kadınları ile cümle

kadınları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?Πώς αλλάζουμε αυτές τις γυναίκες σε έξι μήνες;
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?За шест месеца, как можем да променим тези жени?
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?За шесть месяцев как мы изменили женщин?
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?Через шість місяців, як ми їх змінили?
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?איך אנחנו משנים את הנשים האלו תוך שישה חודשים?
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?خلال ستة أشهر كيف نغير هؤلاء النساء؟
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?喺六個月內,我哋係點樣練呢啲女性?
Bu kadınları altı ay içinde nasıl değiştirebilirdik?彼女たちにどう教えたのでしょう? 手話です
Bu kadınların bakır tel sargı이 여성은 구리 와이어를 권선
Bu kadınların bakır tel sargıTieto ženy vinutia medeného drôtu
Bu kadınların bakır tel sargıTyto ženy vinutí měděného drátu
Bu kadınların bakır tel sargıנשים אלו מתפתל חוט נחושת
Bu kadınların bakır tel sargıهؤلاء النساء لف الأسلاك النحاسية
Bu kadınların bakır tel sargıあなたはそのコールを有効にする
Bu kadınların büyük olacak bir şömine için arsa hazırlarken konum geri이 여자는 정말 좋을 것입니다 우리는 벽난로를 위해 땅을 준비하고 뒤로
Bu kadınların büyük olacak bir şömine için arsa hazırlarken konum geriנשים אלו יהיה גדול אנו מכינים קרקע האח בחזרה
Bu kadınların büyük olacak bir şömine için arsa hazırlarken konum geriوسوف تكون هذه المرأة العظيمة نحن إعداد الأرض للمدفأة ظهر
Bu kadınların büyük olacak bir şömine için arsa hazırlarken konum geri私たちは暖炉のために土地を準備している バック 彼の共産主義者は、取得するためにすべて消えている 女性の関心と参加
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.C'est l'une des nombreuses caractéristiques que les femmes ont et qu'elles proposent sur le marché du travail.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Det är en av många, många karaktärsdrag kvinnor har som de kommer att föra med sig in på arbetsmarknaden.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Đó là một trong số rất nhiều, rất nhiều nét đặc trưng mà phụ nữ có mà họ mang đến cho thị trường lao động.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Es ist eine der vielen Charakteristiken, die Frauen besitzen, die sie ins Arbeitsleben mitbringen.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Esta es una de muchísimas características que las mujeres tienen que llevarán al mercado laboral.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Este una dintre multele caracteristici pe care femeile le au şi pe care le vor aduce pe piaţa muncii.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.É uma de muitas características que as mulheres têm e que vão levar para o mercado de trabalho.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.E" una delle tante, tante caratteristiche che le donne hanno e che porteranno nel mercato del lavoro.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Ez egyike a sok, sok női jellegzetességnek, amit a nők hoznak a munkaerőpiacra.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Het is een van de vele, vele karakteristieken die vrouwen hebben dat zij op de arbeidsmarkt zullen brengen.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Je ena od mnogih značilnosti, ki jih imajo ženske in ki jih bodo prinesle na trg delovne sile.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Je to jeden z veľkého množstva znakov žien, ktorým obohatia pracovný trh.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Je to jedna z mnoha vlastností, které ženy mají, a které přinesou na trh práce.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.취업 시장으로 갖고 올 수 있는 여성들이 가진 많은 특징 중 하나입니다.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Είναι ένα από τα πολλά, πολλά χαρακτηριστικά που έχουν οι γυναίκες και που θα φέρουν στην αγορά εργασίας.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Тази е една от многото способности, с които жените ще излязат на пазара на труда.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Це одна з багатьох, багатьох жіночих особливостей, які вони внесуть в ринок праці.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.Это одна из многих, многих женских особенностей, которые они принесут на рынок труда.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.זהו רק אחד מהמאפיינים הרבים של נשים שהן עתידות להביא לשוק העבודה.
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.أنها إحدى المواصفات العديدة التى تتصف بها النساء التى ستجلبها النساء إلى سوق العمل
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.呢樣係女性許多,許多特色之其一 佢地可以將呢個能力帶入就業市場
Bu, kadınların işgücüne getirdikleri çok, bir çok özellikten bir tanesi.女性はそれを雇用市場にもちこむでしょう 女性たちはすばらしい社交術や交渉術を持っています
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.이것은 깊이 뿌리박힌 일련의 믿음들과 추측들 우리 여성들이 매우 종종 우리 자신을 옭아매던 것에 반대하는 것입니다.
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.זהו מאבק מול אוסף של אמונות והנחות המושרשות עמוק שאנו כנשים, פעמים רבות מדי, מחזיקות גם בעצמנו.
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.أنها موجهة ضد مجموعة شديدة التماسك من المعتقدات و الأفتراضات و التي حتى نحن النساء, في حالات كثيرة نتمسك بها.
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.価値観や偏見についてで、私達女性も その例外ではありません そして恐らくフェミニズムの最大の美点は
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Als je deze vrouwen op straat in hun verschoten kleren tegenkwam, zou je ze als arm en eenvoudig afdoen.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Kdybyste ty ženy viděli na ulici v jejich zašlém oblečení, mohli byste je mylně považovat za chudé a hloupé.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.여러분이 빛바랜 옷을 입은 이 분들을 거리에서 봤다면 아마도 가난하고 평범한
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vedeste queste donne per strada nei loro abiti sbiaditi, potreste ignorarle in quanti povere e semplici.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Se vissem estas mulheres na rua com as suas roupas gastas, poderiam tomá-las por pobres e simples.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Si vieran a estas mujeres por la calle con sus ropas desteñidas, quizá las tacharían de pobres y humildes.
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.Якщо ви побачите цих жінок на вулиці в їх старенькому одязі то скажете що це звичайні біднячки
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.אם הייתם רואים את הנשים האלו ברחוב בבגדים הדהויים שלהן, הייתם פותרים אותן
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.ان رأيت أؤلئك النسوة في الطريق في ملابسهن الفضفاضة سوف تظن أنهن ..
Bu kadınları solmuş giysileriyle sokakta görseydiniz, onları fakir ve basit olarak düşünebilirdiniz.色あせていたので 街中で見たら 地味で- 質素な人たちに思われがちですが
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Ar fi aproape imposibil să ții aceste femei departe de autostrăzi," spune Fisher.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher.„Dalo by zabrat dostat tyto ženy ze silnice,“ uzavírá novinářka.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Es wäre ein großer Aufwand diese Frauen von der Straße zu holen", sagt Fisher.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Il en faudrait beaucoup pour que ces filles renoncent à la route" conclut Amanda.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Tomaría muchísimo mantener a estas mujeres alejadas de la carretera," dice Fisher.
"Bu kadınları yoldan alıkoymak zor iş." diyor Fisher."Этих женщин нелегко заставить свернуть с пути," - говорит Фишер.

İlgili Sayfalar