kadınların ile cümle

kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kadın: Şimdi şunu söyleyeyim, kadınların dizleri üzerinde durmaları gerekiyor.Okay, jeg kan sige, at det er meningen, at kvinder skal knæle.
Kadın: Şimdi şunu söyleyeyim, kadınların dizleri üzerinde durmaları gerekiyor.Okay, voglio chiarire che di norma
Kadın: Şimdi şunu söyleyeyim, kadınların dizleri üzerinde durmaları gerekiyor.المرأة: حسنًا، دعني أقول أنه من المفترض
Kadın: Şimdi şunu söyleyeyim, kadınların dizleri üzerinde durmaları gerekiyor.女性がひざまずきます
(Kahkaha) Gazete özür diledi ve kadınların fotoğraflarını asla koymayız dedi.Ziarul s-a scuzat spunând că nu publică niciodată imagini cu femei, pentru că pot fi provocatoare.
Katarlı kadınların eğitim seviyelerinin artması ve daha fazla kadının iş hayatına katılması.""aumento do nível de escolaridade nas mulheres do Qatar, "e mais mulheres integradas no mercado de trabalho."
Katarlı kadınların eğitim seviyelerinin artması ve daha fazla kadının iş hayatına katılması."카타르 여성의 개선된 교육 수준과 노동 인구에 여성들이 더 많이 포함된 것 입니다.
Katarlı kadınların eğitim seviyelerinin artması ve daha fazla kadının iş hayatına katılması."עלייה ברמת ההשכלה של נשים קטאריות וכניסה של יותר נשים למעגל העבודה
Katarlı kadınların eğitim seviyelerinin artması ve daha fazla kadının iş hayatına katılması."زيادة المستوى التعليمي للمرأة القطرية ودمج المزيد من النساء في القوة العاملة ".
Katarlı kadınların eğitim seviyelerinin artması ve daha fazla kadının iş hayatına katılması."社会進出だそうです 全く同感です 科学的見地からも同感です
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.A fost membră al Congresului pe vremea când nu existau prea multe femei în Congres.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Bà là nghị sĩ trong khi vào thời đó không có nhiều nữ nghị sĩ.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Byla kongresmankou, když v Kongresu ještě moc žen nebylo.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Była kongresmenką gdy nie było wiele kobiet w kongresie.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.C'était un membre du Congrès quand il y avait peu de femmes dans cette assemblée.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Era membro del congresso quando non c'erano molte donne membro del congresso.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Fue diputada del congreso nacional cuando no había muchas diputadas.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.그녀는 여자 국회의원이 별로 없던 시대에 국회의원이었고,
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Sie war eine Kongressabgeordnete in einer Zeit, in der es nicht sehr viele Frauen im Kongress gab.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Ze was lid van het Congres en er waren niet zoveel vrouwen die daar lid van waren.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Ήταν μέλος της Συγκλήτου, όταν δεν υπήρχαν πολλές γυναίκες μέλη της Συγκλήτου.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Била е член на конгреса, когато не е имало много жени в конгреса.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.Она была членом Конгресса в те времена, когда в Конгрессе было мало женщин.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.היא הייתה חברת-קונגרס בתקופה שבה לא היו הרבה חברות קונגרס.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.و كانت عضوة في الكونجرس في وقت لم يكن هناك الكثير من الأعضاء السيدات.
Kongreye seçilmiş, kadınların pek de yer amadığı bir dönemde.まだ女性の政治家が多くなかった時代のことです またバニティーフェア誌の編集者でもありました
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Al dat nodig is om kwaad te laten winnen, is dat goede mensen zwijgen."
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Det enda ondskan behöver för att segra är att de goda ingenting gör".
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""악이 승리하기 위해서 필요한 것은 "남성과 여성들이 아무것도 안하는 것이다" 라고요
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Lo necesario para que las fuerzas del mal triunfen es que los buenos hombres y mujeres no hagan nada".
