kafası ile cümle
kafası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ken'in sorusuyla Bay Hashimoto'nun kafası karıştı.Mr Hashimoto was confused by Ken's question.
Soyguncu onun kafasına vurdu.The robber bashed her head in.
Billy sık sık kafasını pencereye çarpar.Billy often hits his face against windows.
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu itti.The musician shook his head and pushed his little piano away.
Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.Lucy came closer to the boy and laid her hand on his head.
Top ona kafasının sol tarafından çarptı.The ball hit him on the left side of the head.
Tom kafasından ağır bir darbe aldı.Tom received a heavy blow on the head.
I.Charles onun kafasını kestirdi.Charles I had his head cut off.
Heykelin kafası eksik.The statue is missing its head.
Hata onun kafasına mal oldu.The mistake cost him his head.
William Tell, oğlunun kafasındaki elmaya bir ok attı.William Tell shot an arrow at the apple on his son's head.
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise.
Kafasına bir taş çarptı.A stone hit him on the head.
Büyükbaba bana doğru kafasını salladı.Grandfather nodded toward me.
Kuş kafasını suya daldırdı.The bird dipped its head into the water.
Onu ağlarken görmesin diye kafasını çevirdi.She turned her head away lest he see her tears.
Bir kaplanı kafasından vurdu.He shot a tiger through the head.
Bir pilot olmayı kafasına koydu.He made up his mind to be a pilot.
O, kafasını rafa çarptı.He hit his head on the shelf.
Düştü ve kafasını yere vurdu.He fell and hit his head on the floor.
O, kafasından yaralandı.He was wounded in the head.
O, kafasını bir kayaya çarptı.He hit his head against a rock.
Onun kafasının arkasında gözleri var.He has eyes at the back of his head.
O, şapkası kafasında orada durdu.He stood there with his hat on.
Kafasında bir şapkası vardı.He has a hat on.
O, kafasına bir kep giydi.He put a cap on his head.
Onların kafası karışık, değil mi?They are confused, aren't they?
Davranışı, onun kafasında şüphelere yol açtı.Her conduct gave rise to suspicions in his mind.
O kötü şekilde kafasını üşütmüş.She has a bad head cold.
Dikkatsiz hatası tarafından kafası karıştığı için, gözyaşlarına gömüldü.Confused by her careless mistake, she burst into tears.
Onun kafası çalışıyor.He has a good head on his shoulders.
Tom kafası karışmış görünüyor.Tom appeared confused.
Kafası yeni fikirlerle doluydu.Her head was bursting with new ideas.
Bir doktor, başkanın kafasındaki kurşunu çıkarmaya çalıştı.A doctor tried to remove the bullet from the president's head.
Genç askerin kafası karıştı.The young soldier was confused.
Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.He was resting under a tree when an apple fell on his head.
Neden kafasına düşen elmayı yemediğini merak ediyorum.I wonder why he didn't eat the apple that fell on his head.
Tom o şarkıyı kafasından atamamaktan şikâyet etti.Tom complained that he couldn't get that song out of his head.
Tom Mary'nin sorusuyla kafası karıştı.Tom was confused by Mary's question.
Tom güneş gözlüğünü kafasının üstüne doğru itti.Tom shoved his sunglasses to the top of his head.
Tom ofisin etrafında kafası kesilmiş bir tavuk gibi koşuyordu.Tom has been running around the office like a chicken with its head cut off.
Tom'un kafasının bir tahtası eksik.Tom doesn't seem to be playing with a full deck.
Tom hayır demek için kafasını salladı.Tom shook his head to say no.
Tom ceket kapüşonunu kafasına çekti.Tom pulled his jacket hood over his head.
Tom'un kafası çabuk atar.Tom has quite a temper.
Tom'un kafası sayılara iyi çalışıyor.Tom has a good head for numbers.
Tom Mary'nin kafasını kesti.Tom cut off Mary's head.
Tom tavuğun kafasını kesti.Tom chopped off the chicken's head.
Heykelin kafası yok.The statue has no head.
Tom Mary'nin kafasına takıldı.Tom was hung up on Mary.
Tom'un kafası karıştı.Tom was confused.
Tom, Mary'nin kafasına bir silah dayadı.Tom stuck a gun to Mary's head.
Tom biraz kafası karışmış görünüyor.Tom seems to be a tad confused.
Tom beni kafasına taktı.Tom hung up on me.
Tom'un gittikçe daha çok kafası karışmaya devam etti.Tom kept getting more and more confused.
O, kafasının çok ağrıdığını söylüyordu.He was saying his head hurt a lot.
Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.He's not smart enough to add numbers in his head.
O, bir devekuşu gibi, kafasını kuma gizler.He hides his head in the sand, like an ostrich.
Bay Hashimoto'nun Ken'in sorusuyla kafası karıştı.Mr. Hashimoto was confused by Ken's question.
Bay Hashimoto'nun Ken'in sorusundan kafası karıştı.Mr Hashimoto was puzzled by Ken's question.
İlgili Sayfalar