kafası ile cümle

kafası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Köpft dass Siebenschläfer!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Lefejezni that Mormota!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Memenggal kepala yang Dormouse!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Mestata that pähkinähiiri!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Obglavil that polharsko!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Onthoofd that Zevenslaper!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Ściąć głowę, że Dormouse!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Setnout hlavu that plch!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Sťať hlavu that plch!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Αποκεφαλίσει that Τυφλοπόντικας!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Обезглавить, что Соня!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"Обезглавяват че сънливец!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'Обезголовити, що Соня!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!"לערוף את הנמנמן!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!'ان نضرب أعناق الزغبة!
'Fındık faresi ki kafasını uçurma!裁判所のそのヤマネの外を回して!彼を抑制!
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediA Mormota megrázta a fejét türelmetlenül, és azt mondta, anélkül, hogy megnyitná a szemét, Hát
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDen Dormouse skakade sitt huvud otåligt, och sade utan att öppna sina ögon, "Av
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDer Siebenschläfer schüttelte den Kopf ungeduldig und sagte, ohne sie zu öffnen ihre Augen, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDe Zevenslaper schudde ongeduldig zijn hoofd en zei, zonder het openen van zijn ogen, 'Van
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse menggelengkan kepalanya dengan tidak sabar, dan berkata, tanpa membuka matanya, Dari '
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediDormouse potrząsnął głową niecierpliwie i rzekł nie otwierając jej oczy, "Z
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediEl Lirón sacudió la cabeza con impaciencia, y dijo, sin abrir los ojos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediGiống chuột nưa sóc bắt đầu sốt ruột, và nói, mà không cần mở mắt, "Trong số
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediIl Ghiro scosse la testa con impazienza, e disse, senza aprire gli occhi, 'Di
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediLe Loir secoua sa tête impatience, et dit, sans ouvrir ses yeux, "De
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediO Leirão balançou a cabeça impacientemente e disse, sem abrir os olhos ", de
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediPlch potřásl hlavou netrpělivě, a řekl, aniž by otevřel oči, ze dne
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediSyvsoveren rystede hovedet utålmodigt, og sagde, uden at åbne sine øjne, "Af
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe alunarilor clătină din cap ei nerăbdător, şi a zis, fără a deschide ochii, "Dintre
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe 겨울잠쥐이의 '그 눈을 열지 않고, impatiently는 고개를 저으면서,하고 말했다
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe pähkinähiiri pudisti päätään kärsimättömästi ja sanoi, avaamatta silmiään, "Of
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediThe Plch potriasol hlavou netrpezlivo, a povedal, bez toho, aby otvoril oči, zo dňa
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediΗ Τυφλοπόντικας κούνησε το κεφάλι του με ανυπομονησία, και είπε, χωρίς να ανοίξει τα μάτια της, "Από
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня покачала головой нетерпеливо и сказал, не открывая глаза: "Из
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСоня похитала головою нетерпляче і сказав, не відкриваючи очі: "З
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediСънливец поклати глава нетърпеливо и каза, без да отваряте очите си, -
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediמרמיטה הניד את ראשו בחוסר סבלנות, ואמר, בלי לפתוח את העיניים שלה, "מתוך
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediهزت رأسها الزغبة بفارغ الصبر ، وقال ، من دون فتح عينيه "، ومن
Fındık faresi Of ', gözlerini açmadan, sabırsızlıkla kafasını salladı ve şöyle dediもちろん、もちろん、、ちょうど私は自分自身に再マーキングするために何が起こっていたか"。
Gazeteyi yuvarlayıp kafasına vurun, dizinizle göğsüne bastını, geriye doğru ters çevirin.""bater-lhe na cabeça com um jornal enrolado, "dar-lhe uma joelhada no peito, virá-lo de costas."
Gazeteyi yuvarlayıp kafasına vurun, dizinizle göğsüne bastını, geriye doğru ters çevirin."돌돌 만 신문지로 머리를 때린다, 가슴팍까지 땅에 닿게 엎드리게 한 다음, 등이 땅에 닿게 몸을 뒤집는다."
Gazeteyi yuvarlayıp kafasına vurun, dizinizle göğsüne bastını, geriye doğru ters çevirin."loveşte-l în cap cu un ziar rulat, loveşte-l cu genunchiul în piept, răstoarnă-l pe spate."
Gazeteyi yuvarlayıp kafasına vurun, dizinizle göğsüne bastını, geriye doğru ters çevirin."תן לו מכה בראש עם עיתון מגולגל תן לו ברכיה לחזה, תעיף אותו לאחור"
Gazeteyi yuvarlayıp kafasına vurun, dizinizle göğsüne bastını, geriye doğru ters çevirin."أضربه علي رأسه بجريدة ملفوفة، أضعط علي صدره بركبتك، أقلبه للخلف."
Gazeteyi yuvarlayıp kafasına vurun, dizinizle göğsüne bastını, geriye doğru ters çevirin."犬の胸をひざで蹴り上げる、犬を後ろにひっくり返す」 犬が成長したからですか?
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.A fiatalember már semmi a fejében, kivéve az üzleti.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.De jonge man heeft niets in zijn hoofd, behalve bedrijf.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Den unge mand har intet i hovedet, undtagen forretning.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Den unge mannen har ingenting i huvudet förutom affärer.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Der junge Mann hat nichts im Kopf außer Geschäft.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.El joven no tiene nada en la cabeza a excepción de negocios.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Il giovane non ha niente in testa se non di business.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.젊은 사람이 사업을 제외하고는 머리에 아무 것도 없습니다.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Le jeune homme n'a rien dans sa tête, sauf affaires.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Mladenič nima nič v glavi, razen poslovne.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Mladý muž nemá nic v hlavě, kromě podnikání.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Mladý muž nemá nič v hlave, okrem podnikania.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Młody człowiek nie ma nic w głowie, z wyjątkiem działalności.
Genç adam, iş dışında kafasında bir şey vardır.Người đàn ông trẻ không có gì trong đầu của mình, ngoại trừ kinh doanh.
İlgili Sayfalar