Ana içeriğe geç
Sözlük

kadınlarının ile cümle

kadınlarının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Housewives have a hundred things to do.
Dünyanın en güzel kadınlarının Boston'da yaşadığını duydum.I've heard that the most beautiful women in the world live in Boston.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.In his last letter, he complained about the way German women dressed.
Eşlerinin ölümünden sonra, Heruli kadınlarının kendilerini asarak intihar etmeleri beklenir.Following the death of their husbands, Herul women were expected to commit suicide by hanging.
Yunan kadınlarının aksine,Unlike women in Greece,
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was a lateral thinker. He made it compulsory for prostitutes to wear the veil.
Sırp kadınlarının toplumdaki statüsünü tanımlamada yaşanan başlıca sorunlardan biri ekonomi.One of the main issues defining the status of Serbian women in society is economics.
Çalışmalar, Sırp kadınlarının yarısının ev içi şiddet mağduru olduğunu gösteriyorStudies: half of Serbian women are victims of domestic violence
Sırp kadınlarının %54'ünden çoğu ev içi şiddete maruz kalıyor. [Reuters]More than 54% of Serbian women suffer from domestic violence. [Reuters]
Resmi istatistikler, Roman kadınlarının Sırbistan'da en zor durumdaki kesim olduğunu gösteriyor.Official statistics show Roma women are in the most difficult position in Serbia.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.[93]In his last letter, he complained about the way German women dressed.[93]
Humayünname Babür kadınlarının yaşamları hakkında bir fikir veren bir eserdir.The Humayun Nama provides an insight into the lives of Mughal women.
Büyük Kraliyet kadınlarının çoğu da önemli diplomatik ve politik roller oynadılar:Many of the Great Royal Wives also played significant diplomatic and political roles:
Tanrı'nın Karısına ek olarak bazı kraliyet kadınlarının Tanrı'nın Eli gibi başka unvanları da vardı.The title God's Wife was another title given to royal women in sacral roles.
Eski Arap kadınlarının ilk kostümleri.Early costumes of Arab women.
Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.Dort kommt ihnen die Amazone Wonder Woman zu Hilfe.
Maşlah, Türk kadınlarının eskiden giydikleri bir tür üstlüktür.Burda est un vêtement autrefois portés par certains Arabes.
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Las amas de casa tienen cientos de cosas que hacer.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Сложность вышитого рисунка определял социальный статус жительницы села.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.وفي رسالته الأخيرة، شكى من طريقة لبس النساء الألمانيات.
Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.Właśnie dlatego amazonki używały siodeł damskich.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Wino może być narzędziem manifestowania własnego statusu społecznego.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I sitt sista brev beklagade han sig över de tyska kvinnornas dåliga klädsmak.
Yenilgiyi, âsîlerin kadınlarının ve çocuklarının da paylarını aldikları, korkunç kıyım izledi.De offrade då sina söner och döttrar och sin boskap, och bedrev blot med mat och dryck.
Bu olayla Kybele Amazon kadınlarının temsili olmuştur.Це ставило під сумнів їх аматорську кар'єру.
Dolayısıyla, geleneksel Suudi kadınlarının büyük çoğunluğu yüzlerini de örter.Místo však normálních obličejů svých kolegů vidí příšery.
Amazon kadınlarının neden erkeklerden nefret ettiklerine dair iki söylence vardır.Je mnoho teorií o tom, proč kayanské ženy nosí spirály na krku.
Bu oyun, o dönemin kadınlarının yaygın olan görüşlerini temsil etmektedir.Ez az álláspont az akkori női társadalommal szembeni attitűdöt képviselte.
Ama DES kadınlarının büyük çoğunluğu tümüyle heteroseksüel yönelime sahip olduğu belirtilmiştir.Siellä tamilit tunsivat, että singaleesienemmistö syrjii heitä.
