kadarıyla ile cümle

kadarıyla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Dilimde büyüyen böbrek kanserim vardi. ve okudugum kadarıyla median yaşam süresi 24 haftaydı.היה לי סרטן כליות שגדל מחוץ ללשון שלי. ומה שקראתי שנשאר לי 24 שבועות.
Dilimde büyüyen böbrek kanserim vardi. ve okudugum kadarıyla median yaşam süresi 24 haftaydı.كان سرطان الكلى الذي أعاني منه يتنامى فى لسانى . وما قرأته أن متوسط عمرى الباقى كان 24 أسبوعاً .
Dilimde büyüyen böbrek kanserim vardi. ve okudugum kadarıyla median yaşam süresi 24 haftaydı.情報をかき集めてみた結果、 私は平均24週間しかもたない、とのことでした。 最悪でした。
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.A giudicare dalle apparenze per John stava andando tutto a gonfie vele.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Allem äußeren Anschein nach hatte John alles Glück auf seiner Seite.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Dari penampilan luar, John memiliki segala yang dia inginkan.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Het leek alsof John alles mee had.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.겉으로 보기에, 존은 모든 것을 다 가진 것처럼 보였습니다.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Minden külső szemszögből nézve megvolt mindene Johnnak.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Navenek se zdálo, že se Johnovi vše dařilo.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Patrząc z zewnątrz John'owi wszystko idealnie się układało.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Pri pohľade z vonku Johnovi všetko vychádzalo.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Segundo todas as aparências exteriores, o John tinha tudo a seu favor.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Till synes var allt bra i Johns liv.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Ud fra alt, hvad man kunne se, kørte alt bare for John.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Văzut din afară John avea totul.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Visto desde fuera, John tenía todo a su favor.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Vu de l'extérieur, tout allait pour le mieux dans la vie de John.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Xét từ bề ngoài mọi việc của John đều tiến triển tốt đẹp.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Κατά τα φαινόμενα, όλα πήγαιναν καλά για τον Τζον.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Внешне казалось, что жизнь Джона складывается замечательно.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Ззовні здавалося, що Джон усе має в житті.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Погледнато отвън, на Джон всичко му вървеше.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.מכל בחינה חיצונית ג'ון הצליח בכל התחומים בחייו.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.من جميع المظاهر الخارجية, بدى جون كأن كا شيء يمضي لصالحه
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.ジョンは万事順調でした 彼はちょうど
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.從所有表面來看, John事事都很順利。
Ekosistemi anladığımız kadarıyla pazarlar girilebilir değil.시장에 진입할 지점이 안 보인다는 거죠
En azından benim sinir bağlantılarımın yapabildiği kadarıyla.Nebo zde aspoň nemůžu najít přímou souvislost.
En azından benim sinir bağlantılarımın yapabildiği kadarıyla.Przynajmniej na tyle, na ile moje połączenia neuronów dają radę.
En azından benim sinir bağlantılarımın yapabildiği kadarıyla.Zumindest, soweit meine neuronalen Verbindungen es machen könnte.
En azından benim sinir bağlantılarımın yapabildiği kadarıyla.しかし、エンタルピーは熱に密接に関連します。
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Da, de fapt e chiar prima oară când vreunul dintre noi a aflat despre acest lucru.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Esatto, è stata la prima volta che abbiamo visto una cosa simile.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Igen, ez ténylegesen az első alkalom, hogy akárki is tudott róla, először is.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Ja, das ist das erste Mal, dass wir überhaupt davon erfahren haben.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Ja, dit is de eerste keer dat iemand van ons dat wist.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Oui, en fait aucun d'entre nous n'en avait jamais entendu parler avant.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Sí, esta fue la primera vez que nosotros nos enteramos de esto.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Ναι, αυτή είναι πράγματι η πρώτη φορά που κάποιος από εμάς, μαθαίνει κάτι τέτοιο.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Да, всъщност тогава за пръв път научихме за това, на първо място.
Evet, en azından ekibimizin bildiği kadarıyla bir "ilk"...Да, начнём с того, что мы, вообще, такое увидели впервые.
Evrenle bir olduğumuzu, ve bildiğimiz kadarıyla en karmaşık varlık olduğumuzu hatırlamalıyız.Debemos recordar que somos uno con el Universo, y, por lo que sabemos hasta ahora, la existencia más compleja.
Evrenle bir olduğumuzu, ve bildiğimiz kadarıyla en karmaşık varlık olduğumuzu hatırlamalıyız.Musíme si uvědomit, že jsme všichni soucasti vesmiru a z toho, co zatim vime nejslozitejsi existence
Evrenle bir olduğumuzu, ve bildiğimiz kadarıyla en karmaşık varlık olduğumuzu hatırlamalıyız.Onthoudt ook dat we gevormd worden door onze omgeving.
Evrenle bir olduğumuzu, ve bildiğimiz kadarıyla en karmaşık varlık olduğumuzu hatırlamalıyız.יש לזכור כי אנחנו חלק בלתי-נפרד מהיקום, ולפי מה שאנו יודעים עד-כה, אנו צורת החיים המורכבת ביותר.
Evrenle bir olduğumuzu, ve bildiğimiz kadarıyla en karmaşık varlık olduğumuzu hatırlamalıyız.そして、私たちは、これまで知っている中で、 最も複雑な存在なのです。 ここで、私たちが環境によって作られたことを 思い出してください。
Fakat bildiğimiz kadarıyla biz, Bonobo lar hariç... ...Dünya da bulunan tek yürüyen maymun türüyüz.하지만 우리 모두가 알고 있듯이, 인류는 유일한 직립 유인원입니다. 보노보를 제외하고 현재 지구상에서는 인류가 유일합니다.
Fakat bildiğimiz kadarıyla biz, Bonobo lar hariç... ...Dünya da bulunan tek yürüyen maymun türüyüz.Zgodnie z naszą wiedzą, w chwili obecnej jesteśmy ostatnim takim gatunkiem, poza bonobo.
Fakat bildiğimiz kadarıyla biz, Bonobo lar hariç... ...Dünya da bulunan tek yürüyen maymun türüyüz.Но насколько нам известно, мы единственные прямоходящие обезьяны, не считая бонобо, живущие на Земле сегодня.
Fakat bildiğimiz kadarıyla biz, Bonobo lar hariç... ...Dünya da bulunan tek yürüyen maymun türüyüz.אבל למיטב ידיעתנו, אנחנו המין היחיד של קוף אדם זקוף הקיים כיום, פרט לבונובו.
Fakat bildiğimiz kadarıyla biz, Bonobo lar hariç... ...Dünya da bulunan tek yürüyen maymun türüyüz.今日ではボノボを例外に ヒトが唯一直立歩行する種です 大事なのは
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.41과 60은 어떠한 수로도 동시에 나눌 수 없습니다 41은 소수입니다
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.En volgens mij hebben 41 en 60 geen gemeenschappelijke delers. 41 lijkt me een priemgetal.
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.És amennyire tudom, 41-nek és 60-nak nincs közös osztója. Igazából a 41 prímnek tűnik nekem.
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.Og som vi kan se, har 41 og 60 ikke nogen fælles faktorer. 41 er faktisk et primtal.
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.O ile wiem, 41 i 60 nie mają żadnych wspólnych czynników. Moim zdaniem, 41 jest liczbą pierwszą.
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.Per quel che posso dire, 41 e 60 non hanno fattori in comune. 41 in realta' mi sembra primo.
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.Pokud vím, 41 a 60 nemají žádného společného celočíselného dělitele. 41 mi dokonce připadá jako prvočíslo.
Gördüğüm kadarıyla 41 ve 60'ın ortak bir böleni yok. . 41 asal bir sayı gibi görünüyor.Και όσο μπορώ να δω, το 41 και το 60 δεν έχουν κοινούς παράγοντες. Το 41 μάλιστα μου φαίνεται πρώτος αριθμός.
İlgili Sayfalar