kadınlar ile cümle
kadınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı kadınlar kadınsıdan daha çok erkeksi görünüyor.Some women look more masculine than feminine.
Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.Japanese women carry their babies on their backs.
Japon kadınları ortalama 25 yaşında evlenirler.Japanese women get married at 25 on average.
Kadınlar ondan hoşlanmadılar.Women didn't care for him.
Onun kadınlarda gözü yok.He has no eye for women.
Kadınların sigara içmesini onaylamaz.He doesn't approve of women smoking.
O, kadınları ciddiye almayan erkek türüdür.He's the kind of guy who doesn't take women seriously.
O kadınları hor görür.He looks down on women.
Kadınlar için eşit hakları savundu.She advocated equal rights for women.
Kadınların özgürlüğü hareketinde yer aldı.She played a part in the women's lib movement.
Kadınların özgürlüğü hareketinde bir rol oynadı.She played a part in the women's lib movement.
O, kadınların özgürlük hareketinde aktif bir rol aldı.She took an active part in the women's lib movement.
Erkekler ev yapar, kadınlar yuva yapar.Men make houses, women make homes.
Kadınlara açık bir sürü kariyer var.There are many careers open to women.
Kadınların oy verebilmesi için anayasa değiştirildi.The constitution was amended so that women could vote.
Anne olan kadınların sayısı az.The number of women who become mothers is small.
Belli ki o erkekler ve kadınlar için farklı.Obviously that's different for men and women.
Kadınlar da seks yapmak ister.Women want to have sex too.
Azimli kadınlardan nefret ederim.I hate strong-minded women.
Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.In Japan, only women are entitled to take the national obstetrics exam.
Erkekler şehvetli kadınları severler.Men love amorous women.
Genellikle kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşıyorlar.Generally, women live 10 years longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerin yaşadığından 10 yıl daha uzun yaşarlar.Women usually live 10 years longer than men do.
Ben bu kadınları tanıyorum.I know those women.
Bölüm şefi birdenbire söyledi: "Kadınlar ve et, onları biraz kokmuş severim."The section chief said out of the blue: "Women and meat, I like them a little rotten".
Kadınlar gerçekten ellerinden geleni yaptılar.The women really gave it their utmost.
Kadınlar çalışıyor.The women are working.
Kadınlar çayı sever.The women like tea.
Şu kadınları nerede gördün?Where did you see those women?
O, kendini Tanrı'nın kadınlara lutfü olarak düşünüyor.He thinks he's God's gift to women.
Yarı zamanlı bir iş ev kadınları için uygundur.A part-time job is convenient for housewives.
Avustralyalı kadınlar çok güzeldir.Australian women are very beautiful.
Kadınların neden kel olmadıklarını merak ediyorum.I wonder why women don't go bald.
Kadınlar benim teyzelerim.The women are my aunts.
Tom bir kadınlar-sadece akşam yemeği tarafından men edildi.Tom was barred from a women-only dinner.
O ülkedeki kadınlar özgürlükleri için mücadele ediyorlar.Women in that country are fighting for their freedom.
Kadınlara karşı tavrın saldırgan.Your attitude towards women is offensive.
Kadınlar bölümü nerede?Where's the women's section?
O, kadınları ciddiye almayan adam tipidir.He's the type of guy who doesn't take women very seriously.
Onun şehre gelişinden beri, bütün kadınlar onun hakkında dikkatli kaldı.Since his arrival in town, all the women have remained cautious about him.
Genel olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.In general, men run faster than women.
Kadınlar olmadan dünya nasıl olurdu?What would the world be like without women?
Bu kadınlar benim teyzelerim.These women are my aunts.
İnsanlar tuhaf görünen kadınların cadılar olduğunu düşünürlerdi.People used to think that women who looked odd were witches.
Kadınlara oy hakkı verildi.Women were given the right to vote.
Erkekler ve kadınlar bir gecede büyük miktarlarda para yaptı.Men and women made huge amounts of money overnight.
Her iki tarafta, erkekler, kadınlar ve çocuklar öldürüldü.Men, women and children on both sides were killed.
O gördüğüm kadınlara karşı en saygısız tutuma sahip.He has the most disrespectful attitude towards women I've ever seen.
Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.Blondes earn 7% more than women with any other hair color.
Kadınlar bir erkekle yemek yerken daha hafif yemekler yerler.Women eat lighter meals when they're eating with a guy.
Kadınlar kendilerini özel hissettiren erkekler gibidir.Women like men who make them feel special.
Kadınları konuşturma yollarına sahibiz ama onları susturmak için hiçbir şeyimiz yok.We have ways of making women speak; we have none for shutting them up.
Kişiliksiz kadınlardan hoşlanmıyorum.I don't like women without personalities.
Gebe kadınlar genellikle sabah bulantısı geçirirler.Pregnant women often experience morning sickness.
Kadınlar gözlemler ve erkekler düşünür.Women observe and men think.
Dün gece kulüpte güzel kadınlar vardı.There were beautiful women at the club last night.
Onun başka kadınlarla çıkmasını istemedi.She didn't want him to go out with other women.
Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.Gods created women to tame men.
Kadınlara, hava durumuna güvenebildiğimiz kadar güvenmeliyiz.We must trust women as much as we can trust the weather.
Kadınların ev işi yaparak harcadığı zaman şimdi eskisinden çok daha azdır.The time women spend doing housework is now a lot less than it used to be.
İlgili Sayfalar