kadınların ile cümle
kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kadınların kendisi hakkında.Το προχώρησαν οι γυναίκες.
Kadınların kendisi hakkında.Дело в самих женщинах.
Kadınların kendisi hakkında.Друг якось запитав мене:
Kadınların kendisi hakkında.אלא מדובר בנשים עצמן.
Kadınların kendisi hakkında.إنها عن النساء أنفسهن.
Kadınların kendisi hakkında.ある友人が私に言いました
Kadınların kürtaj isteyip istemedikleri hakkında karar vermek kendilerine aittir.Kvinnan har rätt att själv besluta om hon vill göra abort.
Kadınların kürtaj isteyip istemedikleri hakkında karar vermek kendilerine aittir.La femme a droit de décider elle-même si elle veut demander un avortement.
Kadınların kürtaj isteyip istemedikleri hakkında karar vermek kendilerine aittir.La mujer puede decidir por sí misma si quiere abortar o no.
Kadınların kürtaj isteyip istemedikleri hakkında karar vermek kendilerine aittir.Naisella on oikeus päättää itse, haluaako hän hakea aborttia.
Kadınların kürtaj isteyip istemedikleri hakkında karar vermek kendilerine aittir.Женщина имеет право самостоятельно решать, хочет ли она пойти на аборт.
Kadınların kürtaj isteyip istemedikleri hakkında karar vermek kendilerine aittir.للمرأة الحق في أن تقرر بنفسها ما إذا كانت تريد إجراء الإجهاض.
Kadınların mümkün olan her türlü haktan nasıl mahrum bırakıldıklarını gözlerimle gördüm.그리고 여성의 권리가 어떻게 박탈되고 있는지 직접 보았습니다.
Kadınların mümkün olan her türlü haktan nasıl mahrum bırakıldıklarını gözlerimle gördüm.Είδα από πρώτο χέρι πως έχει αφαιρεθεί από τις γυναίκες κάθε δικαίωμα που θα μπορούσαν να έχουν.
Kadınların mümkün olan her türlü haktan nasıl mahrum bırakıldıklarını gözlerimle gördüm.וראיתי ממקור ראשין איך נשים נושלו מכל זכות שהיה ניתן לנשל אותן ממנה.
Kadınların mümkün olan her türlü haktan nasıl mahrum bırakıldıklarını gözlerimle gördüm.و رايت مباشرة كيف ان النساء قد جردن من كل حق يمكن تجريد المراة منه
Kadınların mümkün olan her türlü haktan nasıl mahrum bırakıldıklarını gözlerimle gördüm.教育や雇用の機会を奪われ アイスクリームを食べることさえ
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım. (Alkışlar)Musíme posadit ženy ke stolu. --
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Chúng ta phải giúp chị em ngồi vào bàn đàm phán.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Dobbiamo far sí che le donne si siedano al tavolo.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Kita harus mendorong wanita untuk duduk di meja.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.탁자에 동등히 앉혀야 합니다.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Kobiety muszą zasiąść przy stole.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım."mais vezes do que as mulheres?" Temos de conseguir sentar as mulheres à mesa.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Musíme dostať ženy, aby sedeli za stolom.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Nous devons faire que les femmes s'asseyent à la table.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Rá kell vennünk a nőket, hogy üljenek az asztalhoz!
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Vi bliver nødt til at få kvinderne til at sidde med ved bordet.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Vi måste få kvinnorna att sitta vid bordet.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.We moeten vrouwen een plaats aan de tafel laten innemen.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Wir müssen Frauen dazu bringen, sich an den Tisch zu setzen.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Πρέπει να κάνουμε τις γυναίκες να καθήσουν στο τραπέζι.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Ми повинні зробити так, щоб жінки сіли за стіл.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Нам нужно убедить женщин сесть за стол.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.Трябва да привлечем жените да седнат на масата.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.עלינו לגרום לנשים לשבת ליד השולחן.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.يجب ان ندع النساء يجلسن الى الطاولة.
Kadınların o masaya oturmalarını sağlamamız lazım.(拍手)
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Innym sposobem bezwstydnego propagowanie gwałtu przez kobiety jest praca do późna w nocy.
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Une autre façon dont les femmes propagent sans vergogne le viol est de travailler tard dans la nuit
Kadınların tecavüzü yaygınlaştırmasının bir başla şekli de gece geç saatlere kadar çalışmak.Еще один способ, как женщины бесстыдно распространяют изнасилование - работая до поздней ночи.
Kadınların toplum hayatından uzaklaştırılması aslen bir Bizans ve Fars uygulamasıydı.여성을 격리하는 관습은 사실 비잔틴과 페르시의 것이었습니다.
Kadınların toplum hayatından uzaklaştırılması aslen bir Bizans ve Fars uygulamasıydı.Sự tách biệt của nữ giới thực tế là một phong tục của người La Mã phương Đông và Ba Tư,
Kadınların toplum hayatından uzaklaştırılması aslen bir Bizans ve Fars uygulamasıydı.הפרדה של נשים היה למעשה נוהל ביזנטי או פרסי,
Kadınların toplum hayatından uzaklaştırılması aslen bir Bizans ve Fars uygulamasıydı.والتي كانت تعزل النسوة مثل السلوكيات البيزنطية والفارسية
Kadınların toplum hayatından uzaklaştırılması aslen bir Bizans ve Fars uygulamasıydı.ビザンティンとペルシアの風習でした。 イスラム教徒はそれを取り込み、
Kadınların varlığı bu durumu... ...daha da güçleştiriyor.Přítomost žen to ještě ztěžuje.
Kadınların varlığı bu durumu... ...daha da güçleştiriyor.Η παρουσία των γυναικών το καθιστά... ...δυσκολότερο.
Kadınların varlığı bu durumu... ...daha da güçleştiriyor.Присъствието на жените го прави... ...още по-трудно.
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.여성과 아이들을 무리 안에 두어야 할 필요가 있습니다.
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.Musíte tam mať aj ženy a adolescentov,
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.אתם זקוקים לנשים ולמתבגרים איתכם,
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.ويجب ان تكون النساء والبالغون ايضاً في عملية الصيد
Kadınların ve ergenlerin orada olması gerekir.授乳期の母親と思春期の子供たちには
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.A to ukazuje kobiety i mężczyzn kierujących mieszanym protestem.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.A ukazuje muže a ženy společně demonstrující.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Azt mutatja, hogyan tiltakoznak együtt nők és férfiak vegyesen.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Dan gambar ini menunjukkan perempuan dan pria memimpin protes bersama.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.E mostra donne e uomini che portano avanti una protesta mista.
Kadınların ve erkeklerin karma bir protesto sürdüklerini görüyoruz.Es zeigt Frauen und Männer, wie sie einen gemischten Protest führen.