Aynı zamanda şarkı, Gürcü kadınlarının "İyi kadın, iyi anne, iyi öğretmenler" olmasını amaçlamaktadır.Sangen handler om georgiske kvinder, der stræber efter at være "gode kvinder, gode mødre, gode lærere."
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I det siste brevet klaget han over hvordan de tyske kvinnene gikk kledd.
Genelde evin kadınlarının Shabbat mumlarını yaktığını ve Kiddush'i okuduklarını söyler.Cô chỉ ra rằng thông thường người phụ nữ trong gia đình sẽ thắp cây nến Sabbath và ngâm nga Kiddush.
"Kureyş kadınlarının iyisi, çocuğa küçüklüğünde en şefkatli olanlardır."「女の子はちっちゃいほうがかわいい」と思っている。
Esra (Derya Beşerler) : Sarmaşık kadınlarının manikür pedikürcüsü.까마귀 (까까라스) 성우: 최준영 마녀 마들린의 말하는 까마귀.
Nakış tasarımları, köy kadınlarının sosyal statüsünü belirlemektedir.Bogatstvo i varijacije izvezenih dizajna određuju društveni status seoskih žena.
Bu durum Japon asil kadınlarının durumlarına benzemektedir.Dėl šių priežasčių jie atrodo gana panašūs į japonų kepimo peilius.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk adalah seorang yang berpikir secara lateral. Dia mewajibkan untuk pelacur untuk memakai jilbab.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk a folosit gandirea laterala. El le-a obligat pe prostituate sa poarte valul.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk byl laterální myslitel. Nařídil nosit závoj prostitutkám.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk era um pensador fora do comum. Obrigou as prostitutas a usar o véu.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk era un pensador lateral, así que hizo obligatorio que las prostitutas usaran el velo.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk était un penseur latéral. Il a rendu le port du voile obligatoire pour les prostituées.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk là 1 nhà tư duy 1 chiều. Ông bắt buộc gái mại dâm phải đeo khăn trùm mặt.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk máshogyan gondolkozott. Kötelezte a prostituáltakat, hogy fátylat hordjanak.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk preferiva il pensiero laterale. Così, rese il velo obbligatorio per le prostitute.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk umiał myśleć nieliniowo. Uczynił obowiązkowym noszenie zasłon przez prostytutki.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk var en lateral tänkare. Han gjorde det obligatoriskt för prostituerade att bära slöja.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk var tænkte bredt. Han gjorde det obligatorisk for prostituerede at bære tørklæde.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was scherp van geest. Hij stelde het dragen van sluiers verplicht voor prostituees.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatür war ein Querdenker. Er machte es verbindlich, dass Prostituierte den Schleier tragen mussten.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.아타투르크는 요즘 말로 수평적 사고(lateral thinking)를 할 줄 아는 사람이었습니다. 이 사람이 어떻게 했냐면, 창녀들은 꼭 베일을 써야 한다, 라는 법을 만들었데요.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ο Ατατούρκ το σκέφτηκε πιο πονηρά. Έκανε υποχρεωτική τη χρήση του πέπλου για τις πόρνες.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ататурк поступил иначе. Он обязал всех проституток носить платок.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ататюрк бил латерален мислител. Направил носенето на фередже задължително за проститутките.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.אתא-טורק היה בעל חשיבה צידית. הוא אילץ זונות לשים רעלה.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.ولكن آتاتورك كان ذا فكر عريض فقد أجبر حينها " بائعات الهوى " على إرتداء الحجاب
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.売春婦にベールの着用を義務付けたのです (笑)
Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek.Con trẻ họ sẽ bị đập chết trước mắt họ, nhà bị cướp, vợ bị dâm hãm.
Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek.Con_trẻ họ sẽ bị đập chết trước_mắt họ , nhà bị cướp , vợ bị dâm hãm .
Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek.Copiii lor vor fi zdrobiţi supt ochii lor, casele le vor fi jăfuite, şi nevestele lor vor fi necinstite.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod