kadınlara ile cümle
kadınlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.¿Cuál es ese maravilloso don que le dio Dios a las mujeres?, me preguntaba yo
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Czym jest ten wspaniały dar Boga dla kobiet? - myślałam.
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Ich fragte mich, was das wohl für eine wundervolle Gabe war, die Gott nur den Frauen geschenkt hatte?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Je me suis demandée quel était ce don merveilleux, donné par Dieu aux femmes ?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.그럼 하느님이 여자에게 주셨다는 선물은 도대체 뭔가요?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Mi ez a csodás ajándék, amit Isten a nőknek adott, tűnődtem?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Món quà mà Chúa tặng cho phụ nữ là gì, tôi rất băn khoăn?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Přemýšlela jsem, co je tím nádherným darem, který dal Bůh ženám.
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Qual è questo meraviglioso dono che Dio ha dato alle donne, mi chiesi?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim."Qual foi esse dom maravilhoso que Deus deu às mulheres", perguntei-me eu?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Și care-i acest har superb ce Dumnezeu l-a dat femeii, mă gândeam?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Wat is die prachtige gave die God vrouwen gaf, vroeg ik me af?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Αναρωτήθηκα ποιο ήταν αυτό το θαυμάσιο δώρο που μας έδωσε ο Θεός;
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Какъв е този чудесен дар, който Бог дал на жените, зачудих се?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Мені стало цікаво, що ж це за чудовий дар жінкам від Бога.
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.Что это за такой чудесный дар Бог дал женщинам, задумалась я?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.מה היתה המתנה הנפלאה שאלוהים נתן לנשים, תהיתי?
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.تساءلت ما هي هذه الهدية الرائعة التي أعطها الله للمرأة؟
Tanrının kadınlara bahşettiği bu muhteşem hediye nedir diye merak ettim.女性の協調性や適応力?
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.El centro de integración Monika ayuda a las mujeres inmigrantes desempleadas a encontrar trabajo.
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.Integrationscentret Kotoutumiskeskus Monika hjälper arbetslösa invandrarkvinnor att hitta jobb.
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.Kotoutumiskeskus Monika auttaa työttömiä maahanmuuttajanaisia löytämään työpaikan.
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.Le centre d’intégration Monika aide les femme immigrées au chômage à trouver un emploi.
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.Monika集会中心可帮助失业中的外籍人士找到工作。您可以获得撰写个人简历和求职申请、学习日常芬兰语以及数码技术等方面的援助。
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.Интеграционный центр Monika оказывает помощь в поиске работы безработным женщинам-иммигранткам.
Uyum Sağlama Merkezi Monika, işsiz göçmen kadınlara iş bulmakta yardım eder.مركز التوطين Monika يساعد النساء المهاجرات العاطلات عن العمل في العثور على مكان العمل.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.A dala ženám volební právo.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Ďalšia, ktorá dala ženám volebné právo.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Dan yang memberikan perempuan hak untuk memilih.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.E ha dato il diritto di voto alle donne.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.En die vrouwen stemrecht gaf.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.E que deu ás mulheres o direito ao voto.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.És az, amelyik szavazati jogot adott a nőknek.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Et celle qui donna le droit de vote aux femmes.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.In dali ženskam volilno pravico.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Inne, które dało kobietom prawo do głosowania.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Ja tuo hankki naisille oikeuden äänestää.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Och som gav kvinnor rösträtt.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Si care a dat femeilor drept de vot.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Und die Frauen das Stimmrecht gab.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Và mang lại cho phụ nữ quyền được bầu cử.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Y otra dio a la mujer el derecho de votar.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.Και ότι έδωσε στις γυναίκες το δικαίωμα ψήφου.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.А это дало женщинам право голосовать.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.И даде право на жените да гласуват.
Ve bu nesil ise kadınlara seçme ve seçilme hakkı verdi.І також дало жінкам право голосувати.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Au fost vandute casnicelor protofeministe ca o modalitate de a munci mai putin acasa.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Bola daná prvým feministickým ženám v domácnosti ako cesta na zníženie domácich prác.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Chúng được bán cho những bà nội trợ cấp tiến thời bấy giờ để giảm gánh nặng việc nhà.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Elle a été vendue aux femmes au foyer proto-féministes comme façon de réduire les travaux ménagers.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Het werd verkocht aan moderne huisvrouwen om hun werk makkelijker te maken.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.그리고 그런 초기 페미니스트 주부들에게 팔렸습니다. 집안일을 줄일수 있는 한 방법이 된겁니다.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Mindezt eladták a proto-feminista háziasszonyoknak mint egy megoldást, mellyel lerövidithették a házimunkát.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Prodávalo se to hospodyňkám s prvotními feministickými tendencemi jako způsob jak omezit domácí práce.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Quel cibo fu venduto alle casalinghe protofemministe come un mezzo per ridurre le faccende di casa.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Se myytiin esifeministisille perheenäideille tapana vähentää kotitöitä.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Se vendían a las amas de casa protofeministas como un modo de reducir el trabajo en casa.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Sie wurden an protofeministische Hausfrauen als Möglichkeit, die Hausarbeit zu reduzieren, verkauft.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Sprzedawano to pierwszym feministycznym paniom domu, jako sposób na ograniczenie prac domowych.
Ve protofeminist kadınlara ev işlerini azaltmaları için satıldı.Το πουλούσαν σε φεμινίστριες νοικοκυρές σαν ένα τρόπο να μειώσουν τις οικιακές δουλειές.