kadından ile cümle

kadından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››두 여자가 함께 매를 갈고 있으매 하나는 데려감을 당하고 하나는 버려둠을 당할 것이니라
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To Kvinder skulle male på samme Kværn; den ene skal tages med, og den anden skal lades tilbage.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To kvinner skal male på samme kvern; den ene skal tas med, og den andre skal lates tilbake.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Två kvinnor skola mala tillhopa; den ena skall bliva upptagen, den andra skall lämnas kvar.»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Zwei werden mahlen miteinander; eine wird angenommen, die andere wird verlassen werden.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››δυο γυναικες θελουσιν αλεθει ομου, η μια παραλαμβανεται και η αλλη αφινεται
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››две будут молоть вместе: одна возьмется, а другая оставится;
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Две жени ще мелят заедно; едната ще се вземе, а другата ще се остави.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Дві молоти муть укупі; одна візьметь ся, а друга зоставить ся.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››שתים תהיינה טחנות יחד האחת תאסף והאחרת תעזב׃
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››تكون اثنتان تطحنان معا فتؤخذ الواحدة وتترك الاخرى.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››兩 個 女 人 一 同 推 磨 . 要 取 去 一 個 、 撇 下 一 個 。 〔 有 古 卷 在 此 有
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››兩個 女人 一同 推磨 . 要 取去 一 個 、 撇下 一 個 。 〔 有 古 卷 在 此 有
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Am învăţat asta de la o femeie care a supravieţuit la Auschwitz, una din puţinii supravieţuitori.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ela foi para Auschwitz aos 15 anos,
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ezt egy hölgytől tanultam meg, aki túlélte Auschwitzet, egyike a ritka túlélőknek.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ho imparato questo da una superstite di Auschwitz, una dei pochi sopravvissuti.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ich habe das von einer Frau gelernt, die Auschwitz überlebt hat. Eine der wenigen Überlebenden.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ik leerde dit van een vrouw die Auschwitz overleefde, één van de weinige overlevenden.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Jag lärde mig detta från en kvinna som överlevde Auschwitz, en av de sällsynta överlevarna.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.J'ai appris cela d'une survivante de Auschwitz, une des rares survivantes.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Jeg lærte det af en kvinde, som overlevede Auschwitz en af de få overlevende.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.저는 아우슈비츠의 몇 안 되는 생존자 중 한 여성에게 배웠습니다.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Lo aprendí de una mujer que sobrevivió a Auschwitz, una de las pocas sobrevivientes.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Naučil som sa to od ženy, ktorá prežila Auschwitz, jedna z mála.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Powiedziała mi to kobieta, która przetrwała Oświęcim, jedna z niewielu.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Saya belajar dari seorang perempuan yang selamat dari Auschwitz, salah satu dari sedikit yang selamat.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.To jsem se naučil od ženy, která přežila Osvětim jako jedna z mála.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Το έμαθα αυτό από μία γυναίκα που επέζησε του Άουσβιτς, μία από τους σπάνιους επιζήσαντες.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Научих го от една жена, оцеляла след Аушвиц, една от малкото оцелели.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Я дізнався про це від жінки, яка вижила в Освенцимі. Від однієї із небагатьох уцілілих.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Я понял это, поговорив с одной женщиной, которая выжила в Аушвице.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.למדתי זאת מאישה ששרדה את אושוויץ,
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.وقد تعلمتها من أمرأة نجت من معتقل " أوشفيتز " واحدة من القلة التي نجت
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.わずかな生存者の一人です 彼女は15歳の時にアウシュビッツに連れて行かれました
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.La infertilidad puede tener su origen tanto en el hombre como en la mujer.
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.Lapsettomuus voi johtua miehestä tai naisesta.
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.La stérilité peut être due soit à l'homme, soit à la femme.
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.Orsaken till barnlöshet kan finnas hos kvinnan eller hos mannen.
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.Отсутствие детей может быть вызвано как мужским, так и женским бесплодием.
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.من الممكن أن يكون سبب العُقم من الرجل أو من المرأة.
Çocuk sahibi olamama erkekten veya kadından kaynaklanıyor olabilir.不孕不育问题一般可以得到解决。男性或女性的自身原因都可能导致不孕不育。并非所有不孕不育问题都由医学原因导致。
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Bởi chưng không phải đờn ông ra từ đờn bà, bèn là đờn bà ra từ đờn ông;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Bởi_chưng không phải đờn ông ra từ đờn bà , bèn là đờn bà ra từ đờn ông ;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Bo mąż nie jest z niewiasty, ale niewiasta z męża.
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Denn der Mann ist nicht vom Weibe, sondern das Weib vom Manne.
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.E infatti non l'uomo deriva dalla donna, ma la donna dall'uomo
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.En effet, l`homme n`a pas été tiré de la femme, mais la femme a été tirée de l`homme;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.For mannen er ikke av kvinnen, men kvinnen er av mannen;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.God heeft immers de vrouw voor de man gemaakt en niet de man voor de vrouw.
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.În adevăr, nu bărbatul a fost luat din femeie, ci femeia din bărbat;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.남자가 여자에게서 난 것이 아니요 여자가 남자에게서 났으며
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Lebo muž nie je zo ženy, ale žena z muža;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Mand er jo ikke af Kvinde, men Kvinde af Mand.
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Mert nem a férfiú van az asszonyból, hanem az asszony a férfiúból.
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Nebo není muž z ženy, ale žena z muže.
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Porque el hombre no procede de la mujer, sino la mujer del hombre
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Porque o homem não proveio da mulher, mas a mulher do homem;
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.sebab laki-laki tidak dijadikan dari wanita, wanitalah yang dijadikan dari laki-laki
Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.Sillä mies ei ole alkuisin vaimosta, vaan vaimo miehestä;
İlgili Sayfalar