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır."" Tất cả những gì giúp cho cái ác chiến thắng, là những người tốt không làm gì cả."
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Všechno, co je potřeba k tomu, aby uspěli zlé síly je aby dobří muži a ženy nedělali nic."
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Všetko, čo je potrebné aby uspelli zlé sily je aby dobrí muži a ženy nerobili nič."
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Το μόνο που χρειάζονται οι δυνάμεις του κακού να θριαμβεύσουν είναι η απάθεια καλών αντρών και γυναικών."
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır."Чтобы победило зло, достаточно, чтобы хорошие люди просто ничего не делали.
"Kötü güçlerin galip gelmesi için ihtiyaç olunan tek şey iyi erkek ve kadınların hiçbir şey yapmamasıdır.""Щоб перемогти зло достатньо щоб хороші люди просто нічого не робили".
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.(44:10) Дочери царей между почетными у Тебя; стала царица одесную Тебяв Офирском золоте.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.(45:10) Des filles de rois sont parmi tes bien-aimées; La reine est à ta droite, parée d`or d`Ophir.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Av myrra, aloe och kassia dofta alla dina kläder; från elfenbenspalatser gläder dig strängaspel.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Av myrra og aloë og kassia dufter alle dine klær; fra elfenbens-slott fryder dig strengelek.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Filhas de reis estão entre as tuas ilustres donzelas; � tua mão direita está a rainha, ornada de ouro de Ofir.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Hčere kraljeve so med dragimi tvojimi, kraljica stoji tebi na desno v zlatu iz Ofirja.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Hijas de reyes hay en tu corte de honor; la reina está de pie a tu derecha con oro de Ofir
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.In deinem Schmuck gehen der Könige Töchter; die Braut steht zu deiner Rechten in eitel köstlichem Gold.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.왕의 귀비 중에는 열왕의 딸이 있으며 왕후는 오빌의 금으로 꾸미고 왕의 우편에 서도다
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Kongedøtre står i kostbare Klæder, Dronningen i Ofrguldets Skrud ved din højre.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Le tue vesti son tutte mirra, aloe e cassia, dai palazzi d'avorio ti allietano le cetre
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Mirrha, áloe, kácziaillatú minden öltözeted; elefántcsont palotából zeneszóval vidámítnak téged.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Trong bọn người nữ tôn quí của Ngài có các công chúa; Hoàng hậu đứng bên hữu Ngài, trang sức vàng ô-phia.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Trong bọn người nữ tôn quí của Ngài có các công_chúa ; Hoàng_hậu đứng bên hữu Ngài , trang_sức vàng ô - phia .
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.U bent gekleed in pracht en praal; U verheugt zich in lieflijke muziek uit prachtige paleizen.
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.Царски дъщери има между твоите почтени жени; Отдясно ти е поставена царицата в офирско злато
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.בנות מלכים ביקרותיך נצבה שגל לימינך בכתם אופיר׃
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.‎بنات ملوك بين حظياتك. جعلت الملكة عن يمينك بذهب اوفير
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.有 君 王 的 女 兒 、 在 你 尊 貴 婦 女 之 中 . 王 后 佩 戴 俄 斐 金 飾 、 站 在 你 右 邊
Kral kızları senin saygın kadınların arasında, Kraliçe, Ofir altınları içinde senin sağında duruyor.有 君王 的 女兒 、 在 你 尊貴婦 女 之中 . 王后 佩戴 俄斐 金飾 、 站在 你 右邊
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.(67:6) Отец сирот и судья вдов Бог во святом Своем жилище.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.(68:6) Le père des orphelins, le défenseur des veuves, C`est Dieu dans sa demeure sainte.
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.Allah yang tinggal di Rumah-Nya yang suci adalah bapak anak yatim dan pembela para janda
Kutsal konutundaki Tanrı, Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.der ein Vater ist der Waisen und ein Richter der Witwen. Er ist Gott in seiner heiligen Wohnung,

İlgili Sayfalar