kafaları ile cümle
kafaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Rires) C'est une façon de déplacer leurs têtes à des réunions.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(risas) Es una manera de llevar sus cabezas a las reuniones.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Risate) È un modo per portare le loro teste ai meeting.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Risos)
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Skratt) Det är ett sätt att få deras huvuden till möten.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Smeh) Kot način, da spravijo svoje glave na sestanke.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Smích) Je to způsob, jak dostat své hlavy na schůzky.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Smiech) Je to spôsob ako dostať ich hlavy na pracovné stretnutie.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Śmiech) To sposób na dostarczanie jej na spotkania.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.Tapana siirtää pää kokouksiin.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Tawa) Tubuh adalah alat untuk membawa kepala mereka ke pertemuan.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Сміх) Це немов засіб, щоб перевозити голову на зустрічі.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.(Смях) Това е начин да си карат главите на срещи.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.Тело для них — способ доставки головы на заседания. (Смех)
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.נכון? אמצעי להביא את הראש לישיבות. [צחוק]
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.إنها طريقة لإيصال رؤوسهم إلى الاجتماعات.
(Kahkaha) Kafalarını toplantılara bu şekilde götürürler.もし本当の幽体離脱体験の証拠が欲しければ
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Accidente, accidente la naştere, accidente cu lucruri care cad în capetele oamenilor, boli etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Accidents, accidents de naissance, accidents d'objets qui tombent sur la tête des gens, maladies, etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Acidentes, acidentes de nascimento, coisas que caem nas cabeças das pessoas, doenças, etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Balesetek, véletlen születések, véletlenül az emberek fejére zuhanó tárgyak, betegségek, stb.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.-där alla rankas. De bra i toppen, de dåliga på botten. Och att det görs korrekt, det är omöjligt.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Incidenti, casualità di nascita, casualità degli eventi che accadono alle persone, malattie, ecc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.돌발적 사고, 의도치 않은 출생, 갑자기 무언가 머리 위에 떨어지는 사고, 질병 등
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Náhody, náhody při narození, náhody, kdy vám něco spadne na hlavu, nemoce, atd.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Nehody, neplánované pôrody, veci padajúce ľuďom na hlavu, choroby, atď.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Nesreče, nesreče pri rojstvu, stvari, ki po nesreči padejo ljudem na glavo, bolezni, itd.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Ongelukken, hoe je geboren wordt, er kan zomaar iets op iemands hoofd vallen, ziekte, wat dan ook.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Onnettomuuksia, onnettomuuksia syntymässä, vahingossa päähän putoavia esineitä, sairauksia jne.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Tai nạn, tai biến khi sinh, bị cục gạch rớt lên đầu, bệnh tật, vv.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Unfälle, Unfälle bei der Geburt, Unfälle, bei denen Menschen Dinge auf den Kopf fallen, Krankheiten, etc.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Wypadki, przypadek narodzin, przypadek, że coś komuś spadnie na głowę, zachoruje, itp.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Ατυχήματα, ατυχήματα στην κύηση, ή αν πέσει κάτι στο κεφάλι σου, αρρώστιες, κλπ.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Аварии, родовые травмы, несчастные случаи, болезни и так далее.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Випадковості, випадковості народження, випадковості предметів, падаючих на голову, хвороб тощо.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.Злополуки, инциденти при раждането, нещастни случаи на падащи предмети върху главите на хората, болести и др.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.תאונות, תאונות לידה, תאונות של דברים שנופלים על הראשים של אנשים, מחלות וכו'.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.الحوادث،حوادث الولادة، حوادث وقوع الاشياء على رؤوس الناس ، الامراض , الخ.
Kazalar, doğum kazaları, insanların kafalarına bir şeylerin düştüğü kazalar, hastalıklar, vs.頭の上に物が落ちてくるような事故 病気 等 それらに評価はつけられません
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Capetele lor au dispărut, în cazul în care vă rugăm să Majestatea Voastră!" Soldaţii strigat în replică.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Deras huvuden är borta, om det finns majestät!" Soldaterna ropade till svar.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı.'Deres hoveder er væk, hvis det behager Deres Majestæt! "Soldaterne råbte som svar.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Fejük eltűnt, ha kérjük, felség!" A katonák kiáltotta a választ.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Głowy nie ma, jeśli proszę Waszej Królewskiej Mości!" Żołnierzy krzyknął w odpowiedzi.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Heidän päänsä ovat menneet, jos se miellyttää Majesty!" Sotilaat huusivat vastauksena.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Hun hoofden zijn verdwenen, als het u Uwe Majesteit! 'De soldaten riepen in antwoord.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Ich hlavy sú preč, ak je ho, prosím, Vaše Veličenstvo!" Kričal na vojakov v odpovedi.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Ihre Köpfe sind weg, wenn es Ihre Majestät bitte!" Schrien die Soldaten in der Antwort.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Jejich hlavy jsou pryč, je-li ho, prosím, Vaše Veličenstvo!" Křičel na vojáky v odpovědi.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı.'Kepala mereka hilang, jika itu silahkan Mulia! "Teriak tentara sebagai jawaban.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı.'그것이 폐하 괜찮다면 머리가, 가버!'군인 회신 소리쳤다.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı.'Le loro teste sono andati, se piace a Vostra Maestà!' I soldati gridò in risposta.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Leurs têtes ont disparu, si elle s'il vous plaît à Votre Majesté!" Les soldats ont crié en réponse.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Njihove glave so odšli, če bi vas prosimo, vaše veličanstvo!" Vojakov je zavpil v odgovor.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Suas cabeças se foram, se por favor de Vossa Majestade!" Os soldados gritaram em resposta.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Sus cabezas se han ido, con la venia de su Majestad!" Gritó a los soldados como respuesta.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı.Thủ trưởng của họ đã mất hết, nếu nó xin vui lòng hoàng! "Những người lính hét lên trả lời.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Τα κεφάλια τους φύγει, αν παρακαλώ Majesty σας!" Φώναζαν οι στρατιώτες στην απάντηση.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Главите им са си отишли, ако го моля, Ваше Величество!" Войниците извика в отговор.
'Majesteleri lütfen Kafaları, gitti!' Askerler cevapta bağırdı."Их головы нет, если это угодно вашему величеству!" Солдаты кричали в ответ.