafası karışıktı.Sami was confused.
Tom kafası karışmış görünüyor muydu?Did Tom look confused?
Tom'un kafasının dikine giden biri olduğunu biliyorum.I know Tom is headstrong.
Tom battaniyeyi kafasının üzerine çekti.Tom pulled the blanket over his head.
Tom hâlâ kafası karışmış görünüyor.Tom still seems confused.
Tom biraz kafası karışmış.Tom is slightly confused.
Tom'un biraz kafası karışık.Tom is slightly confused.
Tom hâlâ kafası karışmış görünüyor mu?Does Tom still seem confused?
Tom ve Mary'nin kafası karışık.Tom and Mary are confused.
Tom'un biraz kafası karışmış, değil mi?Tom is a bit confused, isn't he?
Tom'un her zaman kafası karışık, değil mi?Tom is always confused, isn't he?
Tom kafasının üzerine düştü.Tom landed on his head.
Tom'un kafasının o kadar karışık olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom was so confused.
Tom'un kafası biraz karışık, değil mi?Tom is a little confused, isn't he?
Sami'nin kafası çok karışık.Sami is so confused.
Onun kafasına vurdun.You hit her in the head.
Kafası karışık olduklarını söylediler.They said they were confused.
Leyla'nın kafası güzeldi.Layla was stoned.
Tom Mary'nin kafasına vurdu.Tom hit Mary on the head.
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu bir kenara itti.The musician shook his head and pushed his little piano away.
Tom kafasını kitaplara gömdü.Tom went on a book binge.
Tom'un belli ki kafası güzel.Tom is obviously high.
Kitabı bırakıp kafasını kaldırdı.He laid the book aside and looked up.
Kesinlikle kafasız değil, tembel sadece.He is by no means unintelligent. He is just lazy.
Kafası karışmış görünüyordu.He appeared confused.
Bugün kafası çok meşgul gibiydi.It looked like she had a lot on her mind today.
Kafası çok meşgul görünüyordu, ben de onu yalnız bıraktım.Apparently, she had a lot on her mind, so I just left her alone.
Kafası çok meşguldü, bu yüzden dikkatini yeterince yola veremiyordu.He had a lot on his mind, so he wasn't paying enough attention to his driving.
Bu meseleyi ele alışımızla ilgili kafasından asıl geçenler ne?What does he really think of the way we've been handling this problem?
Bu gürültüyü artık kafasının kaldırmadığını söylüyor.She says she can't put up with this noise any longer.
Kafasını toparlamak için zamana ihtiyacı vardı.He needed some time to think things over.
Tom'un kafası bir milyon.Tom is high as a kite.
Tom'un kafasında yeni şapkası yoktu.Tom wasn't wearing his new hat.
Gerçekten kafası çok bozulmuştu ve bir daha da benimle konuşmadı.He was really pissed off and didn't talk to me again.
Tom kafasını suyun üstünde tutmayı zar zor başarabildi.Tom barely managed to keep his head above water.
Kafasıyla müziğe tempo tutuyor.She's moving her head in time with the music.
Hastalığı çoğunlukla kafasındaydı.Her sickness was mostly in her head.
Karl, Rima'nın kafasını kopardı.Karl ripped Rima’s head off.
"'Yaz geldi, Türkçe popla coş' kafası"."'Yaz geldi, Türkçe popla coş' kafası".
"Çelenkli özür dileme kafası"."Çelenkli özür dileme kafası".
Oyuncu, düşmanı kafasından vurduğu zaman yavaş çekim (slow motion) moduna girer.Should any player withdraw, they will enter the tournament.
Bunun üzerine Maria, Zayn'e tokat attı ve Mike, onun kafasında bir cam vazo kırdı.In response, Maria slapped Zayn and Mike smashed a glass vase on his head.
Ahmed Merabet, 42, polis memuru, yerde yaralı şekilde yatarken kafasından vuruldu.Ahmed Merabet, 42, police officer, shot in the head as he lay wounded on the ground outside.
Troy'un kafası karışır; çünkü Juilliard'a başvurmamıştır.Troy is confused because he did not apply to Juilliard.
Bonham Carter'ın kafası ekranda dijital olarak gerçek boyutunun üç katı büyütülmüştür.Bonham Carter's head was digitally increased three times its original size on screen.
Ardından kafasını ve kalbini dans pistinde bıraktığını sevgilisine söylüyor.She further tells her lover that she left her head and her heart on the dance floor.
Roxie kocasının kalın kafasını takdir ettiğini ifade eder ("Funny Honey").Roxie expresses her appreciation of her husband's thick skull ("Funny Honey").
Kafasının üstünde bir maske bulunan daha koyu bir Flash sürümü, diğer suçlulara formülü verir.A darker version of the Flash with a mask over his head, he gives the formula to other criminals.
Boğa başlı tasarım, 1930'lara kadar üretildi ve aynı zamanda balık kafası şekli ile sunuldu.The bull-headed design was produced until the 1930s and was also offered with a fish-head shape.
Mumyalanmış adamın kafası.Mummified man's head.
Bart, bir bulutun Jebediah Springfield'a fakat kafasız haline benzediğini söyler.Bart remarks that one cloud resembles the statue of Jebediah Springfield, but without a head.
Başka bir kaynağa göre ise Perseus Medusa'nın kafasını Argos'taki pazar yerine gömmüştür.Another source says that Perseus buried the head in the marketplace of Argos.
İlgili Sayfalar