kadınların ile cümle
kadınların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.وفي استطلاع للرأي وجدنا ان 74% ممن .. خضن عملية الاجهاض .. شعرن ان ذلك كان خطأئهم نوعا ما .. وهذا امرٌ فظيع
Bir araştırmaya göre düşük yapan kadınların %74'ün kendilerini suçladıklarını gösteriyor ki, bu korkunç.流産の原因の一部は自分にあると感じています ひどいことです さらに 22%の女性が
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Azok a vegyes hatások érik, ugyanolyan egyedi és sajátos formában, mint a nőt magát.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Chúng là một chuỗi ảnh hưởng mang đặc tính cá nhân như bản thân của người phụ nữ.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.De skaber en blanding af påvirkninger der er lige så individuelle og særegne som selve kvinden.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Es entsteht eine Mischung von Einflüssen, die so individuell und eigenartig sind, wie die Frau selbst.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formam uma mistura de influências tão individual e idiossincrática como a própria mulher.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Formano un miscela di influenze tanto individuali ed idiosincratiche quanto la donna stessa.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Hal itu menciptakan berbagai pengaruh yang unik dan istimewa seperti wanita itu sendiri.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Jsou směsí podnětů individuálních a jedinečných jako žena sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.이런 것들은 그녀 자신 만큼이나 개인적이고 특유한 여러 영향의 조합을 만들어 냅니다
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Se formează un amestec de influenţe la fel de unice şi idiosincrasice ca femeia însăşi.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Skupaj sestavljajo mešanico vplivov, ki so tako edinstveni in posebni kot ženska sama.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Todo constituye una mezcla de influencias tan singulares e idiosincráticas como la mujer misma.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Vytvárajú celú zmes vplyvov, ktoré sú rovnako individuálne a osobité, ako samotná žena.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Wszystko to stanowi mieszaninę wpływów tak indywidualnych i specyficznych jak sama kobieta.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Ze vormen een mengeling van invloeden die even individueel en eigenaardig zijn als de vrouw zelf.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Αποτελούν ένα μίγμα επιρροών τόσο μοναδικό και ιδιοσυγκρασιακό όσο και η ίδια η γυναίκα.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Вони створюють суміш впливів настільки своєрідних та індивідуальних як сама жінка.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Те образуват смесица от влияния, толкова индивидуални и особени, колкото самата жена.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.Это составляет набор воздействий, столь же индивидуальных и уникальных, как и сама женщина.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.כל זה יוצר תערובת של השפעות שהיא אינדיבידואלית וייחודית כמו האם עצמה.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.تشكل جميعها خليطا من التأثيرات بنفس القدر و الخصوصيّة التي تؤثر في المرأة نفسها.
Bir birey ve yaradılışsal olarak kadınların kendisi bu etkilerin bir karışımını yapar.その妊婦と同じくらい 個性的で特有なものです 胎児はこれらを全て
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Az egyik a nők beszédkeszsége.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Een ervan is de verbale vaardigheid van vrouwen.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Eine ist die Sprachfähigkeit der Frauen.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Ena je ženska govorna sposobnost.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.En av dem är kvinnors verbala förmåga.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Jedním z nich je ženská verbální zdatnost.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Jedným z nich je ženská schopnosť verbálnej komunikácie.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.하나는 여성의 언어적인 능력입니다. 여성들은 말을 잘합니다.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.Una de ellas es la habilidad verbal de la mujer, las mujeres sí que pueden hablar.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.אחד מהם הוא היכולת הלשונית של נשים. הן מסוגלות לדבר.
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.واحدة منها هى قدرة المرأة اللفظية فالمرأة تستطيع الكلام
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.其中之一是女人嘅口頭表達能力。女人好講得。
Birisi, kadınların ifade yeteneği. Kadınlar konuşmasını bilir.正確な語を素早く見つけることができるという女性の能力
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Kobiety lepiej rozwijaja się werbalnie.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Le premier point est la capacité verbale de la femme.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Một trong số đó là khả năng nói chuyện của phụ nữ.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Uma delas é a capacidade verbal das mulheres.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Una dintre ele este abilitatea verbală a femeilor.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Una è l'abilità verbale delle donne.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Μια από αυτές είναι η ομιλία.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Одна з них - жіночі вербальні можливості.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Одна из них — женские вербальные способности.
Birisi, kadınların ifade yeteneği.Първата е способността на жените да се изразяват с думи.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.우리는 아랍 여자의 사고방식은 인접한 이웃나라의 여자보다는 자국의 남자와 더 비슷하다는 것을 발견했죠.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.מצאנו שנשים במדינה אחת דמו יותר לגברים באותה מדינה מאשר לעמיתותיהן הנשיות מעבר לגבול
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.وجدنا أن النساء في بلد واحد يشبهون أكثر الرجال في ذلك البلد من نظرائهم الإناث عبر الحدود.
Bir ülkedeki kadınların, sınır ötesindeki mevkidaşlarındansa o ülkedeki erkeklere daha çok benzediğini bulduk.男性同様な意見を持っていることが 分かりました 国によって差があるのです これが物語っていることは
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiChapeau melon et jupes colorées : un magazine consacré aux célèbres 'Cholitas' de Bolivie
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiErste Modezeitschrift für Boliviens berühmte "Cholitas"
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiNasce una rivista di moda dedicata alle famose 'Cholite' boliviane
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiRevista boliviana destaca la estética y el emprendimiento de las "cholitas"
Bolivya'nın İkonik 'Cholita' Yöresel Kadınlarını Anlatan Bir DergiЖурнал «Cholita» для коренных женщин Боливии
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Älköön sydämesi himoitko hänen kauneuttaan, älköönkä hän sinua katseillaan vangitko.
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ej i dit Hjerte hendes Skønhed, hendes Blik besnære dig ej!
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.Attrå ikke hennes skjønnhet i ditt hjerte? og la henne ikke fange dig med sine øiekast!
Böyle kadınların güzelliği seni ayartmasın, Bakışları seni tutsak etmesin.En tu corazón no codicies su hermosura, ni te prenda ella con sus ojos