kadınlar ile cümle

kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are usually physically stronger than women.
Kadınlar sık sık zihinsel olarak erkeklerden daha güçlüdür.Women are often mentally stronger than men.
Ben kadınları severim ama onlarla geçinemem.I like women but I don't get along with them.
Erkek ve kadınlar birçok açıdan tamamen farklıdırlar.In many respects, women and men are totally different.
Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.Mary and some other women were here for a few hours.
Mary ve diğer kadınlar otuz dakika önce çıktı.Mary and the other women left thirty minutes ago.
Kadınlarla tanışmaya başlaman gerek.You need to start meeting women.
Kadınlara güvenmem.I don't trust women.
Kadınlara güvenmiyorum.I don't trust women.
Tom erkeklerin kadınlar üzerinde hakimiyet kurması gerektiğine inanır.Tom believes that men should rule over women.
Kadınlar birlikte olduğunda onlar her zaman güler.When women are together, they always laugh.
Tom "Kadınları hiç anlamıyorum" dedi."I'll never understand women", said Tom.
O, kadınlarla ilişki kurmada hızlıdır.He's quick in forming relationships with women.
Erkekler kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are physically stronger than women.
Erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Men are stronger than women.
Bu ülkede erkekler her zaman kadınların önünde yürürler.Men always walk in front of women in this country.
Rusya'da kadınlar sana vurur ve tersi değil.In Russia women hit you, and not vice versa.
Erkeklerin ve kadınların sadece arkadaş olabileceklerini düşünüyor musun?Do you think that men and women can ever just be friends?
O, sahte arkadaşlar ve utanmaz kadınlarla çevrili bir masada oturuyor.He sits at a table, surrounded by false friends and shameless women.
Kadınlar sürekli aynı zevk için değiştirilebilir enstrümanlardır.Women are interchangeable instruments for a constantly identical pleasure.
Kadınlar bize yiyecek çok şey verdi.The women gave us a lot to eat.
Kadınlar objeler değiller.Women are not objects.
Kadınlar obje değildir.Women are not objects.
Kadınlar seks objeleri değiller.Women are not sex objects.
Kadınlar cinsel obje değildir.Women are not sex objects.
Bu şarkı kadınlar için aşağılayıcı.This song is degrading to women.
Birçok rap şarkıları kadınlar için onur kırıcı.Many rap songs are degrading to women.
Tom kadınları sevmez.Tom doesn't like women.
Tom şu kadınları sevmiyor.Tom doesn't like those women.
Daha yaşlı kadınları seviyorsun, değil mi?You like older women, don't you?
Tom her zaman kadınlarla konuşmada sorun yaşıyor gibi görünüyor.Tom always seems to have trouble talking to women.
Tom bikinili güzel kadınlarla çevrili havuzun yanında yüzme şortuyla oturuyordu.Tom sat by the pool in swimming trunks, surrounded by beautiful women in bikinis.
Erkeklerin kadınlardan daha fazla seksle ilgilendiğini düşünmüyorum.I don't think that men are more interested in sex than women.
Kadınlar genellikle somutlaştırılırlar ve mal gibi davranılırlar.Women are often objectified and treated like property.
Kadınlar genellikle görünüşleriyle yargılanırlar.Women are often judged by their looks.
Çekici kadınların genellikle aptal olduğu düşünülmektedir.Attractive women are often thought to be dumb.
Kadınların ezilmesine karşı mücadele etmeliyiz.We need to fight against women's oppression.
Kadınlar bir azınlık değildir.Women are not a minority.
Erkeklerin odası sağda ve kadınlarınki solda.The men's room is on the right, and the women's is on the left.
Erkekler genellikle kadınlardan daha çok sporla ilgilenirler.Men are usually more interested in sports than women are.
Erkekler genellikle kadınlar kadar artistik buz pateni ile ilgilenmezler.Men aren't usually as interested in figure skating as women are.
Mary Tom'a başka kadınlarla çıkmasını istemediğini söyledi.Mary told Tom she didn't want him to date other women.
Norveçli Marit Bjoergen 15km kadınlar skiathlonunu kazandı.Norway's Marit Bjørgen won the 15km women's skiathlon.
Tom kadınlara tepeden bakıyor.Tom looks down on women.
Tom kadınları hor görüyor.Tom looks down on women.
Melanom genç kadınlarda bir salgındır.Melanoma is an epidemic in young women.
Uluslararası Kadınlar Günü kutlu olsun!Happy International Women's Day!
Kadınlar Tom için gidecek gibi görünüyor.Women seem to go for Tom.
Kadınlarla şansı hep yaver gider.He always has luck with the ladies.
Kadınlar nerede?Where are the women?
Onun kadınlara karşı şeytan tüyü var.He has a way with women.
Tom'un kadınlara karşı şeytan tüyü var.Tom has a way with women.
Kadınlar niçin böyle can sıkıcı varlıklardır.Why are women such bothersome creatures?
Dünyanın en güzel kadınlarının Boston'da yaşadığını duydum.I've heard that the most beautiful women in the world live in Boston.
Kadınların oy kullanma hakkı yoktu.Women didn't have the right to vote.
Tom diğer kadınlarla konuşurken kıskanırdım ama artık kıskanmıyorum.I used to get jealous when Tom talked to other women, but not anymore.
Doktorlar kadınlardaki "hormon replasman tedavisi" felaketini tekrarlamak üzereler.Doctors are about to repeat the disaster of hormone replacement therapy in women.
Erkekler, kadınlar, oğlanlar ve kızlar, onların hepsi insandırlar.Men, women, boys, and girls, they're all people.
Japon kadınları bence dünyadaki en güzellerden biridirler.Japanese women are in my opinion some of the most beautiful in the world.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
İlgili Sayfalar