Onu kafalarının üstüne kaldırdılar.They lifted her above their heads.
Solungaçlarının ve kafalarının üzerinde pulları yoktur.People with no roofs over their heads.
Ayrıca büyük balinaların kafalarının oluşturduğu dalgalarda "burun binme" de yaparlar.They will also "snout ride" on waves made by the heads of large whales.
Güney yarımküredir, burda insanların uzayda kafalarının gösterdiği yön farklı yöndedir.Because it is on the prime celestial meridian, best time to view the
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.They have another set of eyes on the top of their head.
Patronsuz bir organizasyon olabileceği fikrine kafalarının basbileceğini sanmıyorum.I don't think they can grasp the idea of an organization without a boss.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.They could spin on their heads for 80 times in a row.
Fedoruk, bu kişilerin hepsinin kafalarının arkasından vurulduğunu söyledi.[2]Fedoruk said that these individuals had all been shot in the back of the head.[2]
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.La mayoría de ellos con su lengua propia.
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Tiene un mechón de pelo sobre las mejillas que se orienta hacia la parte posterior de las orejas.
Bu boykotun sebebi ise sabah namazından önce caminin içerisinde domuz kafalarının bulunmasıydı.Причиной этого бойкота стало предполагаемое обнаружение головы свиньи в мечети прямо перед утренней молитвой.
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.Чаще всего, один из их слогов имеет гласный e (сеголь).
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.وهو يُشبهُ رُسُل الغيث غير أنَّهُ يتمتَّع بِساقين طويلتين رماديتين ومنقارٌ ثخينٌ أسود أشبه بِمنقار الخرشنة.
Kafalarının yan tarafında; kulaklarının üzerinden kafanın arkasına kadar giden bir kemik bulunur.Op de achterste hoeken van kop bevond zich een schuin naar achteren gerichte verdikking.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.Pochwa rogowa (ramfoteka) jest rozdwojona, do tego posiada ząbkowanie podobne do blanek.
Balinaların gözleri büyük kafalarının her iki yanında ve oldukça geridedir.Kilpikalojen silmät olivat pään yläosassa ja lähellä toisiaan.
Ayrıca kafalarının üstünde ışık düzeylerini ve polarizasyonu ayırdeden üç küçük sade göz de bulunur.Mereka juga punya tiga oselus di bagian puncak kepalanya untuk mendeteksi perubahan cahaya dan polarisasi.
Tür olarak; içeri çekilebilir kafalarının üzerinde ikiye ayrılmış halde, gelişmiş taçlar bulunmaktadır.譬如平江府学的御书阁,前身为六经阁,邻近池水,是一座两层重檐式建筑。
Kafalarının büyük kısmı da ağızlarıdır.但其生平事蹟有很大部分屬於傳說類型。
Ayrıca kafalarının üstünde ışık düzeylerini ve polarizasyonu ayırdeden üç küçük sade göz de bulunur.יש להם גם שלוש עיניות קטנות על החלק העליון של הראש לגלוי רמת האור והקוטביות.
Ayrıca, evrim boyunca kadın kalçası küçülürken, bebek kafalarının büyüdüğünü dikkate almak lazım.진화과정에서 아이의 머리가 커질수록 여성의 엉덩이는 작아져 왔다는 것도 한번 생각해보세요. 구역질과 피로, 고통을 느끼며
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.Byly to oblasti, kde byly děti zjevně zmatené, protože polovina odpověděla ano a polovina ne.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.C'erano aree nelle quali i bambini erano chiaramente confusi, perché la metà rispondeva sì e il resto no.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.Dit waren dus gebieden waar de kinderen duidelijk verward over waren omdat de helft ja en de helft neen zei.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.Eram áreas em que as crianças estavam claramente confusas, pois metade dizia sim e metade dizia não.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.Ini adalah area dimana anak - anak benar bingung, karena setengah bilang iya dan setengah tidak.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.이것들은 어린이들이 확실히 혼동하는 영역이었습니다, 왜냐 하면 반은 찬성하고 반은 반대했기 때문이죠.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.To boli oblasti, v ktorých boli deti jasne zmätené, pretože polovica povedala áno a polovica povedala nie.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.W tych dziedzinach dzieci były wyraźnie zdezorientowane, ponieważ połowa odpowiedziała tak, a połowa nie.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.Това бяха зони, където децата бяха наистина объркани. защото половината казаха Да и половината - Не.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.Это были вопросы, которые абсолютно запутали детей, потому что половина ответила "да", а половина "нет".
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.היה ברור שאלה הם התחומים בהם הילדים מבולבלים, כי חצי ענו "כן" וחצי ענו "לא".
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.كانت تلك هي المناطق حيث الأطفال كانوا مرتبكين بوضوح، لأن نصفهم قال نعم ونصف قال لا.
Bu alanlar çocukların gerçekten açıkça kafalarının karıştığı alanlardı, çünkü yarısı evet, yarısı hayır dedi.子供たちが混乱したのだと言えます 例えば「時には嘘も必要である」といった質問です
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.A fejük tetején található egy további szemkészlet is.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Auf dem Kopf haben sie noch einen Satz Augen.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Chúng có một bộ mắt khác trên đỉnh đầu
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Elles ont aussi un autre groupe d'yeux sur le sommet de la tête.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Hanno altri occhi sulla loro testa.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.머리 꼭대기에 또다른 눈들이 있어요.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Lalat memiliki sekumpulan mata pada bagian atas kepalanya.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Mai au un set de ochi pe vârful capului.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Nahoře na hlavě mají další pár očí.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır. Neye yaradıkları hakkında hiç bir fikrimiz yok.Muchy mają dodatkowe oczy na czubku głowy, ale nie mamy pojęcia, do czego służą.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Têm outro conjunto de olhos no topo da cabeça.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Tienen otro par de ojos en la parte superior de su cabeza.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.Ze hebben nog een set ogen boven op hun kop.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.У них есть ещё одна пара глаз на верхушке головы.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.יש להם מערכת אחרת של עיניים בקצה הראש שלהם.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.ولديها عيون أخرى في أعلى رأسها.
Kafalarının üstünde bir başka göz grubu vardır.その眼はどんな役割りをはたすのか、 私達がさっぱり分からない。
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.그들은 헤드스핀을 연속으로 80번이나 할 수도 있었습니다.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Egymás után 80-szor tudnak megpördülni a fejükön.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Erano in grado di girare sulla testa 80 volte di fila.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Họ có thể xoay trên đầu 80 vòng liên tiếp.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Ils peuvent tourner sur leurs têtes 80 fois d'affilée.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Mereka bisa berputar di atas kepala mereka hingga 80 kali.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Mogli zakręcić się na głowie 80 razy pod rząd.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Podiam girar sobre a cabeça 80 vezes de seguida.
Kafalarının üstünde bir kerede 80 tur dönebiliyorlardı.Pot să se învârtă în cap de 80 de ori la rând.