kafası ile cümle
kafası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ama bence bu insanların kafasını bazen karıştırıyor.オッケー46番。
Ama çocukların kafasını aynı miktarda çöple dolduruyorsunuz.非現実的な情報を子供の頭に送り込み続けているのだ。
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Ale môžeme vidieť, že to naozaj funguje, aj keď to môžete udržať
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.De látjuk, hogy igazából működik, még akkor is, ha csak kis időre tudod megtartani.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Ma noi vediamo che in realtà funziona, anche se riesci a concentrarti solo per qualche attimo.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Mas podemos ver que funciona de facto, mesmo que apenas o possamos manter por um curto período de tempo.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Men vi kan se at det faktisk virker, selvom du kun kan holde den i kort tid.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Tan Le:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: 하지만 실제로 작동하는 것을 보실 수 있습니다, 비록 이 상태를 짧은 시간 유지할 수 있지만
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: Mutta näemme, että se toimii, vaikka saat sen pysymään vain hetken ajan.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: Namun sebenarnya hal itu berhasil walaupun Anda hanya dapat menghilangkannya dalam waktu yang singkat.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: Pero vemos que funciona aunque sólo puedas mantenerlo por un tiempo corto.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.We kunnen in elk geval zien dat het werkt, zelfs als je het enkel kan vasthouden voor een beperkte tijd.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Widzimy więc, że to faktycznie działa, pomimo tego, że możesz to utrzymać przez krótki okres czasu.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Αλλά μπορούμε να δούμε ότι πράγματι λειτουργεί, παρότι μπορείς να το κρατήσεις μόνο για πολύ λίγο χρόνο.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Во всяком случае, эта штука работает, пусть даже нам удалось удержаться лишь чуть-чуть.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Но можем да видим, че в действителност работи, въпреки, че можете да го задържите за кратък период от време.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Отже, ми бачимо, що ця річ дійсно працює, хоч нам і вдалось утримати її на дуже короткий час.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.טאן לה: אבל אנחנו יכולים לראות שזה ממש עובד. אפילו שאתה בקושי מחזיק את זה לזמן קצר מאוד.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.تان لي : لقد رأينا ان المكعب اختفي قليلاً لو استطاع ان يحتفظ بتلك الفكرة في راسه لمدة اطول لكان قد اختفي
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.あまり長くは 保てませんでしたけど さっきも言ったように これはイメージするのが
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Aber dann wurde sie geköpft, also nimm sie dir nicht als Vorbild.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Ale potem ją ścięto, więc się na niej nie wzoruj.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Ale potom jej zoťali hlavu, takže nevadí, ju si za vzor neber.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Dar apoi a fost decapitată, aşa că nu o lua ca exemplu.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.하지만 그녀는 곧 참수당했으니, 그녀를 롤모델로 삼진 마세요.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Maar zij werd onthoofd, dus dat is geen goed rolmodel.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Mais ensuite elle a été décapité, alors oublions-là comme modèle de rôle.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Ma poi fu decapitata, perciò non la prendere ad esempio.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Mas depois cortaram-lhe a cabeça, por isso não a tenhas como exemplo.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Men så blev hun halshugget, så glem hende som rollemodel.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Pero luego fue decapitada, así que no la tomen como ejemplo.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Αλλά τότε αποκεφαλίστηκε, γι' αυτό μην την έχεις ως πρότυπο.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Но после е била обезглавена, така че не става за модел на подражание.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.Но потом её казнили, так что не стоит брать с неё пример.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.אבל הרי כרתו את ראשה, כך שהיא לא דמות מופת.
Ama onun kafasını kestiler, neyse boşver, onu rol modeli olarak alma.お手本にしなくてもよいでしょう (笑)
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale akonáhle sa revolucionari dostali k mu, prebodli ho, odrezali mu hlavu, a napichli ho na kopiju.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale kiedy rewolucjoniści dopadli go, zasztyletowali go, obcięli mu głowę i włożyli ją na pikę.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."오 유혈 사태가 너무 많아!" 그런데 혁명가들이 한 번 그를 사로잡자 그들은 그를 찌르고 그의 머리를 잘라서 그것을 창에 꽂았습니다
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Αλλά μόλις οι Επαναστάτες τον έπιασαν, τον μαχαίρωσαν, αποκεφάλισαν και έβαλαν το κεφάλι του σε μια λόγχη
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Та коли революціонери до нього дісталися, його зарізали. Йому відрубали голову.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."הו, ישנה יותר מידי שפיכת דם" אבל ברגע שהמהפכנים הגיעו אליו, הם דקרו אותו, ערפו את ראשו ושמו אותו על כידון
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."أأه, هنالك الكثير من سفك الدماء" ولكن حين توصل له الثوار، طعنوه، قطعوا رأسه، ووضعوها على رمح.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.首を切り落とし、槍の先に刺しました。 それから彼らはパリ市長のところへ戻って、市長を撃ちました。
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."In de keuken was Sue Klebold aan het koken. Ik zei:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."수는 바닥을 내려보더니 잠시 생각했습니다. 그리고는 다시 고개를 들고 이렇게 말하더군요.
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue guardò a terra e pensò per un minuto. Poi rialzò lo sguardo e disse,
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue nhìn xuống sàn, suy nghĩ giây lát. Khi ngẩng lên bà nói:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue sa pozrela na zem, a na chvíľu sa zamyslela. Potom sa pozrela späť a povedala:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Sue spuściła wzrok i zastanowiła się. Potem spojrzała na mnie i powiedziała:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Und Sue schaute auf den Boden und dachte eine Minute nach. Dann schaute sie auf und sagte:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim.""Yo le pediría que me perdonara por ser su madre y no saber nunca lo que estaba pasando por su cabeza".
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Η Σου κοίταξε το πάτωμα, και σκέφτηκε για ένα λεπτό. Και μετά σήκωσε τα μάτια της και είπε,
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."А Сью опустила очі вниз і на хвилину замислилась.
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."Сью опустила взгляд и на минуту задумалась. Замет она подняла глаза и сказала:
"Annesi olduğum için ve kafasında böyle bir şey olduğunu anlamadığım için beni affetmesini isterdim."וסו השפילה מבט לרצפה, וחשבה לרגע, ואז הרימה את מבטה ואמרה,
İlgili Sayfalar